16. Eskişehir Film Festivali’nden Notlar!

16 Eskişehir Film Festivali 02

Bu yıl 2-11 Mayıs tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşan Eskişehir Film Festivali, dile kolay; tam 16 yılı geride bırakmış oldu! Dinamik bir kolektif çalışmanın ürünü olan festivalin, bu gün mantar gibi türeyen emsallerinden farkı da; her yıl festival ekibine dahil olan genç bir ekibin yanı sıra; ilk yılından beri festivalle bağını kopartmamış ve unu eleyip, eleğini astığı halde her yıl koşarak festivale dahil olan sinemasever bir topluluğun elinden çıkıyor olması elbette!

Öteki Sinema için yazan: Fatih Yürür

Öğrenci ve öğretim elemanlarının başı çektiği ekibin, hem festivalin gönüllü kadrosunda hem de işin mutfağında yer alması da, festivalin niteliğini ortaya koyuyor aslında! Diğer taraftan etrafınıza baktığınızda güler yüzlü insanlar ile karşılaştığınız birkaç şehirden biri olan Eskişehir gibi bir memlekete de, “festival izleyicisi” mertebesine ulaşmak için kasım kasım kasılmayan, salt “dostlar sinema salonunda görsün” mantığıyla koltuk işgal etmeyen daha bilinçli bir izleyici kitlesinin beslediği; böyle bir festivalin ne kadar yakıştığı da ortada. Aralık döneminde Palto Film Günleri ile hareketlenen sinema salonları, bahar döneminde Eskişehir Film festivali ile birlikte şehre sinema dolu günler vadediyor. Geçtiğimiz yıl, demiryolu ulaşımının sağlanmasıyla beraber kendi seri film üretim imkanlarına sahip olacağının da müjdesini alan Eskişehir’in önümüzdeki yıllarda sinema arenasına da alternatif teşkil etmesi muhtemel!

Anadolu Üniversitesi, İletişim Bilimleri Fakültesi tarafından bu yıl on altıncı defa düzenlenen festival tıpkı geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi zengin ve yerel halka mensup izleyici için halihazırda keşif değerini yitirmemiş bir seçkiye sahipti. Özellikle Filmekimi ve İstanbul Film Festivali gibisinden nitelikli seçkilere sahip festivallerin ardından; bu festivallere ulaşamayan Eskişehirli sinemaseverlerin ilgisine hitap eden farklı tandanstan seçkileri izleyiciyle buluşturması ve bu seçki filmlerine gösterilen ilgi düşünüldüğünde, tercihlerin doğru yapıldığı söylenebilir. Diğer yandan, film festivallerini bir koşuşturma maratonuna çeviren seyir takvimlerine nazaran, iki satır muhabbet aralığını izleyiciden esirgemeyecek esneklikteki program sayesinde, festivali takip edebilmek de işkence olmaktan çıkmış yine!

Bu yıl pek çok festivalin gündeminde olduğu gibi, 16. Eskişehir Film Festivali’nin ön plana aldığı tema, Türk Sinemasının 100. Yıldönümüydü! Bu üst başlık çerçevesinde Atıf Yılmaz’ın Ah Güzel İstanbul’u, Yavuz Turgul’un Muhsin Bey’i, Ömer Lütfi Akad’ın Vesikalı Yarim filmi, Halit Refiğ’in Gurbet Kuşları ve Yılmaz Güney’in Umut filmleri beyazperdede yeniden izleyiciyle buluştu! Bir festival geleneği haline gelen Adalar Etipark’ta gerçekleştirilen açık hava film gösterimindeyse Kemal Sunal ve Perihan Savaş’ın başrollerini paylaştığı Sosyete Şaban filminin gösterimi yapıldı! Geçtiğimiz yıl yitirdiğimiz Tuncel Kurtiz’in anısına gösterilen ve yönetmenliğini Erden Kıral’ın üstlendiği Bereketli Topraklar Üzerinde filmi de izleyiciyle yeniden beyazperdede buluşan bir diğer cevherdi.

16 Eskişehir Film Festivali 01

Festivalin açılış gecesi her yıl olduğu gibi bu yıl da Anadolu Üniversitesi Yunus emre Kampüsü’nde yer alan Sinema Anadolu’da gerçekleştirildi. Perihan Savaş ve Kemal Sunal’ın onur ödülüne layık görüldüğü açılış gecesinde, 1954 yılından sonra sinema perdesinden çekilmesine rağmen halihazırda seslendirme sanatını sürdüren Jeyan Ayral Tözüm ve sinema tarihine onlarca afiş ve binlerce film karesi armağan eden fotoğraf sanatçısı Güngör Özsoy da emek ödüllerini kucakladılar.

Emsal festivallerin aksine 16. Eskişehir Film Festivali’nde açılış filmine gösterilen ilgi de büyüktü! Steven Knight’ın yönetmenliğini üstlendiği ve yılın sessiz ama derinden vuran filmleri arasına adını çaktıran Locke, bir nevi festival seçkisinin de genel anlamda ne kadar doğru olacağının sinyallerini verir nitelikteydi! Tom Hardy’nin fazla yükseklerden uçmayan fakat bir an olsun dengesini yitirip tökezlemeye de mahal vermeyen temiz performansı; Locke’u film ekibinin binlerce kilometre uzağında seyirci tarafından alkış tutulan tek yabancı festival filmi mertebesine eriştirdi!

Festivalin Sinema Anadolu dışındaki gösterimlerine de katılım oldukça fazlaydı. Her ne kadar erken saatlerde o alıştığımız tenhalık ile baş başa kalsak da, özellikle Wes Anderson’ın Büyük Budapeite Oteli, Ritesh Batra’nın ilk uzun metrajlı romantik şöleni Sefertası, David Gitonga’nın Nairobi topraklarına yaktığı ağıt niteliğindeki Yarım Kalan Hayat ve Hany Abu-Assad’ın ödül rekortmeni filmi Ömer gibisinden, dünya festivallerinin gediklisi haline gelen yapımları, festivalin en çok rağbet gören incileriydi!

Elbette ki festivalde izdihamın adresi de değişmedi! Onur Ünlü’nün son filmi İtirazım Var’ın gösterimi, tahmin edildiği gibi festivalin en kalabalık etkinliği oldu! Geçtiğimiz yıl Sen Aydınlatırsın Geceyi evvelinde yaşanan sıkıntıları bertaraf etmek için alınan önlemler ise yeni sıkıntılar doğurmadı değil hani! Nitekim hepi topu 5-6 kişiye tekabül eden basını dakikalarca bir yere sığıştıramamak, davetlileri bir koltuktan kaldırıp bir başkasına yönlendirmek, büyümekte olan bir festivale pek de yakışacak cinsten görüntüler çıkarmadı ortaya. Festival ekibi arasındaki iletişim problemi de, festival davetlileri devreye girdiğinde patlak veren “koltuk krizi”ne tuz biber ekti! Geçtiğimiz yıl yaşanan ve ülkemiz için artık geleneksel bir hale gelen “biletsiz sıvışma” ritüeline getirilen ve basın ile davetlileri sinema salonuna en son sokma (!) şartı ile çözülmeye çalışılan bu kriz, neyse ki fazla büyümeden tatlıya bağlandı!

Film sonrasında, Serkan Keskin ve Onur Ünlü’nün katıldığı söyleşiye de en az filmin kendisi kadar büyük bir ilgi vardı. Bir saate yakın dolu bir söyleşinin ardından Keskin ve Ünlü ile birlikte bizler de aheste aheste sinema salonunu terk ettik. İtirazım Var dışında, festivalin yerli seçkisi de kalabalık sayılırdı. Cennetten Kovulmak, Köksüz, Daire, Şarkı Söyleyen Kadınlar, Sev Beni, Soğuk ve Hakkı Kurtuluş ile Malik Saraçoğlu’nun hakkında neredeyse bir tek olumsuz eleştiriye rastlamadığımız sıcak yapıtları Gözümün Nuru filmleri, festivalin güncel seçki kontenjanını doldurdu.

Sözün özü; ufak tefek aksaklıklar dışında, yine her yıl olduğu gibi seyirci katılımının yüksek olduğu bir festival olarak yola başladı Eskişehir Film Festivali… Aynı ritmini devam ettirerek büyümeyi sürdürmesi en büyük temennimiz!

16 Eskişehir Film Festivali 03

Yazar hakkında: Fatih Yürür

İlk sinema deneyimi, bir Stephen King uyarlaması olan “Geri Döndüler” olmuştur. Yazmaya başladığı dönem ise aslen lise yıllarıdır. Saçma sapan korku hikayeleri kaleme almaktadır ve asıl amacı bir gün bunları görselleştirebilmektir. Çeşitli platformlarda oyun incelemeleri ve film eleştirileri yazar. Yaratmış olduğu RüyadaM adında bir animasyon ve çizgi hikaye karakteri bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir