Gece Yaratıkları Dehşet Saçıyor…

80’li yıllardan kalma 3 kült geceyarısı filmi DVD’sini, siz Fantastik Sinema tutkunlarına tanıtmak istiyorum. Bunlardan ilki, geçtiğimiz aylarda (21 Mayıs 2007) beyin tümörü yüzünden yaşama veda eden İtalyan yönetmen Bruno Mattei’nin (Vincent Dawn takma adıyla da bilinir) iki filmini barındırmakta. Çift taraflı bu disk, ilginç korku ve fantastik filmlerin DVD’lerini yayınlayan Amerikan şirketi Anchor Bay tarafından piyasaya sürülmüş. Mattei’nin imzasını taşıyan iki filmden ilki olan Virüs (Hell of the Living Dead) her Zombi filmi severin arşivlerinde olması gereken bir film. Öbürü, Fareler-Dehşet Gecesi (Rats-Night of Terror) ise, Kıyamet Sonrası (Post-Apocalyptic) filmler ile Hayvanların Dehşeti temasınının karışımı su katılmamış bir Trash sinema örneği. Her iki film de orijinal negatiflerinden dijital olarak temizlenip DVD’ye konmuş, sansürsüz, kesiksiz yayınlanmışlar…

1980 yapımı Virüs’te; gizli bir deney laboratuvarında sızıntı olur. Bundan etkilenen farelerden biri görevlilere saldırır. Isırılan adam zombiye dönüşür ve başkalarını ısırır. Böylece zombiler her yere yayılmaya başlarlar. Tema bildik. Öykü farklı bir şey anlatmıyor. Ama Mattei’nin derdi öykü anlatmak değil. DVD’nin içindeki söyleşide de bahsettiği gibi, derdi Fumetti (İtalyan çizgi romanı) tarzı bir anlatımı George A. Romero’nun Yüzde 99 Ölüm (Dawn of the Dead-1978) filmine benzer karakterlerle karıştırarak eğlenceli ve ticari bir film yapmaktır. Tabii ki aşırı kanlı özel efektlere dayanarak. Zaten filmi ayakta tutan iki şey var; bunlardan biri fütursuzca kullanılmış etli ve kanlı sahneler, öbürü ise ünlü Goblin gurubunun muhteşem müziği… Müzikler Romero’nun Yüzde 99 Ölüm’ünde kullanılanların aynısı. Mattei bir tanıdığı vasıtasıyla müzikleri filmde kullanmak için özel izin aldığını bizzat söyleşide anlatıyor. Filmin iki ayrı versiyonu var. Kısa olanı video furyası döneminde bizde de Virüs (Hell of the Living Dead) adıyla yayınlanmıştı. Bu DVD’deki versiyon ise uzun ve içinde çeşitli belgesellerden stok görüntüler barındıran versiyon. Sonu da değişik bitiyor. Mattei her ne kadar, sadece eğlenceli bir film yapmak için yola çıktığını söylese de, film kör göze parmak sokarcasına çevreci mesajlar vermeyi de ihmal etmiyor….

Diskin arka yüzündeki, Fareler-Dehşet Gecesi’nde (1984) ise olaylar nükleer savaşlardan sonra çorak topraklara dönmüş olan 2015’yılının dünyasında geçiyor. Bu yönüyle başlangıçta Çılgın Max 2 (Mad Max 2-George Miller-1981) klonu, İtalyan filmlerinden biri havasını verse de, kısa süre sonra bu hava yerini “Fareli” dehşet filmlerine terkediyor. Bir gurup kadınlı erkekli tipik çorak topraklar savaşçısı, yiyecek ve barınacak yer ararlarken geldikleri bir hayalet kasabada ete ve kana susamış farelerin saldırısına uğruyorlar. Farelerin olduğu bölümlerdeki özel efektler çok zavallı kalıyor. Hayvanlar, saldırmayı bırakın çevrelerinde olanı biteni umursamıyorlar bile. Oyuncular saldırıya uğramışlar hissi versin diye fareleri zorla alıp üzerlerine koyuyor ve çığlıklar atıyorlar. Ama komik olmaktan öteye gidemiyorlar. Mattei, DVD’deki söyleşide fareler için; “Onlar iyi oyuncu değillerdi.” diyor ve gülüyor. Filmi de bu tarz sahneler eğlenceli kılıyor bence. Filmin finali ise ilginç bir sürprizle noktalanıyor. Ne mi? Tabii ki anlatmayacağız… DVD’de bu iki filmin dışında, orjinal fragmanlar, Hell Rats of the Living Dead adında bir Bruno Mattei söyleşisi, Bruno Mattei biyografisi ve zengin içerikli bir Poster-Foto galerisi de var…

Sıradaki filmimiz 1986 yapımı Gece Yaratıkları (Neon Maniacs), dönemin video manyakları tarafından kutsanmış bir kült film. Öykü San Fransisco’da Golden Gate köprüsünün yakınlarında kanlı bir cinayetle başlıyor. Daha sonra geceleri köprünün altındaki dehlizlerden çıkan bir gurup acaip yaratık -ki bunlar; Samuray, Cellat, Vietnam Gazisi, Mağara Adamı gibi kılıklara bürünmüş, zombi ya da canavar tipli yaratıklardır- çevredeki parklarda eğlenen, alem yapan gençlere saldırıp katliam yapıyorlar. Cinayetler artıyor. Akan kan durmak bilmiyor. Sonra bir gurup zeki insan bu yaratıkların zayıf noktalarını bulup onlara karşı savaşmaya başlıyorlar… Gece Yaratıkları, barındırdığı canavar tiplemeleriyle aşırı kitsch bir havaya sahip. 80’li yılların disko gençliği, parklarda bira içip sevişmeler, canavarlar tarafından katledilmeler ise 13. Cuma (Friday the 13th) filmlerini aratmıyor. Özenle çekilmiş görüntüler eşliğinde ilerliyor film. Ama asıl, yaptıkları işe asla inanmayan oyuncular ve disko tarzı bir soundtrack Gece Yaratıkları’nı keyifle izlenebilen, bir “Trash” filme dönüştüren en önemli etmenler… Bu DVD’yi de Anchor Bay dijital olarak temizleyip yayınlamış. Üzücü olan ise içinde filmin fragmanından başka bir ekstra olmaması…

Son olarak ta 1985 yapımı Çivili Silah Katliamı’ndan (Nail Gun Massacre) sözedelim. Terry Lofton ve Bill Leslie’nin birlikte yönettikleri aşırı düşük bütçeli bir “Gore” intikam filmi bu. Milyonlarca izleyiciye hitabetme kaygısı olmaksızın çekildiğinden, şiddet ve kan kullanımında sınır tanımamış yapımcılar. Bandrol öncesi video döneminden aşina olduğumuz bu filmin, sonunda kesilmemiş bir kopyası, temizlenerek, saygın Alternatif Sinema filmleri yayınlayan Amerikan şirketi Synapse Films tarafından “Special Edition” olarak yayınlandı. Çivili Silah Katliamı’nın özellikle de çıplaklık ve seks barındıran sahnelerinde 70’li yılların porno filmlerinin atmosferini hissetmemek elde değil. Elinde çivi fırlatan, havalı inşaat tabancası ile, motorsiklet kaskı takmış, etrafa dehşet saçan cani karakter ise, 13. Cuma (Friday the 13th) filmlerinin Jason’unu anımsatıyor. Katil küçük Amerikan taşrasında oradan oraya dolaşarak ölüm saçıyor. Kasaba şerifi ve cinayetler konusunda uzman kişiler ise peşine düşüyorlar. Film bir inşaat şantiyesinde inşaat işçilerinin genç bir kadına hayvani bir şekilde tecavüz etmeleriyle başlıyor. Sonra bu motorsiklet kasklı, çivili silahlı kişi çıkıp, inşaat işçilerini tek tek öldürüyor. Etraf üzerleri inşaat çivisi ile dolu, kanlı cesetlerle dolmaya başlıyor… Teksas Katliamı (The Texas Chainsaw Massacre-Tobe Hooper-1974) ya da yukarıda da belirttiğimiz gibi 13. Cuma (Friday the 13th-Sean S. Cunningham-1980) filmlerinin gişe başarısından sonra, küçük yapımcılar cesaret alıp benzer türde filmler yapmaya başladılar. İşte Çivili Silah Katliamı da bunlardan biri. Hatta bazı yerlerde adı Texas Nail Gun Massacre olarak ta geçiyor. Aşırı şiddet ve kan dolu bu filmi sadece türün meraklılarına önerirken, midesi hassas olanların uzak durmalarını tavsiye ediyoruz… Bu “Special Edition” Nail Gun Massacre DVD’sinin içinde; 2005 yapımı Nailed adlı, yine yönetmenlerden biri olan Terry Lofton tarafından çekilmiş uzun bir Çivili Silah Katliamı belgeseli var. Çıkarılmış sahneler, Tanıtım fragmanları, çekim notları da ekstralar seçeneklerinin içinde…

Virüs (Hell of the Living Dead / Night of the Zombies / Zombie Creeping Flesh) / İtalya-İspanya-1980 / Yön: Bruno Mattei (Vincent Dawn) / Oyn: Margit Evelyn Newton, Franco Garofalo, Selan Karay
Görüntü: 1.85:1 / Dil: İngilizce / Altyazı: Yok

Gece Yaratıkları (Neon Maniacs / Evil Dead Warriors) / A.B.D.-1986 / Yön: Joseph Mangine / Oyn: Alan Hayes (Clyde Hayes), Leilani Sarelle, Donna Locke
Görüntü: 1.85:1 / Dil: İngilizce / Altyazı: Yok
Film: ***** / Görüntü Kalitesi: ***** / Ses: ****

Çivili Silah Katliamı (Nail Gun Massacre / Texas Nail Gun Massacre) / A.B.D.-1985 / Yön: Bill Leslie ve Terry Lofton / Oyn: Rocky Patterson, Ron Queen, Beau Leland, Michele Meyer (Michelle Meyer)
Görüntü: 1.78:1 / Dil: İngilizce (Dolby Digital Mono) / Altyazı: Yok
Film: ***** / Görüntü Kalitesi: ***** / Ses: ***

Not: okuduğunuz yazı, DVD+ dergisinin,Temmuz 2007 sayısındaki Tehlikeli Bölge adlı köşemde yayınlammıştır. burada, modifiye edilerek ikinci yayınlanışıdır.

Kaynak: http://fantastiksinema.blogspot.com/2007/08/80li-yillarin-gece-yaratiklari-dehet.html

Yazar hakkında: Metin Demirhan

(1965, İstanbul - 1 Kasım 2007, İstanbul), Türk sinema yazarı, kısa film yönetmeni ve karikatürist. Profesyonel meslek yaşamının karikatürle ilgili cephesinde "Kozmo Fare" gibi kendi yarattığı bazı çizgi karakterlerle; sinema yazarlığında ise özellikle "B-film" denilen, gösterime çıktıkları ilk zamanlarda çok fazla ilgi görmeyip küçümsenmiş, ancak sonraki dönemlerde ise "kült yapıt" düzeyine erişmiş düşük bütçeli yerli ve yabancı sinema filmleri konusundaki uzmanlığıyla tanınmıştır.

Bir yorum var

  1. Harika bir yazı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: