Baba Şefkati Görmemiş Tüm Kız Çocuklarına: O Kul

Öteki Sinema olarak tarzımız aşağı yukarı belli ama bazen “sinema” bambaşka bir amaçla yola çıktığında biz de genel çizgimizin dışına çıkarak tüm gücümüzle bu çabayı desteklemek istiyoruz. O Kul sonuna kadar desteklenmeyi hakeden, 2010 yılına geldiğimizde bile bazı konularda ne kadar ilkel kaldığımızı gösteren tokat gibi bir film… Vizyona giren onlarca yeni Türk filmi içerisinde nitelik olarak belki de en “öteki” olabilen, hap yapıp para kapmak derdinde olmayan, asıl derdimizi anlatan türden bir yapım ve her daim desteklenmeyi hakediyor. Öteki Sinema‘nın gücünün “Türkiye’nin en çok okunan sinema bloguyuz…”  diye hava atmaktan başka bir işe yaraması adına…

Filmin gönüllü tanıtımını üstlenen Nizam Eren filmle ilgili duygusal sorumluluğundan şöyle bahsediyor; Ülkenin doğusunda olduğu sanılan yoksulluk, kız çocuklarını ret etmek, okula göndermemek gibi olgular aslında toplumsal ve maalesef kültürel bir sorun olarak batı da yaşanmaktadır. Hem de ummadığımız kadar

Yönetmenin yıllar önce İstanbul’da kendi mahallesinde, kendi sokağında tanık olduğu filmde anlatılanlara benzer olay, filmin asıl alt yapısını oluşturmuştur. Şu anda 34 yaşında olan yönetmen, 16 yaşında tanık olduğu olayları yakın zamanda okuduğu bir gazete haberinin tetiklemesi ile motor deme zamanının geldiğine karar vermiş. Haberde, doğan bir kız çocuğunun kendi babası tarafından öldürülüp gömülmesi maalesef bir iki gün gündemi işgal etse de her şey gibi çok çabuk silinmiş hafızalardan.

Yönetmen, sinemanın toplumsal bir ‘’kültürel miras’’ gerçeğinden yola çıkarak senarist arkadaşı Hüseyin Kırca ile paylaştığı bu süreci, senaryoya dönüştürmeye başlarlar. Hüseyin Kırca, 45 gün gibi bir zamanda senaryoyu yazar ve ilk motor Ocak 2010’da denir.

Bende bu projenin sonuna kadar desteklenmesi gerektiğini düşünerek varlığımla sonuna kadar yanlarında olacağımı belirterek kolları sıvadım.

Filmin bir sloganı var ‘’HAYAL BİLE ETME’’.. Bu babanın söylediği kızının gelecek düşlerine ait bir cümle.. Oysa hayal etmeli çocuklar.. etmeli ki düşleri onu geleceğe taşısın… Filmdeki gibi..

Bebeği kız doğdu diye onu kabullenemeyen bir babanın, önce kızını henüz doğumunda öldürmeye kalkması hısım, akraba- tarafından engellenir. Düzenli bir işi olmayan baba, eşinin tarlalarda gündelikçi olarak çalışarak kazandığı parayla sözde geçimini sağlamaktadır.

Babasının katı kuralları ve sürekli dayakla sözde terbiye etmesi, ettiğini sanması çocuk için sadece bir kâbus anıdır. Okul çağına kadar ev hapsinde tutulan Ayşe okul çağında farklı bir zorlukla karşılaşır. Okul çağına geldiğinde, Ayşe’nin babası Selim, kendince doğru bildiğini sandığı nedenlerden dolayı okula göndermek istemez.

Ayşe okula başlar ama üzerinde baba dayağı ve baskıları yoğunlaşır. Ayşe için her şey bir işkence halini alır. Ayşe’nin okul dünyası ve diğer çocuklarla ilişkileri yaşı gereği oldukça iyidir, evdeki baskıyı göz önünde tutarak okulunu kendine bir kurtuluş aracı olarak seçmesi derslerine de başarı getirmektedir.

İlkokulu bitirip lise dönemlerine başlaması da, Babası Selim’in aynı ters tepkilerine yol açsa da, Ayşe liseye yakın çevrede bulunan bir okulda eğitimine devam eder. Ayşe’nin büyüme dönemleri sırasında Babası Selim’in baskıcı tutumu artar. Abisi Sinan’ı da sürekli kendisi gibi olması için teşvik eder. Ayşe’nin çaresizliği, okuluyla bütünleşmesine neden olduğu kadar erkek arkadaşına olan ilgisini de giderek arttırır. Hem okulu, hem erkek arkadaşını sığınak olarak görür. Ağabeyi Sinan’ın çarşıda erkek arkadaşıyla gezerken yakalaması, Ayşe’nin üzerindeki baskıyı daha da artırır.

Her şeye rağmen Ayşe’nin lise hayatı, kız çocuğu olarak doğmanın ezikliği ile gelir geçer. Sonunda Üniversite sınavları ortaya çıkar. Bu süreçte Ayşe’nin babası Selim, Ayşe’nin yeterince okuduğunu düşünmektedir. Selim’e göre evlenme çağı çoktan geçmiştir. Kendince bir an önce uygun bir delikanlı ile baş göz edip evlendirmesi gerektiğini düşünmekte ve aynı zamanda başlık parasının hesabını yapmaktadır.

O KUL Adı Nereden Geliyor?

Her izleyicinin kendi anlamını çıkarsın diye bu isim konulmuş. OKUL dan dolayı EĞİTİM, O dan dolayı filmin ana objesi olan küçük kız çocuğu, KUL ise ezilmişlik anlamı içermektedir.

YAPIMA AİT BİLGİLER:

30 günlük ön çalışma yapıldı. Mekan tespiti, oyuncu seçimi , seçim sonrası eğitimi yapıldı. 45 kişilik teknik ekip ile Antep’ gidildi.

Kalabalık sahnelerde çift kamera ile çalışıldı. Film HD kamera ile çekildi.

Oğuzeli halkının neredeyse tamamı filmde irili-ufaklı rol aldı.

7 yaşındaki ilkokul 1. Si SEMA SEVİM TAŞDEMİR, oyuncu arandığını duyunca babası ile ekibin kaldığı otele gelip ilk provada rolü kaptı. Çekimler 36 gün sürdü. 680.000 TL ye mal olan filmde hiçbir efekt kullanılmadı.

Müziklerini Cenin Müzik-Kenan Eryılmaz yaptı. Filmin bitiş jeneriği için özel bir parça bestelendi ve bunun için video klip çekimlerine başlandı. Eylül ortası gibi internet ve kanallara servis edilecek.

İki adet afiş çalışması yapıldı.

SEMA SEVİM TAŞDEMİR’in, 15-16 yaşındaki halini oynayan CEREN KARAOĞLAN da ilk kez kamera deneyimine sahip… 20 günlük çalışma sonrası bütün ekibi şaşırtacak kadar iyi performans çıkartır.

KADRO:

ÜMİT ÇIRAK –BABA
SEMA SEVİM TAŞDEMİR (ÇOCUK)
CEREN KARAOĞLAN (ERGENLİK ÇAĞI)
DİDEM REZZE – ÖĞRETMEN (BÜYÜK HALİ)
HİLMİ ÖZÇELİK – DAYI
SİNAN BENGİER – DEDE
TANYA JAZiRİ – ANNE
FARUK KORAÇAN – KOMİSER
SİBEL GÖKÇE – UZATMALI SEVGİLİ

YÖNETMEN : ADEM UĞUR
HİKAYE : HAVVA YAVUZYİĞİT
YAZAR : HÜSEYİN KIRCA
GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ : ŞAHİN YİĞİT
MAKYAJ : MELEK KAYA – EDA AYBEY
SANAT YÖNETMENİ : ENVER ADIGÜZEL
MÜZİK : KENAN YILMAZ- KENAN ERYILMAZ
YAPIM : ŞUA FİLM
95 DAKİKA

Yazar hakkında: Murat Tolga Şen

Çocukluğu Samsun'da eniştesinin müdürü olduğu sinemada film izleyerek, film parçalarına oyuncak merceğinde bakarak geçti. 2005 yılının sonunda "Öteki Sinema" yı kurdu. Beyazperde, Cinedergi ve Medyaradar'da yazıyor. Motor, yelken ve fotoğraf tutkunu... Film izlemeyi ve filmler hakkında yazmayı herşeyden daha çok seviyor.

2 Yorumlar

  1. Teşekkürler.

  2. film çok güzel de filmdeki müziğin ismi ne biliormusunuz? ben bulamıyorum bi türlü o şarkıyı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: