2000’li Yılların Lanetli Evleri

Hazır Poltergeist remake’i vizyona yeni girmişken lanetli ev konseptine bakalım ve bu türde yeni millenyum’da çekilmiş filmlerden bir liste yapalım istedim. İşte 2000’li yılların lanetli evleri!

Korku filmlerinde en sevilen alt türlerden olan lanetli/perili ev (haunted house) çıkış tarihi olarak neredeyse korku sineması ile yaşıt. Bir sessiz kara komedi olarak değerlendirilebilecek The Cat and the Canary (1927) ilk lanetli ev filmi olarak ele alınabilir. Ancak bu türde The Exorcist (1973), The Amityville Horror (1979) gibi en iyi işlerin 1970’ler sinemasında ortaya çıktığını da söylemekte yarar var.

İki tür lanetli ev filminden bahsedebiliriz. Birincisi Poltergeist dediğimiz, Almancada gürültücü hayalet gibi bir anlamı olan türdeki filmler. Bu türde eve dadanmış kızgın bir hayalet konu alınır. Eve genelde yeni yerleşen aileye musallat olan hayalet kapı sesi, döşeme gıcırtıları gibi seslerle ev sahiplerini korkuturken zaman zaman da gücü arttıkça fiziksel şiddete başvurur.

The Babadook

İkinci türde filmlerde ise bir insana dadanan iblis, şeytan gibi doğaüstü yaratıkların konu alındığı filmler vardır. Türk sinemasında da son zamanda ortaya çıkan Cin filmlerini bu türe sokabiliriz. Burada İblis daha çok güçsüz çocuk ya da kadına musallat olup onun bedeniyle can bulmaya çalışır.

Bu tür yapımların korku türünde bu kadar önemli bir yere sahip olmasının en büyük nedeni ise birçok filmin gerçek olaylara kısmen ya da fazlası ile dayanmasıdır. Örneğin poltergeist türünde en önemli örneklerden olan Amityville serisi Amerika’da çoğunluk tarafından doğruluğu kabul görmüş bir vakadır.

Poltergeist (1982) filminin bir başka ünü de aktörlerinin arasındaki lanettir. Filmde kullanılan gerçek insan iskeletlerinin neden olduğu söylenen lanetten dolayı gerçekten de üç filmde oynayan bir kısım sanatçı garip ölümlerle haber olmuştur.

“Şeytan Çıkarma” da kilise tarafından uygulanan bir olay olarak inançlı insanlar için gerçek bir vakadır. Bu yüzden Lanetli Ev konsepti her an yaşayabileceğimiz bir doğaüstü fenomen olarak korkularımızı tetiklemekte ve ilgimizi çekmektedir.

Bu türün yetmiş sonrası en fazla parladığı şu son 15 yıllık dönemdeki yapımlara kısaca bakalım.

1. The Conjuring (2013)

The Amityville Horror (1979), The Haunting (1963) ve The Innocents (1961) gibi türün klasiği olmuş filmlerin izinden giden The Conjuring ne kadar korkunç olsa da yarattığı atmosfer ve hikaye ile yoğun bir dramatik yapıya da sahip. Amerika’nın en ünlü paranormal dedektifleri olan Ed ve Lorraine Warren’ın yaşadığı bir poltergeist vakasından uyarlanan film gerçeklere bağlılığı ile de korku dozunu arttırıyor.

2. Insidious (2010)

The Saw’un (2004) arkasındaki beyin takımı Leigh Whannell ve James Wan’ı bir araya getiren yapım bir eve taşınan ailenin komaya giren çocuğunu hedef alan hayaletler ile yaşadıkları korku dolu anları hikaye eder.

3. Sinister (2012)

Son yılların önemli korku filmi yönetmenlerinden Scott Derrickson’ın yönettiği filmde seri katilleri konu alan romanları ile ünlü bir yazarın daha önce cinayet işlenmiş olan yeni taşındığı evde bulduğu 8mm filmleri seyretmesi sonrası ailenin yaşadığı kabus dolu günleri izliyoruz.

4. Shutter (2004)

Tayland’dan çıkan en önemli korku filmi olan Shutter da başarısından dolayı re-make’i yapılmış yapımlardan biri. Bir fotoğrafçı ve sevgilisinin geçmişte yaptıkları bir hatadan dolayı musallat olan bir hayaleti anlatan yapım çok yeni bir şey söylemese de yarattığı atmosfer ve sonundaki dehşet ile benzerlerinden sıyrılmayı başarıyor.

5. The Others (2001)

Nichole Kidman’ı başrole koyan yapım II. Dünya Savaşı’nda askere giden kocasını bekleyen kadın ve iki çocuğunun hikayesini anlatır. Evde garip şeyler olmaya başlar. Ancak sürpriz sonu ile bu tarz bir filmden beklenmeyecek bir ters köşe yapar. Alejandro Amenábar’ın elinden çıkan şiirsel bir film.

6. 1408 (2007)

Stephen King’in kısa hikayesinden uyarlanan yapımda perili evleri araştıran ve efsanelerini yıkan John Cusack’ın canlandırdığı Mike’ın Dolphin Hotel’in 1408 nolu odasına yerleşmesi ile tüm inançları sarsılır. The Shining’in bir odada geçen hali olarak değerlendirebiliriz.

7. Mama (2013)

Andrés Muschietti’nin yönettiği kendi kısa filminden uyarlanan filmde kafayı yiyen babaları tarafından kaçırıldıktan sonra araba kazası yaşayıp 5 yıl ortadan kaybolan Victoria ve Lilly’nin hikayesini izliyoruz. Bulunmalarından sonra babalarının ikizine teslim edilen kardeşler yıllardır onları koruyan bir hayalet tarafından izlenmektedir. Film ne kadar ürkütücü sahneler içerse de hayalet konseptine duygusal ve insani bir anlam katarak fark yaratıyor. Sonuna doğru artık göz yaşlarımıza hakim olamıyoruz.

8. Ju-on: The Grudge (2002)

Asya sinemasının en önemli korku filmlerinden biri olan Ju-On Japonların hayalet hikayelerine dayanan konusu ile de fark yaratıyor. Ring’den çok daha vahşi bir filmle karşı karşıyayız. 5 yaşında öldürülen bir çocuğun nefreti eve gelenlere musallat oluyor. Aslında Takashi Shimizu’nun Japon video piyasası için çektiği film o kadar ünleniyor ki hem bir seriye dönüyor hem de Hollywood’da re-make’i yapılıyor.

9. The Babadook (2014)

Yakın tarihte en çok ses getiren korku filmlerinden biri olan The Babadook, yaramaz oğlu ile yalnız yaşayan bir kadına musallat olan bir poltergeist’i konu alıyor. Çocuğun canavar korkusunu başlarda dikkate almayan Amelia evde yaşanan açıklayamadığı olaylar sonucu canavar ile yüzleşme yolunu tercih ediyor.

10. The Amityville Horror (2005)

George ve Kathy Lutz üç çocukları ile birlikte bir eve taşınır. Ancak bir önceki yıl bu evde büyük bir cinayet işlenmiştir. Önceleri olayları görmezden gelseler de zamanla ortada büyük bir kötülüğün olduğu fikriyle yüzleşmeleri gerekir. 1979 yapımı klasiğinin arkasında kalsa da gerçek bir öyküden uyarlanan yapım hala çözülmemiş bir fenomen olan Amityville poltergeist’inin dehşetini vermekte başarılı.

11. Paranormal Activity (2007)

Artık sonu gelmez bir seriye dönmüş olan Paranormal Aktivite, buluntu film tarzını lanetli ev konsepti ile birleştiren en iyi işlerden biri olmuştur. Bir iblisin musallat olduğu aileyi etrafa yerleştirilmiş kameralardan izleriz. Hem içimizdeki gizli röntgenciyi hem de korku severi tatmin eden yapım uzun zaman vizyona girmeyerek de zamanında büyük bir merak uyandırmıştır.

12. Session 9 (2001)

Değeri pek de bilinmeyen korku filmlerinden olan Session 9 bu listede olmayı sonuna kadar hak eden bir yapım. Ancak ortada hayalet mi var cin mi var belli değil. Bir grup işçinin terk edilmiş bir akıl hastanesinde bulduğu ses kayıtlarını dinlemelerini konu alan yapımın seyrettiğim en ürkütücü filmlerden biri olduğunu söyleyebilirim.

13. The Orphanage (2007)

İspanyol yapımı filmde kendi büyüdüğü yetimhaneye yerleşen kadının yaşadığı doğaüstü olayları izliyoruz. Kadının şüpheleri oğlunun ortadan kaybolması ile artarken İspanyol korku sinemasından aşina olduğumuz dram ve kalp burkan gerçekler de bizi vuruyor.

14. What Lies Beneath (2000)

Hitchcockvari bir ortama sahip film başroldeki ünlü oyuncuları ve büyük bütçesi ile Hollywood’da genel izleyici için çekilen en sert korku filmlerinden biri. Michelle Pfeiffer’ın canlandırdığı karakter ölen yan komşusunun ona musallat olduğunu düşünmektedir. Oysa daha derinde çok daha farklı bir hikaye vardır.

15. The Baby’s Room (2006)

İspanyol yönetmenlerin şov yaptığı Six Films to Keep You Awake’in bir bölümü olan Bebek Odası, özellikle yeni bebeği olmuş çiftlerin uzak durması gereken bir yapım. Bebeği kaçırmaya çalışan bir hayaletin konu edildiği filmde babası dışında kimse olaylara inanmıyor. Ancak bebeğini korumak isteyen baba olayları incelemeye başlayınca tekrar eden bir cinayet döngüsü ile karşılaşıyor.

Not: Bu yazı ilk olarak Cinedergi Haziran 2015 sayısında yayınlanmıştır.

Yazar hakkında: Masis Üşenmez

1979 İstanbul doğumlu yazar ilk sinema deneyimini Superman ve Star Wars’la yaşayıp kendini çizgi roman ve bilim kurgu dünyasına atar. 2006 yılında "Öteki Sinema" kadrosuna katılır ve sitenin gelişiminde önemli rol üstlenir. Halen Öteki Sinema'da editörlük ve Cinedergi'de yazarlık yapmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir