Yaşayan Ölülerin Bayramı / Dia De Los Muertos
Yazan: Ezgi Aksoy 31 Ekim 2011
Kategori: Kavram - Kuram, Son Yazılarımız

Amerikan kültürü; kokusuz, tatsız, sentetik ama albenisi en yüksek kültür. Çünkü paketi çok sağlam, alabildiğine janjanlı! Alamet-i farikası da yaşayan her türlü kültür elemanını birer nesneye, birer metaya dönüştürebilme ve o nesneleri tüm dünyaya pazarlayabilme yetisinde. Bu nesnelerin içini boşaltmada da tereyağdan kıl çeker gibi başarılı. Bu çılgınlıkta yitip giden ve tüm tadını kaybeden, içi boşalan bir değer de her yıl 31 Ekimde kutlanan Cadılar Bayramı. Öyle ki Cadılar Bayramı, hem alternatif kültür çevrelerinde, hem de popüler kültürde aynı anda yer etmeyi başarmış ender nesnelerden. Devamını oku
Kısa Film Senaryo Yarışması Senaryolarınızı Bekliyor
Yazan: Editör 30 Ekim 2011
Kategori: Haber - Etkinlik
Yorumlar Kapalı
Kurucu editörümüz, yeni bir kısa film senaryo yarışmasında jüri üyesi…
ÖĞ-DER / Şuurlu Öğretmenler Derneği tarafından düzenlenen “İyi İnsan Olmak” konulu kısa film senaryo yarışmasına katılmak için 3 Aralık 2011 Cumartesi gününe kadar zamanınız var. Yarışmada ilk dört dereceyi paylaşanlara dijital video kamera, dizüstü bilgisayar, dijital fotoğraf makinesi, cep telefonu gibi armağanlar verilecek.
Genel merkezi Ankara’da bulunan “ÖĞ-DER / Şuurlu Öğretmenler Derneği” tarafından “İyi İnsan Olmak” temalı bir kısa film senaryo yarışması düzenlendi. Son katılım tarihi 3 Aralık 2011 Cumartesi saat 11.00 olan yarışmada ilk 4 dereceyi paylaşacak yarışmacıların senaryoları 2012 yılı içinde profesyonel teknik standartlarda filme alınacak; ayrıca kendilerine dijital video kamera, dizüstü bilgisayar, dijital fotoğraf makinesi, cep telefonu gibi yüksek değerli aynî ödüller, alınan dereceleri gösterir sertifikalar ve derneğin yayınlarından oluşan kitap-dergi armağanları verilecek.
4 Aralık’tan itibaren bütün başvuruları ayrı ayrı okuyarak değerlendirmeye başlayacak olan 7 kişilik yarışma jürisi, sonuçları da 17 Aralık Cumartesi günü saat 19.00′da ÖĞ-DER’in resmî internet sitesinden kamuoyuna duyuracak. Yarışmanın ödül töreni ise 24 Aralık Cumartesi günü, Ankara-Beşevler’deki Başkent Öğretmenevi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.
Seçici kurulunda Yeni Şafak gazetesi yazarı/sinema editörü Ali Murat Güven ve sitemiz kurucu editörü Murat Tolga Şen’in de yer aldığı bu yarışmaya ilişkin ayrıntılı başvuru şartnamesi aşağıdadır. Devamını oku
Türk Sinemasına Elveda!
Yazan: Murat Tolga Şen 30 Ekim 2011
Kategori: Kavram - Kuram
Varlığını entelijansiyaya adamış ‘bazı’ sinema yazarları 70′lerin sonunda yaşanan tükeniş yüzünden Yeşilçam’ı ve seks furyasını suçlamayı pek sever fakat herhangi bir sinefilin “en iyi 10″ listesinin çoğunluğunu oluşturan filmlerin o dönemde çekildiğini görmezden gelir. 12 Eylül darbesinin, vur beline kazmayı, şakşakçıları tarafından bile eleştirildiği şu dönemde darbeyle ilgili sebepler de sıralanıyor şüphesiz.
1996 yılında, yine eski ve müthiş bir Yeşilçamcı olan Yavuz Turgul’un çektiği Eşkiya ile yapılan diriltme çabası sonuç verdi ve kendi acılarını, kendi sevinçlerini özleyen seyirci yeniden “Türk filmi” için bilet almaya başladı. Aynı filmin Sinema dergisi okurları tarafından seçilen en iyi 100 Türk filmi listesinde 1. olduğunu da not düşelim.
Seyircinin naif beklentisi nedense sinemacı takımımızda pek karşılığını bulmaz. 96′dan bu yana iki uca doğru giderek hızlanan bir biçimde açılan sinemasal anlayışların neticesini hep birlikte paylaşıyoruz. Bir tarafta, tamamen yozlaşmış, hap yaparak para kapma derdinde bir ticari sinema anlayışı, diğer tarafta, kültür bakanlığı fonlarından nemalanarak yapılmış, festivalleri gezip poz yapan minimalist dertler…
Seyirci ne ister, neyi özler, şimdilik kimsenin umurunda değilmiş gibi görünüyor ama alarm zilleri çoktan çalmaya başladı. 2008 yılında haddini bilmez bir blogcu olarak yaptığım tüm varsayımların acı bir şekilde gerçek olduğunu görüyorum. Geçen yıl Altın portakal’da da bu minimalist saçmalamalarla nereye kadar diye soruyordum ama pek değerli, dernekli abiler, ablalar tarafından kasıtlı bir biçimde umursanmıyordum. Görüyorum ki bu sene tüm sinema yazarlarının ortak derdi olmuş bu… Bu aralar meseleyi eleştirenlerden, TV’de konu üzerine ahkam kesenlerden geçilmiyor. Bu, mesele iyice belirginleşince bir adım geri çekilip eleştirme tavrını çok sahte buluyorum doğrusu… Sormazlar mı adama, festival ön jürilerinde de siz yok musunuz? “Minimal olsun, çamurdan olsun…” diyerek doldurmadınız mı elinde sigarası uzaklara bakan adamların bitmez hikayelerini? O zaman geldiğimiz noktadaki bu kalitesizlik, bu kabızlık biraz da sizin suçunuz değil mi? diye… Devamını oku
Pek Yakında: Livide
Yazan: Murat Kızılca 30 Ekim 2011
Kategori: Pek Yakında
À l’intérieur (Inside, 2009) ile kariyerlerine görkemli bir başlangıç yapan Alexandre Bustillo ve Julien Maury bir sonraki filmlerini de beraber yönetme kararı aldı. Livide (Livid) ismini taşıyan yeni filmlerinin konusu kısaca şöyle:
“Genç Lucy’nin stajyer hasta bakıcı olarak ilk iş günüdür. Serebral (beyinsel) komadaki yaşlı bir kadın olan Mrs. Jessel’i büyük ve ıssız evinde ziyaret eder. Mrs. Jessel eskiden meşhur bir dans öğretmenidir. Lucy tesadüfen yaşlı kadının evinde bir yerlerde değerli bir hazine sakladığını öğrenir. Arkadaşları William ve Ben ile evi araştırmaya karar verirler. Gece olduğunda gizlice kendine özgü gariplikleri olan eve girerler. Mrs. Jessel’in hazinesinin peşindeki gençler birtakım doğa üstü korkunç olaylarla karşılaşırlar. Bu olaylar Lucy üzerinde sonsuza kadar devam edecek değişikliklere sebep olur.”
Filmlerini bir ‘peri masalı’ olarak isimlendirmeyi seçen yönetmenler, verdikleri röportajda Livide’in eski Hammer ve diğer klasik janra filmlerine saygı duruşu olduğunu söylediler. Ayrıca seyirciden bir önceki filmlerinde olduğu gibi ağır bir kan banyosu beklememeleri gerektiğini üstüne basarak vurguladılar. Devamını oku
The Woman (2011)
Yazan: Murat Kızılca 29 Ekim 2011
Kategori: Film İncelemeleri, Gore Filmleri, Korku Filmleri, Son Yazılarımız
The Woman 2011 yılı mahsulü Lucky McKee tarafından yönetilmiş olan ABD yapımı bir film. Senaryoyu ünlü yazar Jack Ketchum ve McKee beraber yazmışlar.
Ketchum ve McKee, beraber yazdıkları The Woman isimli romanı film ile aynı zamanda piyasaya sürdüler. The Woman, Ketchum’un Off Season ve Offspring ile başladığı, medeniyetten uzakta hayatlarını sürdürmeyi başarabilmiş insan eti yiyen bir grup insanın hikayelerini anlattığı serinin şimdilik son kitabı. Bu serideki kitaplardan Offspring, gene aynı isimle, 2009 yılında Andrew van den Houten’ın yönetmenliğinde sinemaya uyarlanmıştı. The Woman, Offspring’in (romanın ve filmin) kaldığı yerden devam ediyor.
The Woman, 1975 doğumlu yönetmen Lucky McKee’nin beşinci uzun metraj filmi. Yönetmenliğini Chris Sivertson ile beraber yaptığı ilk filmi All Cheerleaders Die (2001)’dan sonra bir başına yönettiği May (2002) ile adından söz ettirmeyi başaran McKee, 2006 yılında Masters of Horror isimli sevilesi korku seriyali içindeki zayıf halkalardan biri olan Sick Girl’ü çekti. Aynı sene içinde vasat bir deneme olan The Woods ile korku filmlerine devam dedi. Jack Ketchum’un romanından sinemaya uyarlanan Red (2008)’de sebepsiz yere köpeğini öldüren gençlerden intikamını alan yaşlı ve yalnız bir adamın hikayesini anlattı. The Woman yönetmenin şimdilik son ve bence en başarılı filmi. Devamını oku

















