46 Yıllık Yalnızlık Sona Eriyor: Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri

46 Yıllık Yalnızlık Sona Eriyor: Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri,  23. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde gösterilecek.

TC. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Çankaya Belediyesi’nin katkılarıyla, Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından 15 -22 Mart tarihleri arasında, 23. kez düzenlenen Ankara Uluslararası Film Festivali, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin değerli katkıları ve Heper ailesinin izni ve desteği ile Alp Zeki Heper’in ‘Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri’ni, Türkiye’de ilk kez gösterime sunuyor.

Filmlerin perdeyle buluşmasını engelleyen yargı kararlarından ilki Danıştay tarafından, 1966’da alındı. 27 yaşında genç bir yönetmenin ilk uzun filmi sinema tarihimize adını bu özelliğiyle yazdırdı. Zamanın ‘Film Komisyon Kontrol Kurulu’  Heper’in filmini  ‘müstehcen’ bulmuştu. Danıştay kararıyla filmin gösterimi yasaklandı. Yönetmen bir gazete röportajında “Aşk hiçbir zaman müstehcen olmamıştır. Aşka karşı tutumdur müstehcen olan. …özgürlükle baskıyı, şiddeti, işkenceyi karşı karşıya getirmeye çalışmıştım. Anılarla ilgili zor anlatımlı olan bir filmdi. Sevginin, tutkunun, işkenceyi, baskıyı yok etmesini dilemiştim. Özgürlüğün delice bir sevgi olduğunu düşünüyordum. Öyle simgelemeye çalışıyordum özgürlüğü. Müstehcenlikle suçlandım. En sonunda yazan, yöneten, kurgulayan, görüntüleyen, oynayan, yapımcı ve seyirci de olabilirim. Yani tek başıma da izlemek zorunda kalabilirim filmlerimi…” demişti bu karara karşılık.

Paris Yüksek Sinema Enstitüsü’nün yetenekli öğrencisi Alp Zeki Heper, ödüllü iki kısa filminin ardından Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri’ni çekti. Film Danıştay tarafından yasaklandı  ve Heper’in hayatı bu kararın gölgesinde geçti. 

Heper, yasaklanan filmin tek kopyasını Sami Şekeroğlu’na verdi. Prof Şekeroğlu, Ankara Film Festivali için kaleme aldığı yazıda o günleri şöyle anlattı: “Başka bir gün Akademi’de bir sergi açılışında rastladım. Eşini tanıştırdı ve filmini getireceğini söyledi. Birkaç gün sonra “Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri”nin negatifini getirdi.‘Bunu sana hediye ediyorum. Ama söz ver hiç kimseye göstermeyeceksin’ dedi. Biraz yumuşatmaya çalıştım ama ikna edemedim. ‘Ömrüm boyunca sana güvendim. Vasiyetimdir, göstermeyeceksin’dedi. O’nu kaybettiğimizi duyduğumda çok üzülmüş ve onun için bir gösteri yapmayı arzulamıştım. Ama söz vermiştim, filmi göstermem doğru olmaz diye vazgeçtim. Araştırmacılar ve kızı hariç hiç kimseye göstermedim. Emekli olduğumda da filmi bu bilgilerle Üniversiteye verdim. Bir ay önce STM Müdüresi Prof. Asiye Korkmaz, Ankara Film Festivali yöneticilerinin filmi göstermek istediğini söyledi. Artık benim böyle bir yetkimin olmadığını, bu kararı verme hakkına Üniversitenin ve varislerinin sahip olabileceğini belirttim.”

Bu, Ankara Film Festivali için, Alp Zeki Heper’e saygı duruşu. Filmin izleyiciye ulaşmasını sağlayan Prof. Sami Şekeroğlu’na, Prof. Asiye Korkmaz’a, Prof. Alev İdrisoğlu’na, Heper ailesine ulaşmamızı sağlayan Can Oktay Heper’e, Beysun Tarımer’e, Fatoş Heper’e ve tüm Heper ailesine şükranlarımızı sunarız.

Alp Zeki Heper iftiharla perdede.

Gösterim Tarihleri:  19 & 20 Mart 2012 – Saat: 21:30 – Batı Sinemaları Salon 1

Yazar hakkında: Öteki Sinema

Öteki Sinema editörleri Prometheus'un David'i gibi... Siz uyurken bile, hoşunuza gidecek yazıları buluyor, itinayla hazırlıyor ve yayına sunuyor. Öteki Sinema çalışıyor!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir