Acıklı bir Durum…

Yazan: 01 Haziran 2009  
Kategori: Haber - Etkinlik

Masis’in ve benim en gözde filmlerimizdendir; In The Mouth of Madness…

Film, John Carpenter ustanın henüz yakıtı varken çektiği akıllara zarar Lovecraft’vari öyküsüdür ve hikayedeki yazar Sutter Cane’in (Stephen King özenmesi) başına gelenler hakikatten dudak uçuklatır. Fantastik filmsever için gerçek ve en büyük ödüllerden biridir bu film.

bir kere öykü inanılmazdır: Dünyaca ünlü bir korku romanı yazarı olan Suttor Cane aniden ortadan kaybolur. Yayımcısı tarafından özel bir sigorta müşettişi olan John Trent yazarı bulmak için tutulur. Tent iz peşinde ilerlerken sadece yazarın romanlarında bulunan bir şehire gelir. Artık gerçek ve hayal birbirine karışmıştır…

Tabi zaman herşeyi aşındırıyor. Haftasonları, suyunun suyu slasher’lar için AVM’lerde ki salonları dolduran sürü, nedense bu filmden pek hazzetmez,  “Baba bu mu bu kadar övdüğün film!” diyerek hem filmi hem de bizi alır yerden yere çarpar.

Durum böyle acıklı iken bu hafta ki “Uykusuz” Ersin Karabulut’un köşesi “Sandık içi”nde bu filmle ilgili bizde oluşan beğenme ve beğendirememe acıklısallığını çizdiğini görünce en azından bir kısmını paylaşayım istedim. Tamamını merak edenler “Uykusuz” alsın çünkü çok şahane… Adamlar deli gibi çiziyorlar, memlekette atmosfer yaratıyorlar, desteklemek şart. (resmin üstüne tıklayın, okunacak kadar büyüyor…)

img_0116Ersin Karabulut yalnız değilsin! Hepimiz Sutter Cane’iz!

Merek edenler için Masis’in yazdığı In The Mouth of Madness kritiği de burada

Reblog this post [with Zemanta]

Yazarımız: Murat Tolga Şen

Murat Tolga Şen tarafından yazılmış 488 Öteki Sinema yazısı var..

Çocukluğu Samsun'da eniştesinin müdürü olduğu sinemada film izleyerek, film parçalarına oyuncak merceğinde bakarak geçti. 2005 yılının sonunda "Öteki Sinema" yı kurdu. Sitede editörlük yaparken bir yandan da Beyazperde, Cinedergi ve Medyaradar'da yazıyor. Motor, yelken ve fotoğraf tutkunu... Film izlemeyi ve filmler hakkında yazmayı herşeyden daha çok seviyor.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Yorumlar

"Acıklı bir Durum…" için 8 yorum

  1. Masis Üşenmez tarafından 01 Haziran 2009 11:14 tarihinde 

    Ersin’in yazısını okumuştum bu hafta, gerçekten sevdiğim bir bölüm sandık içi:)

  2. can evrenol tarafından 01 Haziran 2009 13:25 tarihinde 

    Kesinlike Uykusuz’da çok önemli bir atmosfer var Murat Tolga haklısın. 90ların sonundaki L-Manyak kadrosundan beri, bir ara Lombak, hatta Kemik’te böyle güzel kadrolar zaman zaman bir araya gelip muhteşem öyküler, atmosferler ve bir edebi platform oluşturmuşlardı (bir yandan da çok sivri ve şahsına münasır olurken)
    özellikle psikoanalitik kavramlardan ”The Abject” konusunda L-Manyak’tan beri gelen pislik, iğrençlik ve cinselliğin ele alınışını çok ama çok önemli buluyorum.

    ayrıca ben de çok severim In The Mouth of Madness’ı abi beni yazmayı unutmuşun : )

  3. gorcun tarafından 01 Haziran 2009 13:38 tarihinde 

    Ersin Karabulut benzer durumları daha öncede çizmişti. Sandık içinin yanı sıra yeraltı öyküleri vardır. Fantastik uçuk hikayelerin olduğu Ötekisinemada yer alan filmlerden farksızdır konuları. Heralde Amerika’da çizerlik yapsaydı şimdiye kadar çoktan remake’leri yapılırdı hikayelerinin :) ) Hastasıyız.

  4. Murat Tolga Şen tarafından 01 Haziran 2009 14:31 tarihinde 

    Ersin Karabulut’un çizgilerini çok beğeniyorum ve karikatürden ziyade çizgiromana yakın buluyorum. Uzun metraj fantastik bir ÇR çizse çok esaslı olur kanaatindeyim.

  5. gorcun tarafından 01 Haziran 2009 14:46 tarihinde 

    Remake yerine uyarlama demek istemiştim yanlış olmuş. Uzun metraj konusuna bende katılıyorum. Belki ilerde böyle bir eser ortaya koyar yada kafasında proje olarak vardır. Takip edip görmek lazım.

  6. Harkornen tarafından 01 Haziran 2009 16:36 tarihinde 

    Biraz konu dışı gibi ama bağlantılı bir yorumda bulunmak isterim: Bu durum sadece filmlerle sınırlı değil, 80 lerden gelme eski bir yabancı şarkıyı kulaklıksız iş yerinde dinlerseniz alacağınız tepki yazıdaki “In The Mouth of Madness” örneği gibi oluyor.

  7. Horace Pinker tarafından 09 Haziran 2009 11:32 tarihinde 

    anlamadım şimdi In the Mouth of Madness mi konu uykusuz mu?
    en iyisi hem filmi sevelim hem de dergiyi alalım bu delemmada sorunsuz çözülsün…
    film için iki kelam; john Carpenter abimizden adrese teslim (ne demekse bu:)) üstün bir film bu. Hele Sam Neil abimizin her biryerleri haç ile çızıktırdığı sahneler yok muuuu…peh peh peh…o derece yani..
    seviyoruz çok

  8. xebdor tarafından 09 Haziran 2009 18:57 tarihinde 

    John Carpenter’ın en iyi filmlerinden biri olarak gösteriliyor. Carpenter 94′de bu fu filmi çektikten sonra bu olgunlukta başka bir film daha çekemedi ne yazık ki…


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!