Lovecraft ve “Tarif Edilemez”in Sinemadaki İzleri

Yazan: 16 Aralık 2009  
Kategori: Kavram - Kuram, Son Yazılarımız

“Evrenin bütününü düşündüğümüzde; insan hayatının, insan kanunlarının ve duygularının hiçbir geçerliliği olmamasına dayanıyor benim hikayelerim…” H.P. Lovecraft

Sinemayı pek sevmeyen, yaşamı esnasında değeri anlaşılmamış, hiçbir hikayesinin sinema uyarlaması vasatı geçememiş, bugün bile oldukça az insan tarafından tanınan bir garip yazar Howard Phillips Lovecraft… Aynı zamanda 20. yüzyılın en büyük korku ve fantastik edebiyat yazarı, korku edebiyatı için Edgar Allan Poe‘dan sonra gelmiş geçmiş en önemli isim…

Howard Phillips ve Sinema
lovecraftHikayelerinin kalbinde ”yasak bilgi”, ”insan olmayanların insanlık üzerindeki etkisi”, ”medeniyetin tehtid altında olması”, ”ırklar / sosyal sınıflar” ve en önemlisi de ”kader”’ gibi temaları taşıyan Lovecraft’ın sinemayla ilişkisi oldukça enteresan. Yazdığı mektuplardan bildiğimiz kadarıyla Lovecraft, sinemada izlediği filmlerin çoğunluğundan pek hazzetmemiş. James Whale‘in Frankenstein‘ı (1932) bile Lovecraft’i tatmin etmemiş. Lovecraft, Frankenstein’ın, bir uyarlama olarak, orjinal romanı kesinlikle yansıtamadığından yakınıyor. Yine başka mektuplarında Dracula‘nın (1931) yarısında sinemadan çıktığını, The Phantom of the Opera‘nın (1925) ilk kısmında az kalsın uyuya kaldığını öğreniyoruz.

Sinema nadir olarak Lovecraft’i etkileyebilmiş. The Phantom of the Opera’nın ikinci kısmında ve Invisible Man‘de (1933) büyük keyif aldığını söyleyen Lovecraft için, tam 4 kez seyrettiği Berkeley Square (1933) filminin ayrı bir yeri var. Zamanda yolculuk filmlerinin babası sayılan Berkeley Square, Lovecraft’in ünlü Charles Dexter Ward Vakası hikayesi ile birçok ortak tema paylaşan bir film. Filmi izlediği an hayran olan Lovecraft, filmdeki birçok sahnede kendi rüyalarını ve düşüncelerini bulduğunu söylüyor. Devamını oku

2012 ve Roland Emmerich Üzerine Fikir Yürütmeler…

Yazan: 14 Aralık 2009  
Kategori: Kavram - Kuram

Yeni Roland Emmerich çöpü 2012 fiyakalı bir şekilde duyurulup bütün meraklı izleyiciyi salonlara çektikten sonra bu tür filmler, yapılma sebepleri ve sunulma şekilleri ile ilgili Divx Planet forumlarında yaptığım bazı yazışmaları toparlayıp burada da paylaşmak istiyorum. 2012 hiç bir şekilde ilgiyi hakeden bir film değil… Sadece ırkçı bir beyin boşaltma aracı ve bu tür pisliklerin ipliğini pazara çıkarmak da bizim gibi sitelerin boynunun borcudur diyerek başlıyoruz

http://mos.totalfilm.com/images/r/roland-emmerich-developing-foundation-800-75.jpg“Görüntülerle öykü anlatma sanatı olan sinema can çekişmekte ve Roland Emmerich gibi yönetmenler, 2012 gibi filmler arkalarındaki para kazanmaktan başka bir şey düşünmeyen stüdyoların ittirmesiyle gerçek sinema ve gerçek filmleri iyice uzağımıza düşürmektedir. 2012 bir film değildir, film formatında sunulan bir üründür. yapılma sebebinden sunulma biçimine kadar tüketilmek için hazırlanmış içi boş bir obez gıdasıdır.”

“Sinema kadar “kalabalığın” benimsediği bir sanat yapma biçimi daha yoktur. Sinemanın gücünü keşfeden herkes kendi çıkarına kullanmıştır. Devletler propaganda için, aydın sanatçılar da halkı bilinçlendirmek için sinema yaptılar… (Orson Welles ve Yurttaş Kane diyeyim) Devamını oku

The Swarm / Arılar (1978)

Dikkat! bu yazı spoiler (sürprizbozan) içerir!

The swarm Poster“Arıların birgün bizi yoketmek isteyeceklerini düşünmemiştim… Onlar her zaman bizim dostumuz olmuşlardı.”

“I never dreamed that it would turn out to be the bees…They’ve always been our friends.”
Dr. Bradford Crane

1978 yapımı “The Swarm” yapımcısı ve yönetmeni Irwin Allen’a oldukça çok para kaybettirtmiş bir film. Aşağıda göreceğiniz geniş kadro içine 70lerde tanınmış sima olan çoğu oyuncuyu ekleyebiliriz. Yani Irwin ağabeyimiz hiçbir masraftan kaçınmamış…

Zengin kadrosuna ve ilginç sayılabilecek hikayesine rağmen film, gişe başarısı elde edemediği gibi o dönemde oldukça çok mizah dergisine de malzeme olmuş.

Swarm, kelimesini küme veya arı kümesi olarak çevirebiliriz. Filmin Türkçe adı da zaten ona yakın: “Arılar”…
Öldürücü Africa arılarının yaydığı dehşet ve Amerikan kentlerine yaptıkları saldırıyı Holywood zengin bir yıldız kadrosu ile göğüslemeye çalışıyor. Film için arılar ve böceklerin konu alan felaket filmleri içindeki en iyi örnek dememiz pek yanlış olmaz. Devamını oku

Yılın En İyi “Öteki” Filmini Seç, Dragonball DVD’si Kazan

Yazan: 11 Aralık 2009  
Kategori: Haber - Etkinlik

santaBu yılın son yarışmasını yaparken sorular sormak yerine,   takipcilerimizin izlemekten en çok keyif aldığı  “Öteki” filmi belirleyelim ve en çok oy alan filmle ilgili mail gönderen 4 okurumuza Öteki Noel  Baba’nın gönderdiği “Dragonball Evolution” filminin DVD’sini verelim istiyoruz.

Çünkü Öteki Sinema ve Tiglon DVD olarak ana akımın dışında kalan sinemayı sevenleri biz de çok seviyor, yüzlerde bir tebessüm, kalplerde kaymak olmak istiyoruz. (Aslında Alp’lerde kaymak da istiyoruz ama Masis kelime esprilerini sevmiyor!)

Olay basit; Bu yıl içinde izlediğiniz ve çok sevdiğiniz (Sinemada izlemeniz şart değil ama 2009 yapımı olması gerekiyor…) Korku, Fantastik, Bilim-kurgu vb. gibi “Öteki” unsurlara haiz bir filmin adını “Öteki Sinema” üyelik nickinizle birlikte yarisma@otekisinema.com adresine gönderiyor, şanslı 4 kişiden biri olup  jelatini bile açılmamış cillop gibi bir “Dragonball Evolution” DVD’sini kaparak  2010′a girerken neşe doluyorsunuz.

Dragonball Evolution

* Bu kampanya için Milli Piyango idaresinden izin almak yerine Nimet abla’dan 4 adet çeyrek bilet alınıp zengin olma hayalleri kurulmuştur.

* Kargo ücretleri talihli arkadaşlarımıza aittir fakat anlaşmalı kargo ile gönderim yapıldığı için endişeye mahal yoktur.

SEKANS Sinema Yazıları Seçkisi

Yazan: 09 Aralık 2009  
Kategori: Haber - Etkinlik

Sekans sinema topluluğu, Sekans Sinema Yazıları Seçkisi adını taşıyan kitabıyla bir sinema kitapları serisinin ilk yapıtını çıkardı. Kitap çeşitli başlıklar altında ilgi çekici yazılara yer veriyor…

Kuram bölümünde Fotoğraf ve Sinema Etkileşimi, kısa film bölümünde Osman Sembene anısına bir Borom Sarret filminin ve belgesel bölümünde bir Mikhail Kalatozov klasiği olan Salt for Svanetia filminin çözümlemeleri yer almakta. Dosya bölümünde sinema mimari ilişkisinin incelendiği kitapta, eleştiri başlığı altında da Sonbahar, Pontypool, Üç Maymun ve Reconstruction filmleri üzerine farklı bakış açıları sunan yazılar bulunuyor.  Kitapta alanın önemli isimlerinden biri olan Amerikalı sinema yazarı James Monaco ile yapılan bir söyleşi de yer almakta…

sekans


« Önceki sayfaSonraki sayfa »