5 İkonik İtalyan Aktris

İtalya’nin divaların memleketi olması hiçte şaşırtıcı değil. Sinemanın başlangıcından ve Hollywood’dan yıllar önce İtalyan divaları seyirciyi güldürüp ağlatıyorlardı. Francesca Bertini, Lyda Borelli ve Pina Menichelli gibi sessiz film yıldızları, benzeri görülmemiş bir heyecan ve performanslarıyla sükse yarattılar, sesin gelmesiyle bile kalitelerinden ödün vermediler. Sesli dönemde Isa Miranda, Alida Valli ve Clara Calamai’nin yanı sıra Anna Magnani de eşsiz İtalyan oyunculuğuyla öne çıkan oyuncular arasında. Magnani, ikonikleşmiş İtalyan aktrislerini incelemek için başlanılacak en iyi örnek olarak görülüyor.

Sexy lady Anna Magnani.:

Anna Magnani

Başlıca Filmleri

Rome Open City (1945), Bellissima (1951), Mamma Roma (1962)

Onu bu kadar özel yapan şey ne?

Dramla oldukça ilişkili olmasına rağmen Anna Magnani, diğer İtalyan yıldızları gibi komedide de ustalaşmıştır. Roberto Rossellini’nin Rome Open City’si gibi ilgi uyandıran, gerçekçi filmleri Hollywood’un kapısını aralamıştır. Tennessee Williams’ın onun için özel olarak yazdığı oyunun, Daniel Mann’in 1955 yapımı The Rose Tattoo uyarlamasında En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ının sahibi olmuştu. Aynı zamanda, bir başka Williams uyarlaması The Fugitive Kind’da (1960) Marlon Brando ile birlikte oynamıştır. İtalya’ya döndüğünde Pier Paolo Pasolini’nin Mamma Roma (1962) filminde başrolü kapmıştır. Magnani’nin son filmi, Alfredo Giannetti tarafından yönetilen ve Ennio Morricone’nun müziklerini bestelediği Three Women (1971) yeniden keşfedilmek için bekliyor.

En İyi Anı

Pasolini’nin Mamma Roma filmindeki gece yürüyüşü heyecan dolu, ama Rome Open City’deki Magnani’nin karakteri Pima, Nazilerin elinden kaçmasının ardından umutsuzca nişanlısını bulmak için çabaladığı o harika sahneyi göz ardı etmek zor.

Bitter Rice (1949)

Silvana Mangano

Başlıca Filmleri

Bitter Rice (1949), The Gold of Naples (1954), My Wife (1964)

Onu bu kadar özel yapan şey ne?

Giuseppe De Santis, Bitter Rice filmi için başrol arayışına girdiğinde aklında Rita Hayworth vardı. Birçok İtalyan oyuncunun denenmesinin ardından De Santis ve yapımcı Dino De Laurentiis, eski Miss İtalia seçilen, genç ve daha önce kamera önü deneyimi olan Silvana Mangano’yu seçerler.

Mangano ve De Santis performansın hayli seksi olması yönünde birçok eleştiri aldılar, ancak hiç şüphe yok ki bu kalıcı bir etki yarattı, Mangano gelecek projelerinde seyircinin benzer rol beklentileriyle mücadele etmek zorunda kaldı. Bitter Rice’ın çekiminden kısa bir süre sonra De Santis ile evlendi, ama projelerini seçerken oldukça seçici davrandı. 30’lu ve 40’lı yaşları arasında altın çağını yaşadı, Pasolini (Oedipus Rex, Theorem, The Decameron) ve Luchino Visconti (Death in Venice, Ludwig, Conversation Piece)gibi yönetmenlerin filmlerinde zarafet ve bir duruş kattı.

En İyi Anı

Vittorio De Sica’nın The Gold of Naples’ının bir bölümünde Mangano, Teresa adında bir işadamıyla sahte bir evlilik yapan hayat kadını rolünde. Bölümün sonundaki, Teresa bir gece Naples’ın boş sokaklarında tek başına kocasıyla yüzleşmek için geri dönmeye karar verdiği sahne kesinlikle nefes kesici. 5 dakikalık konuşmada tavrının üzüntüden, kızgınlığa sonrasında da kabullenmeye dönüştüğünü izliyoruz.

Red Desert (1964)

Monica Vitti

Başlıca Filmleri

Red Desert (1964), Jealousy, Italian Style (1970), That’s How We Women Are (1971)

Onu bu kadar özel yapan şey ne?

Michelangelo Antonioni’nin çağdaş sinemasını düşünün ve kuşkusuz bir oyuncu hemen akıllara gelir: Monica Vitti. Yönetmenin serisinde (L’avventura, La notte, L’eclisse, Red Desert) büyüleyici derecede güzel, çoğunlukla anlaşılmaz güçlü ve ciddi karakterlere hayat verir. 1960’lardan bu yana, harika bir komedi oyuncusuna dönüştü. Vitti, Ettore Scola, Mario Monicelli ve Dino Risi gibi yönetmenlerle mükemmel bir iş birliği içerisinde bulundu.

En İyi Anı

L’eclisse’ın açılış sahnesinde, uzun süredir birlikte olan Victoria (Vitti) ve Riccardo (Francisco Rabal) heyecanlarını kaybederler ve duygularını ifade etmekte zorlanırlar. Red Desert dram oyuncusu olarak yer aldığı kariyerindeki en üst nokta, ama Risi’nin That’s How We Women Are filmiyle komediyi yakaladı. Peter Sellers’ı aşırı titiz müzisyenden, sert Napolili 22 çocuk annesine kadar değişkenlik gösteren oynadığı 12 ayrı rolle utandırır.

Two Women (1960)

Sophia Loren

Başlıca Filmleri

Two Women (1960), Yesterday, Today and Tomorrow (1963), A Special Day (1977)

Onu bu kadar özel yapan şey ne?

En meşhur İtalyan aktris olan Sophia Loren, Mangano gibi adından çok söz ettirdi, ancak ikisi arka planları ve huylarıyla çok farklılar. Mangano hiçbir zaman diva olmaya çalışmadı ve sık sık şöhretinden rahatsız olurken, Loren uluslararası bir yıldız olarak anıldı. Mangano gibi yapımcıyla (Carlo Ponti) evlendi, ama kariyerini yönlendirmesi konusunda kendisine izin verdi.

Çıkışını 19 yaşındayken yaptı, The Gold of Naples’ın bir bölümünde evlilik yüzüğünü kaybetmiş bir pizzacı rolünde. 1955 ve 1960 arasında Hollywood için bir dizi film yaptı, Cary Grant, Frank Sinatra, Anthony Quinn, John Wayne ve Clark Gable gibi oyuncuların karşısında yer aldı. De Sica’nın savaş filmi Two Women, oyunculuğunu test ettiği ilk filmdi. Doğrusu, De Sica’nın diğer filmleri Yesterday, Today and Tomorrow, Marriage Italian Style (1964), Sunflower (1970) ve The Voyage (1974) Loren’ın önemli rollerin üstesinden geldiğini kanıtladı.

En İyi Anı

Doğru ya da yanlış Loren, Yesterday, Today and Tomorrow filminde Marcello Mastroianni’ye striptiz yaptığı sahne en akılda kalanı, daha sonra bu sahne Robert Altman’ın 1993 yapımı filmi Prêt-à-porter’da tekrardan canlandırıldı.

De Sica ile yaptığı işler dışında Mastroianni’yle birlikte Scola’nın A Special Day filminde harika bir performans sergiledi. Mayıs 1938’de Roma’da bir apartmanda, Adolf Hitler’in şehri ziyaret etmesiyle başlar ihtişam ve törenden çok uzakta, ağırbaşlı bir ev kadını olan Antonietta’yı (Loren), radyodaki görevinden kovulmuş Gabriele (Mastroianni) ile tanışırken buluruz. Bir sahnede, ikili Antonietta çatıyı temizlerken ve politik görüşlerini tartışırlar. Bir zaman sonra Gabriele’ye bağlandığını hisseder. İki oyuncu tarafından harika canlandırılan bu sahnede Loren oldukça savunmasız ve hassas.

Once upon a Time in the West (1968)

Claudia Cardinale

Başlıca Filmleri

Girl with a Suitcase (1961), Sandra (1965), Once upon a Time in the West (1968)

Onu bu kadar özel yapan şey ne?

Tunus’da doğup büyüyen Cardinale’nin ilk İtalyan filmi Mario Monicelli’nin 1958 yapımı komedi filmi Big Deal on Madonna Street’dir. Aşırı korumacı Sicilyalı bir dolandırıcının kız kardeşini canlandırır ve yapımcı Franco Cristaldi’ye (sonrasında evleneceklerdir) geleceğin yeni büyük yıldızı ve seks sembolü olacağının garantisini verir. Pietro Germi’nin suç gerilimi The Facts of Murder (1959) Cardinale’nin oyuncu olarak gelişmesinde dönüm noktasıdır.

1960’lar ve 70’lerde, filmleri kısa zamanda en etkileyici Avrupalı oyunculardan biri haline dönüşmüştür ve gelecek yıllarda İtalyan sinemasının klasikleri olacak olan Visconti’nin Rocco and His Brothers’ı (1960) ve The Leopard’ında (1963), Federico Fellini’nin 8½’ı (1963) ve Sergio Leone’nin Once upon a Time in the West’inde boy gösterecektir. Genellikle Magnani, Mangano, Loren ve Vitti gibi diğer oyuncuların arasında parlardı ve yapımcılar Cardinale’ye büyük roller vermekten hiç çekinmediler. 1960’ların başında Valerio Zurlini’nin Girl with a Suitcase ve Visconti’nin Sandra’sında iki büyük rolünü oynadı.

En İyi Anı

Once upon a Time in the West’de, Cardinale’nin karakteri Jill McBain, Flagstone’daki tren istasyonuna varması, 1960’lar sinemasının en unutulamaz sahnelerinden biridir. Kocası Brett’in onunla buluşmayacağını anlayınca Jill istasyonu terk eder. Leone, filmin bu bölümünü tek çekimde yapar, Ennio Morricone’nin müziği eşliğinde kamera istasyonun üstüne yükselir.

Çeviri: İrem Naz Güvel

Kaynak: bfi.org.uk.

Yazar hakkında: Öteki Sinema

Öteki Sinema editörleri Prometheus'un David'i gibi... Siz uyurken bile, hoşunuza gidecek yazıları buluyor, itinayla hazırlıyor ve yayına sunuyor. Öteki Sinema çalışıyor!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir