Amerikalılar Bizi Yine Keşfetmiş!

Hürriyet pazar’da, Savaş Özbey imzasıyla bugün yayınlanan yazı öyle söylüyor “Dandik Türk filmleri Amerika’da moda olmuş!” hadi yaa! ciddi olamazsın!

Ulusal basının bizim “B” filmlerine, Yılmaz Atadeniz, Çetin İnanç gibi ustaların işlerine olan ilgisi, ABD ve Avrupa merkezli olarak artar ve azalır. Neredeyse her yıl yeni bir “ABD’liler bizim kötü filmlerimizi kapışıyor” haberi yapılır ve genel geçer bazı bilgi ve fotolarla süslenen bu haberler okuyucu da “AA bak Kilink’i Amerikalılar da seviyomuş” tadında bir duygu uyandırarak kendisini iyi hissetmesine sebep olur. Bu haberlerde ki ana tema ise Türkiye’de bu filmlere hiç ilgi olmadığı, kimsenin bu filmlerden haberinin olmadığı vs.dir.

Demek istiyorumki; “halt etmişşiniz!” Bu filmler hep popülerdiler ve Mondo Macabre belgeselinin de haklı isimlendirdiği üzere “Turkish Pop Cinema“sını temsil ederler. Hemen hepsi de gösterildiği dönemden bugüne hep hatırlanıp takip edilmiş yapımlardır. Ayrıca çok kötü örnekleri olabilir, ama çoğunluğu, formülleri doğru uygulayan, tür sinemasının tüm unsurlarını sıfıra yakın bütcelerde dahi başarmış gerçekten kaliteli işlerdir. Tarkan serisi örneğin; bu serinin tüm filmleri bir fantastiğin tüm vaadlerini yerine getiren, tempolu ve düzgün akan müthiş filmlerdir, fakat gel görki Hürriyet Pazar bugün bu filmlerden bahsederken açıkca “Dandik Türk filmleri Amerika’da moda oldu” manşetini kullanıyor ve çok ayıp ediyor. İnsan manşet atarken biraz düşünür yahu! An itibariyle google’a “Dandik Türk Filmleri” yazınca bu kardeşimizin yazısı çıkıyor. Ama sen nasıl bir otoritesinki bu filmleri anında dandik ilan ettin. Neye göre? Kime göre? Leman dergisinde zamanında böyle tipleri cezalandıran bir karakter vardı; adı Erkut Abi idi. Bu arkadaşa da onun tarzıyla bir ceza vermek lazım.

Türkiye’de kimsenin bu filmleri takip etmediği yalanını da bi kenara bıraksalar fena olmayacak… Öteki Sİnema‘da (burada ve blogcu’daki adreste) her daim 15-25 kişi online… Sinematik Türk sinema yazılarında kendini ve tüm blogları aştı, Çilek’in Dünyası yeni ama çok hızlı ve lezzetli… ilk iki blog Blograzzi‘de sinema kategorisinde ilk 10’da… Demekki ilgi duyuluyor, takip ediliyor! Bahsettikleri kadar merdivenaltı olduğumuzu hiç sanmıyorum. Ayrıca yazıda üstünkörü geçilen Homoti için google’a “Homoti” yazıp arayınca sonuçlarda en üstte, Sinematik‘de ve burada benim imzamla çıkan yazı insanın gözüne gözüne giriyor. Sezar’ın hakkını Sezara iade edip iki kelam bizden bahsetsene kardeşim! ama olmaz çünkü Türkler bu filmlerle ilgilenmiyor ya! Bu filmleri yazanlarla da ilgilenmezler! Neyseki Ali Murat Güven ve Rahmetli Metin Demirhan abilerimizi tek cümlenin içine sıkıştırabilmişler. Tabi Demirhan‘ın bu sene vefat etmesiyle ilgili en ufak bir bilgi yok ( kendisi biliyormu acaba? ) Ayrıca artık bu filmlerle ilgili haber yapan birinin şu ismi de mutlaka zerketmesi gerekiyor : Gökay Gelgeç

Sadece şu “Yeşilçam Remake’leri” yazısı bile bu ismi Alternatif (Hürriyet yazarının deyimiyle dandik) sinema okurları için önemli bir kalem yapıyor. Gerçi o rüştünü çoktan ispat etti ama biz ille de görmeyen gözlere sokmaya çalışıyoruz.

Bu arada Müjdat Gezen Homoti‘nin video kopyasını arıyormuş! Ustaya, filmin Xvidmania üzerinden indirebilir olduğu bilgisini ve hatta linkini de verelim.

Sabah gazetesi benzer bir haberi 2004 yılında yapmıştı linki burada

4 yıl geçtikten sonra hala keşfedildiğimizi hiç sanmıyorum! Bugün yayınlanan yazıyı, aynı sakızı çiğnediği için pek tutmadım ama ille’de okumak isteyenler buradan buyurabilir.

Yazar hakkında: Murat Tolga Şen

Çocukluğu Samsun'da eniştesinin müdürü olduğu sinemada film izleyerek, film parçalarına oyuncak merceğinde bakarak geçti. 2005 yılının sonunda "Öteki Sinema" yı kurdu. Beyazperde, Cinedergi ve Medyaradar'da yazıyor. Motor, yelken ve fotoğraf tutkunu... Film izlemeyi ve filmler hakkında yazmayı herşeyden daha çok seviyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir