Top 10: En Garip Tecavüz Sahneleri!

Humanoids from the Deep’i yazarken şöyle bir yorum alıntılamıştım:

“Zavallı kadınlar! Filmlerde devamlı iğrenç şeyler tarafından tecavüze uğruyorlar: Ağaçlar (Evil Dead), hayaletler (The Entity), dev mor uzaylı solucanlar (Galaxy of Terror) veya Jack Nicholson.”

Öteki Sinema için yazan: Murat Kızılca

Biraz düşününce sinema tarihinde ‘zavallı kadınlar’a tecavüz eden envai çeşit garip ‘şey’ olduğunu farkettim ve bu garip filmleri listelemeye karar verdim. Sonuç olarak aşağıdaki liste ortaya çıktı. Listeyi yaparken insan olmayan uzaylı, yaratık, canavar ve benzerleri tarafından gerçekleştirilen tecavüz sahnelerini içeren filmleri seçmeye dikkat ettim. The Last House on the Left (1972), I Spit on your Grave (1978), Irreversible (2002) gibi filmleri listeye dahil etmeme sebebim budur. İyi okumalar!

10. Fail: Jack Nicholson / Film: The Postman Always Rings Twice (1981) / Yönetmen: Bob Rafelson

James M. Cain’in romanından uyarlanan Postacı Kapıyı İki Kere Çalar (ki dördüncü sinema uyarlamasıdır), başıboş, serseri bir hayat süren Frank Chambers’ın (Jack Nicholson) yanında çalışmaya başladığı Yunan restoran sahibinin karısı Cora Papadakis’e (Jessica Lange) mutfakta tecavüz ettiği sahne ile sinema tarihine geçti. Hatta öyle ki, tecavüz sahnesinin, filmin önüne geçtiği bile rahatlıkla söylenebilir. Zamanında çok dillendirilen bir şehir efsanesine göre Nicholson, çekimlerde kendini tutamayıp Lange’a gerçekten tecavüz etmiştir. Tabii bunda sahne çekilirken sette iki oyuncu dışında sadece yönetmen ve görüntü yönetmeninin olması, efsaneyi daha da ateşleyen bir ayrıntı olagelmiştir. Tartışmalı bir şekilde ilk erotik gerilim filmi kabul edilen The Postman Always Rings Twice, sonrasında benzer tarzda çekilen Body Heat, Fatal Attraction ve Basic Instinct gibi birçok filmin önünü açmıştır. Bu arada hani insan olmayan tecavüzcülerin olduğu filmleri seçiyorduk diyebilirsiniz. Ama hangimiz Jack Nicholson’ın insan olduğunu iddia edebilir ki?

9. Fail: Hayalet(ler) / Film: The Entity (1982) / Yönetmen: Sidney J. Furie

Gerçek bir hikayeden sinemaya uyarlandığı üstüne basa basa vurgulanarak vizyona giren The Entity, zamanında bir hayli sükse yapmıştı. Aslında ben bu filmi pek sevmem. Bana göre sıradan, tekdüze bir hayalet filmidir. Hem bugün artık herkesçe biliniyor ki ortada bu filmin alıntılandığı gerçek bir hikaye falan yok. Filmin, listemizi de ilgilendiren, en ilginç kısmı hayaletin (ya da hayaletlerin) film boyunca başkarakter Carla Moran’a (Barbara Hershey) defalarca tecavüz etmesidir. Sanırım ‘Hollywood Tanrıları‘, çocukları ile yalnız başına yaşayan bir anne olan Carla’ya bu cezayı uygun görmüşler.

8. Fail: İblis / Film: Shojo no harawata (Entrails of a Virgin, 1986) / Yönetmen: Kazuo ‘Gaira’ Komizu

Kazuo Komizu (ya da kısaca Gaira) Japonya’da, çektiği ‘softcore porno’ filmler ile tanınan bir yönetmen. Her ne kadar literatürde bu filmin türü için korku dense de ‘porno/korku’ gibisinden bir tanım çok daha uygun olurdu. Filmin konusu zaten içerik hakkında ipuçları barındırıyor: Dağ başında doğal ortam tandanslı pornografik çekimler yapan bir film ekibi hava şartları nedeniyle şehre dönemez ve bir dağ evine sığınmak zorunda kalır. Ama o civarı kendine mekan eylemiş bir iblis ekibe musallat olur ve ekipteki çıtır(!) hatunları birer birer tecavüz ederek öldürmeye başlar. (Ölene kadar mokoko?) Yönetmen Gaira bir röportajında film ile ilgili şunları söylemiş: “Çocukluğumdan kalma aklımda yer etmiş bir reklam hatırlıyorum, bunu alırken bunu da yanında bedavaya alıyorsun gibi bir sloganı vardı, bu filmim de benzer bir slogan ile sunulabilir, korku filmi istiyorsun ama yanında ben sana bedavadan porno da veriyorum.” Doğru söze ne hacet. Film boyunca geliştirmek için hiçbir çaba sarfedilmemiş iki boyutlu karakterler, her fırsatta birbirleriyle harala gürele sevişiyorlar. Sevişmelerine ara verdiklerinde ise bu sefer sahneye iblis çıkıyor ve önüne geleni hunharca katlediyor. Bu arada iblis diyoruz ama, filmin makyaj ekibinin ellerine sağlık, ortada çamura bulanmış manyak bir adamdan başkası yok. Tabi inanılmaz boyuttaki cinsel organını saymazsak. Entrails of a Virgin, Japonya semalarından sinema tarihine düşen, anlamlandırmakta güçlük çekilmesi olağan bir gariplik harikası olarak ilelebet zihinlerde yer edecek.

7. Fail: Ağaçlar / Film: Evil Dead (1981) / Yönetmen: Sam Raimi

Evil Dead ve ağaçlar tarafından gerçekleştirilen meşhur tecavüz sahnesi hakkında sanırım söylenmemiş pek bir söz kalmamıştır. O yüzden ben bu kısma Öteki Sinema’da daha önce yayınlanan “İzlerken Duygularınıza Hakim Olamayacaksınız!” başlıklı derleme dahilinde site editörü Murat Tolga Şen’in mevzu bahis sahneyi ilk defa izlediğindeki duygularından bahsettiği bölümü almayı tercih ettim: “Samsun’da teyzemlerin yazlığında kanapeye kurulmuş VHS’den Evil Dead’i izliyoruz. Bir kolumu teyze kızına diğerini kız arkadaşıma atmışken o da ne!? Ağaçlar hatuna tecavüz ediyor! Nasıl utandım da hiç bir yere sığmaz olmuştum anlatamam!

6. Fail: Amfibik Yaratıklar / Film: Humanoids from the Deep (1980) / Yönetmen: Barbara Peeters

Açgözlülük ve para hırsı insana neler yaptırmıyor ki? Humanoids from the Deep’te bir şirket, Noyo isimli balıkçı kasabasına gelir ve bir takım deneyler yapmaya girişir. Neymiş efendim, somon balıkları daha hızlı üreyecek ve daha büyük boyutlara ulaşacakmış. Sonuç tam bir felaket olur. Deneylerin ters gitmesi sonucu ortaya çıkan amfibik yaratıklar, kendi nesillerinin daha zeki bir seviyeye doğru evrilmesi için yakaladıkları kadınlara tecavüz etmeye girişirler. Yapımcı Roger Corman’ın baskısı ile çıplaklık derecesi yükseltilen film, yaratık filmleri arasında hala ayrıcalıklı bir yerde duruyor.

5. Fail: Dev Uzaylı Solucanlar / Film: Galaxy of Terror (1981) / Yönetmen: Bruce D. Clark

Roger Corman’ın yapımcısı olduğu bir başka film. Ana eksenine oturtulan ve basit bir kurtarma operasyonu gibi görünen gezegenler arası görev, tahmin edileceği üzere, hiç de sanıldığı kadar kolay geçmez. Sid Haig, Robert Englund ve Grace Zabriskie gibi tanıdık simalar birer birer harcanırken, ekibin herhalde en şanssız üyesi, dev uzaylı solucanların tecavüzüne uğrayan Taaffe O’Connell olur.

4. Fail: Yapay Zeka / Film: Demon Seed (1977) / Yönetmen: Donald Cammell

Dean R. Koontz’un romanından uyarlanan Demon Seed, sekiz yıllık bir uğraş sonucu yapılan ve dünya üzerindeki bütün bilgilerin yüklendiği Proteus isimli yapay zekanın isyanını konu alır. İçine hapsolduğu kutudan çıkmak isteyen Proteus, kendisini yapan ekibin başındaki Alex adlı bilim insanının karısı Susan Harris’i hedef alır. Amacı Susan’ı hamile bırakarak bir çocuk sahibi olmak ve böylece hapsolduğu kutudan kurtulmaktır. Proteus, büyük oranda HAL 9000’e benziyor. Fakat böylesi bir şeytanlık HAL’ın bile aklına gelmemişti. Sanırım bizzat dünyada ikamet ediyor olmak Proteus’u olumsuz anlamda fena etkilemiş. Öte yandan işin özüne baktığımızda amfibik yaratıklar ile Proteus arasında çok fazla bir fark yok. Hepsi daha iyiye, daha güzele doğru evrilme derdinde. Malum sahne, görsel anlamda çok fazla şey vadetmiyor belki ama fikir açısından yeterince garip olduğu aşikar.

3. Fail: Dev Istakoz / Film: Multiple Maniacs (1970) / Yönetmen: John Waters

Bilen bilir, John Waters iğrençlikte sınır tanımayan bir yönetmendir. Her filmiyle tartışma yaratmayı başaran, düşük bütçeli filmlere gönül verenlerin baş tacı ettiği, ama daha büyük bir çoğunluğun lanetlediği, ‘garip’ kelimesinin hakkını sonuna kadar veren, bir değişik ademoğludur. Divine ise hiç de ondan aşağı kalmayan, birçok Waters filminde başrolde gördüğümüz travesti(!) oyuncu. Bu ikilinin bir araya geldiği tecavüz sahnesinin ‘normal’ olabileceğini düşünmüyorsunuz herhalde. Evet, Multiple Maniacs isimli filmde Divine, dev bir ıstakoz tarafından tecavüze uğruyor. Tecavüz esnasında Divine’ın ıstakozla mücadele etmekten çok, başından düşmek üzere olan peruğunu tutmaya çabalaması ise sahneye ekstra bir absürtlük katmayı başarıyor.

2. Fail: Uzaylı / Film: X-Tro (1983) / Yönetmen: Harry Bromley Davenport

Bir gece vakti İngiltere kırsalına bir uzay gemisi iner. İçinden çıkan uzaylı, yakınlardaki bir eve girer, evde yalnız başına oturan bir kadına saldırıp tecavüz eder, kadın bayılır. Ayıldığında uzaylıdan geriye kalanları görür. Uzaylı, arkasında kabuk değiştirmiş bir yılanın geride bıraktığı eski deriye benzeyen bir posa bırakmıştır. Acı içindeki kadın dakikalar içinde hamile kalır ve sinema tarihinin belki de en garip sahnelerinden biri olan doğum sahnesi başlar. Filmin başkahramanı Sam Phillips uzaylılar tarafından kaçırıldıktan tam üç sene sonra kaybolduğu andaki fiziği ve yaşı ile yeniden doğar. Doğal olarak kadın doğum esnasında ölür. X-Tro, seksenli yıllarda ülkemizi de etkisi altına video kaset furyası döneminde kelimenin tam manası ile efsane olmuş bir filmdir. Bugün bile izlendiğinde ilk günkü garipliğinden hiçbir şey kaybetmediği görülür.

1. Fail: Canavar / Film: La Bete (The Beast, 1975) / Yönetmen: Walerian Borowczyk

Polonyalı yönetmen Borowczyk, Fransa yapımı La Bete ile zamanında oldukça ses getirmişti. Yaklaşık 6 dakikalık bir kesinti ile ancak bazı sinemalarda gösterilme şansı bulan filme ‘sapık’ veya ‘zorlu bir deneyim’ gibisinden sıfatlar uygun görülmüştü. Pek de haksız sayılmazlar aslında. La Bete bugün artık rahatlıkla sansürsüz olarak izlenebilme şansına sahip. Ancak bırakın filmleri, TV dizilerindeki cinsellik ve şiddet dozu öyle boyutlara ulaştı ki, La Bete bile artık günümüzün herhangi bir TV dizisinin yanında demode kalabiliyor.

Aristokrat bir aile, içinde bulunduğu maddi zorluklardan sıyrılmak amacıyla biricik oğullarını, zengin bir Amerikalı ailenin kızı olan Lucy ile evlendirmeye karar verir. Lucy teyzesi ile beraber Amerika’dan Fransa’ya gelir ve şatoya yerleşir. Lucy, 18. yüzyılda şatoda yaşamış seleflerinden Romila ve şatonun yakınındaki ormanda yaşamış şehvetli canavar hakkında cinsel dozu yüksek rüyalar görmeye başlar. Bazı sahnelerine bakıldığında yönetmenin, Bunuel’e öykünen, sanatsal erotik bir film çekme gayesinde olduğu şüphesi oluşabilir belki. Ancak ortaya çıkan iş gösteriyor ki, kantarın topuzu bir hayli kaçmış ve film porno sınırına kadar dayanmış. La Bete, failinin canavar olduğu tecavüz sahnesinin yanısıra, atların cinsel birleşmelerinin gösterildiği sahne ile de meşhurdur. Her halükarda filmdeki tecavüz sahnesi için benzerine kolay kolay rastlanmayacak türden denebilir.

Not: Tamamen kişisel tercih nedeniyle listeye giremeyen benzer filmlerin isimlerini bu son paragrafta anmak lazım; The Beast Within (1982), Feast (2005), Progeny (1998), La bestia nello spazio (1980), The Bloody Ape (1997), The Geek (1971), Breeders (1986), Jack Frost (1996), Night of the Demon (1980), Possession (1981).

Konuyla ilgili Video materyaller

10.The Postman Always Rings Twice: (tecavüz sahnesi)
http://www.metacafe.com/watch/2209665/jessica_lange_and_jack_nicholson_hot_scene/

9.The Entity: (trailer)
http://www.youtube.com/watch?v=-tsBzOi6uig

8.Entrails:
(bu filme ait pornografik öğe içermeyen bir video bulamadım.)

7.Evil Dead: (trailer)
http://www.youtube.com/watch?v=GVXHAbdOZnk

6.Humanoids: (trailer)
http://www.youtube.com/watch?v=IDIBUNRE4ec

5.Galaxy of Terror: (trailer)
http://www.youtube.com/watch?v=gsfiQejzi0o

4.Demon Seed: (trailer)
http://www.youtube.com/watch?v=TTBzwGhH2MY

3. Multiple Maniacs: (tecavüz sahnesi)
http://www.youtube.com/watch?v=_mPUVciF6TE

2. Xtro: (tecavüz sahnesi)
http://www.youtube.com/watch?v=n4NOroLX7bg

1.The Beast:
(bu filme ait pornografik öğe içermeyen bir video bulamadım.)

10 yorum

  1. “Zavallı kadınlar” tabirini sevmesem de ilginç bir yazı olmuş. Kadınları “kullanmak” sadece sinemanın vazgeçilmezleri arasında değil ne yazık ki.

  2. Yeşilçamdan nadide bir örnekte ben vereyim baride dünya sineması tecavüzü erbabından görsün…

    http://www.youtube.com/watch?v=th8R1Nwe0oY

  3. ‘Zavallı kadınlar’ tabirini sevmememiz gerekiyor zaten. Tahmin edilebileceği gibi kullanılma amacı tamamen ironik. “Sinema ve Kadın” gibi engin bir mevzuya ‘öteki’ ucundan dokunmaktı niyetim.

    Sonrasında yazdıklarınıza katılıyorum.

  4. Bir Zamanlar Amerika’daki tecavüz sahneleri de ilginçtir.

  5. yılın yazısı Murat’tan geliyordu…

  6. ama Postacı Kapıyı 2 Kere çalar nerden baskan tecavüze girmiyo yine ya.. bilemedim.. A History of Violence’daki seks sahnesine çok benziyo

  7. En ilginç sevişme sahnelerinden biri (küçükken maalesef hafızalarıma kazınan) Isabelle Adjani’nin, Possesion’daki sahneleriydi. Ayrıca The Enitiy ve Evil Dead irite edici sahnelerdi. Ama maalesef çoğu filmde kararından bırakılmıyor bu sahneler…

  8. Yazinin her satirina imzami atarim. Ama ben listeye La bestia nello spazio 1980 eklerdim. Entity bende en gergin sahnelere sahip evet film bayiyor ama o sahneler bence iyi cekilmis…

    Eline ve gozune saglik Murat

  9. Halil Hamevioğlu

    Bence unutulmuş iki önemli sahne var. Birincisi, kesinlikle Cannibal Holocaust filminin sonlarındaki ‘Buluntu Film’ kısmındaki tecavüz sahnesidir. Yamyamların yaşadığı bölgeyi gezerken ekip arkadaşlarıyla birlikte yoldan çıkarak sonunda da yamyamların gazabına uğrayan o kadının kol ve bacaklarından tutularak yerden havaya kaldırılması ve ardından da ırzına geçilmesi sahnesi de en az ‘beslenme’ sahneleri kadar vurucudur.
    Bir diğer sahne ise pek tecavüz sahnesi sayılmasa da gariplikte hiç de geri kalmayan ‘Rosemary’nin Bebeği’ filmindeki sahnedir. Aldığı ilacın etkisiyle bayılan kadınla, içine şeytan giren kocasının sevişmeleri de bence bu listede bir yeri hak ediyor.

  10. mehmet fatih ava

    Evil Dead remake geliyor ya, bakalım orada, bu “malum” sahne nasıl olacak…

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. İşaretli kutular boş kalmasın *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>