Öteki Sinemanın Barbarları

Yazan: Murat Tolga Şen 31 Ekim 2009  
Kategori: Kavram - Kuram

70′ler ve 80′ler de çizgi roman memleketin en eğlenceli şeylerinden biriyken, en çok okunanlar  Teksas ve Tommiks gibi yayınlardı. Ama ben içimdeki dindirilemeyen fantazya açlığı ile bambaşka kahramanların maceralarının peşinde koşuyordum. En sevdiğim çizgi romanlar ise Conan ve onun kadar uzun ömürlü yayınlanmasa da yine muhteşem ve karanlık bir iş olan Fatih Kull’du.  Bu kaslı barbarların karanlık diyarlarda yaptıkları epik yolculuklar ve büyücülere karşı verdikleri amansız savaşlar beni kendimden geçiriyordu. Memlekette ilan edilen sıkıyönetimin sıkıcılığını aşıp başka bir gerçekliğe ulaşmak için müthiş bir araçtı bu çizgi romanlar…

Video oynatıcılar evlere girdiği vakit yine favori türüm olan korku filmlerinin ardından raflarda en çok görmeyi arzu ettiğim filmler, ecnebilerin “sword and sandal” dedikleri bu fantastik maceralardı. Afişi kadar iyi olamayan bu filmleri de defalarca kiralayıp,  severek seyrederek bağrıma bastım ve çocuk usuma yerleştirdim.

Bugün “Öteki Sinema’nın Barbarları” diyebileceğimiz küçük bir afiş seçkisini sunmak istiyoruz sizlere… Özellikle 70′ler ve 80′lerde çekilmiş ve daha ziyade videoya ulaşıp orada kült olmuş filmleri seçmeye özen gösterdim. Türün asıl popüler zamanları olan 50′ler ve 60′ların Herkül, Maciste filmleri ile ilgili devasa afiş seçkimiz de yolda…

Hepinize iyi seyirler diliyorum.


Reblog this post [with Zemanta]

Türkler Çıldırmış Olmalı !

Yazan: Murat Tolga Şen 28 Ekim 2009  
Kategori: Haber - Etkinlik

TCO_Afis

Senaryosunu filmin yönetmenliğini de yapan Murat Aslan’ın yazdığı Türkler Çıldırmış Olmalı, Avşar filmin yapımcılığında çekiliyor. 4 milyon dolarlık bir bütçe ayrılan film için Bahçeköy’e Afrikalı bir yerli köyü ve Somalili bir korsan şehri kuruldu. Yerli köyünün orijinaline çok yakın olabilmesi için her detay düşünüldü ve tasarımı Kenyalı bir sanat ekibinin danışmanlığında yürütüldü. Aksesuarlar için Kenya karış karış dolaşıldı.

Türkler Çıldırmış Olmalı filminin çok özel bir yanı daha var.  Film için Terminatör 3, Ghost, Titanic, Godzilla, Armageddon, Star Trek VII, Stargate gibi önemli Hollywood filmlerinde çalışan Anatomorphex şirketinden robot hayvanlar kiralandı. Filmin senaristi ve yönetmeni Murat Aslan; ‘Hollywood kalitesinde bir film çekiyoruz. Bu filmle Türkiye’nin yeni komedi 6’lısı doğacak’ diyor.  Türkiye’nin ilk ‘yerli’ filmi Türkler Çıldırmış Olmalı Türkiye’de 27 kasım tarihinde, Avrupa’da 3 aralık tarihinde vizyona girecek. Devamını oku

Soruları Cevapla, DVD Kazan! Yarışmamız Sonuçlandı

Yazan: Murat Tolga Şen 26 Ekim 2009  
Kategori: Kavram - Kuram

Arkadaşlar, Tiglon yapımcılığın Öteki Sinema’ya verdiği destekle başlattığımız ve süreklilik kazandırmayı düşündüğümüz  DVD kazandıran yarışmamıza hoşgeldiniz! :)

Bu hafta sorduğumuz soruları doğru bilen (hepsini bilen olmazsa en çok doğru cevap gönderen) 3 yarışmacımıza Tiglon DVD tarafından çıkarılmış en taze DVD’lerden, M. Night Shyamalan başyapıtı olan Unbrakable / Ölümsüz ile Fransız sinemasından sıkı bir aksiyon denemesi olan Secret Defense / Devlet Sırrı filmlerini hediye edeceğiz.

Untitled 1 Devamını oku

En İyi 100 Vampir Filmi Afişi

Yazan: Murat Tolga Şen 25 Ekim 2009  
Kategori: Afiş - Lobi, Kavram - Kuram

Untitled 1

Vampirler her zaman hayranlık uyandırmış ve çağdaş pop kültürünün önemli bir korku kaynağı olmuştur. Vampir teması ilk olarak 1922 yılında, FW Murnau’nun klasik sessiz filmi “Nosferatu, Symphonie des Grauens”de görülmüştür. “Kont Drakula”, 1931 yılı yapımı “Dracula” filminde ise Bela Lugos tarafından ölümsüzleştirildi. Daha sonraki yıllarda meşale Christopher Lee’ye geçti ve birçok Hammer yapımında görülebilecek muhteşem bir performansa ulaştı.

Vampir filmlerinde yüzlerce yeni başlangıç yapılmış, “gecenin çocukları” neredeyse her şekilde görülmüştür: Korkunç, komik, seksi, karanlık, çirkin, güzel, canavar… Kurtadamla birlikte korku türünün en önemli figürlerinden biri olan “Vampir” diğer klasik korku figürlerinde olmayan pek çok özelliğe sahipti; zeka, cinsel cazibe ve en önemlisi ölümsüzlük!

Sözü fazla uzatmadan sonuca gelelim; Müthiş film posterlerini barındıran, takibimdeki güzide site Moviegoods, başlangıcından bugüne tüm vampir temalı filmleri tarayarak” en iyi 100 vampir filmi” afişini seçti ve biz de bu önemli seçkiyi okurlarımızla paylaşmak istedik. İyi seyirler :)   (Sıralama 1′den 100′e doğrudur.)

Devamını oku

Antichrist (2009)

Günümüzde cins cins sanat akımlarının ve de sanat kirliliğinin orta yerinde, içinde bulunduğumuz post modern çağda (kimilerine göre de hiperrealistik), sanatın ve sanat eserinin ne olduğu büyük bir tartışma konusu. Öyle ki sinemanın sanat olup olmadığı bile tartışılır oldu. Ancak yine de hala hemen hemen her tür sanat çevresinde kabul görmekte olan görüşe göre, bir sanat eserini sanat eseri yapan özelliklerin başında tartışma yaratması (münakaşa değil) ve ilham verici olması geliyor. Ben de bu görüşe katılıyorum. Bu yönüyle ele aldığımızda, çağımızın en önemli yönetmenlerinden Lars Von Trier’in Andrey Tarkovsky’ye adadığı ve bir korku – gerilim filmi olma iddiasındaki son filmi Antichrist; başarılı bir film olmasının yanında, doyurucu bir sanat eseri olmayı da başarıyor.

01 (2)Danimarkalı yönetmen Lars Von Trier, aslında korku ya da gerilim sineması izleyicisinin yabancı olduğu bir yönetmen. Hatta 2004 yılında “Kingdom Serisi”ni çekmemiş olsaydı, belki de bu izleyici tarafından hiç bilinmeyecekti bile. Trier’ın sinema kariyeri gerçek anlamda, 1991’de çektiği Europa ile başlıyor. Europa, politik bir “sanat filmi” ve özellikle Kuzey Avrupa Sineması için önemli bir mihenk taşı. Bu yönüyle de dünyanın dikkatini bu Danimarkalı yönetmenin üzerine çekmeyi başarıyor. Bu başarının ardından Trier, hayatî bir hamle yapıyor ve bazı yönetmen arkadaşlarıyla birlikte 1995 yılında Dogma 95 Manifestosu’nu ilan ediyor.

Bazı sanat çevrelerine göre duble sanat filmi, çifte kavrulmuş ömür törpüsü ve ultra can sıkıntısından ibaret olan Dogma 95 filmleri kısaca; doğal ışıkta, genelde el kamerası ile çekilen, sahnenin cereyan ettiği doğal ortamda yoksa eğer müziğe yer vermeyen, aksiyonu ve herhangi bir türe aitlik hissi olmayan ve hayatın kendisinden bile daha sıkıcı “sanat filmleri” olarak tarif edilebilir. Yani Hollywood filmlerinin hormonlu yapaylığına karşılık, yüksek dozda doğallığı ve sıradanlığı savunur. Örneğin Lars Von Trier’in 1998’de çektiği Idiots, Dogma 95 filmlerinin en önemli örneklerindendir. Hatta kimilerine göre, bu akımın başyapıtıdır. Ayrıca bir sanat eserini sanat eseri yapan en büyük özelliklerden birine daha sahiptir Idiots; tartışma yaratıcı olmak. Bu yönüyle, sinema tarihinde bir çığır açmış; kimilerince dahiyane bulunmuş, “politik ve sanatsal bir eylem” olarak nitelenmiş ve ayakta alkışlanmış; ama kimilerince de “pornografik bir deli saçması” olarak nitelenmiştir. Devamını oku