Murat Tolga Şen

Çocukluğu Samsun'da eniştesinin müdürü olduğu sinemada film izleyerek, film parçalarına oyuncak merceğinde bakarak geçti. 2005 yılının sonunda "Öteki Sinema" yı kurdu. Beyazperde, Cinedergi ve Medyaradar'da yazıyor. Motor, yelken ve fotoğraf tutkunu... Film izlemeyi ve filmler hakkında yazmayı herşeyden daha çok seviyor.

Şubat, 2018

Ocak, 2018

Aralık, 2017

  • 15 Aralık

    Jurassic World 2: T-Rex Gelecek Dertler Bitecek mi?

    Hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan hazırladığımız yeni videomuzda Jurassic World Fallen Kingdom fragmanını masaya yatırıyor, yatırdığımız yerde pek de iyi davranmıyoruz!

  • 11 Aralık

    Özden Uzak Sinema ile Öz Arayışı: Buğday (2017)

    Semih Kaplanoğlu Buğday'da başka büyük sinemacılara ve eserlerine özeniyor ama o referansların üzerine orijinal bir şey koyamıyor ve geçmiş yapıtlarının bile gerisine düşüyor.

  • 4 Aralık

    Yeşilçam Sefaleti Gösteriyor: Canım Kardeşim (1973)

    Canım Kardeşim, toplumcu Türk sineması için bir çıkış noktasıdır ancak usta yönetmeni ve yıldız oyuncularına rağmen gişede tutmaması sebebiyle geciktirici bir etkiye de sahiptir. Eğer film başarılı olsaydı Ertem Eğilmez ve Tarık Akan bu yolda başka eserler de vererek gişe sinemacıları üzerinde yönlendirici olabileceklerdi.

Kasım, 2017

  • 22 Kasım

    Festival Turizminde Erken Rezervasyon Fırsatları!

    Ulusal yarışmasız Antalya Film Festivali’inin becerebildiği tek şeyin sinemacıları ve sinema yazarlarını birbirinden şüpheye düşürmek oldu kanaatindeyim.

  • 22 Kasım

    Lanthimos Sinemasında Geri Adım: The Killing of a Sacred Deer

    Kutsal Geyiğin Ölümü’nün senaryosu yüzyıllar evvel yazılmış. Filmdeki her karakterin Agamennon’un trajedesinde karşılığı var. Elbette Yunan mitolojisinden beslenen güncel öykülere bir düşmanlığımız yok, Yunanlı bir sinemacının bunu yapmasında da hiç sakınca yok ama Zehirli Sarmaşık misali geceyarısından sonra TV’de gösterilen 3. sınıf bir gerilim filmindekine benzer bir hikayeyi festival formülleriyle çekince ortaya bir başyapıt koymuş olmuyorsunuz.

  • 7 Kasım

    Bir Sevmek Bin Defa Ölmek Demekmiş: Happy Death Day (2017)

    Happy Death Day, 80’lerde moda olan ve hala her yıl pek çok örneğine rastladığımız gençlik korkularından biri… Genç güzel kızlar, yakışıklı çocuklar ve maskeli bir katil!

Ekim, 2017

Eylül, 2017

  • 16 Eylül

    Usta İşi Cin Korkusu: Siccin 4 (2017)

    “Yine mi cin filmi” demez iseniz ki demeyin, çünkü bu tema düzgün kullanıldığında gerçekten işe yarıyor ve Alper Mestçi de büyü, lanet, cinler gibi unsurları hikâyeye tam olması gerektiği gibi yerleştiriyor. Siccin 4 korkmak için çok iyi bir seçenek!

Ağustos, 2017

  • 31 Ağustos

    Kaçanı Kovalarlar: The Hunter’s Prayer

    Avcı’nın İntikamı’nın özellikle baştaki araba kovalamacası aksiyonu ve filmin ortalarındaki market baskını sayesinde, temposu yüksek adrenalin pompalayıcı bir seyirlik olduğunu düşünüyorum.

  • 23 Ağustos

    Science Fiction Volume One: The Osiris Child (2016)

    “Son Savaşçı” o çok sevdiğim kirli-paslı-tozlu bilim kurgulardan biri… Mad Max’le başlayan Avustralya bilimkurgusu kanalından seçkin bir örnek. Müthiş bir devam potansiyeli de barındırıyor.

  • 23 Ağustos

    Kadınlar Korkutuyor: XX / Korku Tüneli (2017)

    Korku Tüneli, Türk sinema seyircisinin alışık olmadığı türden bir yapım, 4 kısa korku hikayesinden oluşan bir seçki... Bu filmlerin ortak özelliği de hepsinin kadın sinemacılar tarafından yönetilmiş olması.

  • 13 Ağustos

    “Büyük Beyaz” Turistlerin Tadına Bakıyor: 47 Meters Down

    Denizde Dehşet, afişine, fragmanına bakınca Jaws’tan ilham almış bir gerilim filmi gibi duruyor ancak bu tam bir “köpekbalığı filmi” değil!

  • 10 Ağustos

    Game of Thrones: En Büyük Savaşlar!

    Son sezondaki muhteşem 4. bölümün hatırına; Game of Thrones dizisinin 6 sezonluk macerasından seçtiğim 6 savaş sekansı... 

Temmuz, 2017

  • 30 Temmuz

    Susuz Yaz, Sinemasız Portakal…

    Solcu sinemacılarımız vardı ve onlar sandı ki, otosansürlü senaryolarla fon kemirerek çektikleri filmlerle festivalleri dolaşıp, ödülleri toplayarak devam edecekler ve bu sonsuza kadar sürecek!

  • 11 Temmuz

    Cumali Ceber: İşimiz Gücümüz Şebeklik!

    Bunu, kimin söylediğini ve nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama bir sinema otoritesi zamanında şöyle bir laf etmiş; “Türkler film çekemez, çekerlerse de en fazla komedi çekerler”.