Devil / Şeytan (2010)

Öteki sinema sitesi okurları, herkesin seyretmediği yada seyretmek isteyipte haberi bile olmadığı, unutulmuş, yada hatırlanmayı bekleyen, güncel filmlerden daha ziyade kenar köşede kalmış ilginç filmlerden haberdar olmak ister. Ama konumuz sinema olunca o kadar büyük yelpazenin içinde günümüz filmlerine değinmeden geçmek mümkün olmuyor. Ne de olsa gündemden kopmamak lazım. Bu çerçevede konusunda ince ayrıntılar bulduğum, kimsenin düşünmediği enteresan filmler ile karşımıza çıkan M. Night Shyamalan ‘nın son yapıtı ‘Devil’ i yorumsuz bırakmak istemedim.

Hepinizin aklında iyi yada kötü yer etmiş ama mutlaka en azından bir filmini takdir etmişsinizdir. Bense hikayelerindeki yalınlık ve basit bir konudan böylesine derin gerilim dolu dakikalar yaratmasını sevdiğim Shyamalan’ını bir zamanlar Stephan King’ı takip ettiğim gibi izler ve beğenirim. Taki bu filmine kadar! The Sixth Sense, Unbreakable, Signs, The Village ve The Happening ’den sonra aslında Son Hava Bükücü-The Last Airbender ile bize sinyali vermişti Shyamalan usta…

Hatırlarsanız Murat Tolga nında yazdığı yazısında ‘’Shyamalan’a film çekmesi için 10 milyon $’dan daha fazlasının emanet edilmemesi gerektiğini de ispatı!’’ diye bahsetmişti. Gerçekten doğru söylemiş.  Sırf reklamla artık filmlerine gişe yaptırır hale geldi sinema sektörü. Günlerdir ABD basını ve Avrupa sinema otoriteleri film hakkında yazılar yazdı ve çoğu övgüyle bahsetti. Şöyle korktuk böyle korktuk diye. Oldum olası zaten bu Hristiyan milletinin korku temalarını enteresan bulmuşumdur. Vara yoğa korkarlar ama esas korkularını hep kendi zihinleri yaratır. Terör saldırısı olacak diye tüm ülkeyi kapatırlar, bir gün uzaylılar bize savaş açacak diye hazırlık yaparlar, bitkiler saldıracak, yok böcekler büyüyecek, yok uçan piranalar bizi yiyecek derken hayal gücünüzün ötesinde bir çok korku hikayesi yarattılar bugüne değin… Devamını oku

The Maid (2005)

The Maid 2005 yılı mahsulü Kelvin Tong tarafından yazılıp yönetilmiş olan Singapur yapımı bir film.

Rosa Dimaano (Alessandra de Rossi) hizmetçi olarak çalışmak üzere Filipinler’den Singapur’a gelir. Daha önce köyünden dışarı çıkmamış bir genç kız için başka bir ülkeye gelmek oldukça sıradışı bir deneyimdir. Rosa, Bay Teo (Shucheng Chen) ve Bayan Teo (Huifang Hong) ile zihinsel engelli oğulları Ah-Soon’dan (Benny Soh) oluşan çekirdek aile diye tanımlanabilecek bir ailenin yanında çalışmaya başlar. Bay ve Bayan Teo yerel bir tiyatro grubu için kostüm tasarımı ve imalatı yapmaktadır. Grup “Chinese Opera” ismiyle anılan, kökeni 3. yüzyıla kadar uzandığı söylenilen bir çeşit müzikli drama diyebileceğimiz yerel gösteriler düzenlemektedir.

Daha çok Çin’de yaygın olan ama diğer Asya ülkelerine de sirayet ettiği görülen ay takvimine göre yedinci ayın Aç Ruhlar Ayı (Hungry Ghosts Month) olduğu inanışı Singapur’da da yaygındır. Bir ay boyunca insanlar evlerinin önüne ruhların yemesi için yiyecekler bırakır, saygı ifadesi olarak tütsüler ve kağıtlar yakar. Devamını oku

5. Sinemardin Uluslararası Film Festivali Başlıyor!

Yazan: 11 Eylül 2010  
Kategori: Haber - Etkinlik

Bu seneki teması ‘Çocuk’ olan Türkiye’nin senaryo ağırlıklı tek festivali Sinemardin 17-23 Eylül tarihleri arasında Mardin ve Halep’te sinemaseverlerle buluşacak.

Sinemardin Uluslarası Film Festivali bu sene birçok ilke imza atacak. Teması ‘çocuk’ olan festivalin ‘Gezici Çocuk Filmleri’ Mardin ve ilçelerini gezerken, bir çok ünlü yönetmenin ödüllü filmleri Mardinli sinemaseverlerin beğenisine sunulup atölye çalışmaları yapılacak. Bunlarla eşzamanlı olarak Halep’te de ödüllü Türk Filmlerini Suriyeli sinemaseverlerle buluşturacak olan festival bu anlamda bir ilki gerçekleştiriyor. Devamını oku

Justin Reed’den Film İlüstrasyonları

Yazan: 11 Eylül 2010  
Kategori: Kavram - Kuram

1979 doğumlu grafik sanatçısı Justin Reed’in sinema filmleri için hazırladığı nefis ilüstrasyonların bir kısmını Öteki Sinema sayfalarına taşıyalım istedik. Eğer tadı damağınızda kalır da daha fazlasını görmek isterseniz sanatçının kendisine ait olan justinreedart.com sitesini ziyaret edebilirsiniz. İyi seyirler…

Jaws Devamını oku

Spoorloos / The Vanishing (1988)

Yazan: 11 Eylül 2010  
Kategori: Film İncelemeleri, Son Yazılarımız

Rex ve Saskia, Peugeot 404’lerinin tepesine bisikletlerini bağlamış, Hollanda’dan Fransa’ya doğru gitmekte olan sevimli bir çifttir. Bir benzin istasyonunda mola veren çiftten Saskia markete girer. Rex ne kadar beklese de Saskia geri gelmez.

Spoorloos, yönetmen George Sluizer’in, senaryosunu yazar Tim Krabbé’nın 1983 tarihli romanından uyarlayıp yönettiği 1988 yapımı, ‘öteki’ bir gerilim. Kitabı henüz okumamış biri olarak öncelikle söyleyebileceğim şudur ki; ‘suya sabuna dokunmadan’ bir gerilim psikolojisi yaratmak, hele ki bunu tutup, artık herkesin kanıksadığı günümüz burjuvazisinden girip, Haneke’nin de çokça kurcaladığı ‘nedensiz şiddet’ kavramından çıkarak geniş bir spektrumda cidden sürükleyici bir filme yedirmek her yönetmenin harcı olmasa gerek. Filmdeki Hitchcockvari tavır, Saskia’nın kayboluşundan ziyade, biz seyircinin yolculuğa eşlik etmesiyle başlayan filmin ilk dakikalarından itibaren sarıp sarmalıyor, beklenmedik ani dönüşlerden kaçınıp, malum olay daha gelişmeden ‘suçlu’yu da gösterip, bizi, olan bitenin nasıl gelişeceğini beklemeye bırakıyor. Bu noktada, kariyeri bu filme kadar iddialı gözükmeyen Sluizer’ın çıkardığı iş, çok daha fazla önem kazanıyor.

Aslında basit bir olay örgüsüne sahip olan ‘Spoorloos’, filmin kendine has o mükemmel dinginliğini bir saniye bile olsun sıkıntıya çevirmiyor; zaten kurgu da buna izin vermiyor. Devamını oku

« Önceki sayfaSonraki sayfa »