Bad Biology (2008)

Frank Henenlotter isminin birçoğumuzun hafızasında 1982 yapımı Basket Case filmini canlandırdığını söyleyebiliriz. B tarzı komedi-korku filmlerinde kült mertebesine ulaşmış yönetmenin sadece 9 filmi olmasına karşın bunlardan büyük çoğunluğu B film fanları için önemli yapımlardır. Peki nedir bu filmler? Basket Case (1982), Brain Damage (1988), Basket Case 2 (1990), Frankenhooker (1990), Basket Case 3 (1992). Bu halkaya dahil edebileceğimiz bir diğer filmi ise son yapımı olan Bad Biology (2008).

Bad Biology, benim son zamanlarda izlerken keyif aldığım nadir yeni yapım filmlerden biri. Film genetik bozuklukları yüzünden cinsel açlık çeken bir kadın ve bir erkeğin bir noktadan sonra kesişen ortak hikayelerini anlatıyor. Sağlıksız bir cinsellik üzerine kurulu olan film günümüz gençliğinin cinselliğe bakışına eleştirel bir yaklaşım sergiliyor. Günümüz gençliğinin cinselliğini sınırsızca yaşaması ve bir doyuma ulaşamaması, yönetmenin iki ana karakteri Jannifer (Charliee Danielson) ve Batz’in (Anthony Sneed) de genetik bozuklukları yüzünden sürekli cinsel açlık çekmeleriyle anlatılmaktadır.

Jannifer’ın doğuştan yedi klitorisi vardır ve sınırsız bir cinsellik yaşamasına rağmen doyuma bir türlü ulaşamamaktadır. Beğendiği birçok erkekle birlikte olan Jannifer’ın tuhaflıkları sadece yedi klitorisi olmakla bitmiyor. İlişkiye girdikten iki saat sonra ise doğum yapmakta ve bebekleri ölüme terk etmektedir. Batz’in durumu ise daha vahimdir. Anormal boyutlardaki penisi, büyüklüğünün yanı sıra başına buyruk tavırlarıyla Batz’e rahat vermemektedir. Sürekli bir cinsel açlık çeken Batz günlük yaşamda da ereksiyon olmamak için çeşitli ilaçlar kullanmaktadır. Fakat ilaçlar artık derdine çare olmamakla birlikte Batz’ın sağlığını da tehdit etmektedir.

Filme salt korku filmi demek yanlış olur. Fakat bir başlık altında kategorize etmek için birçok yerde korku sıfatı kullanılmış. Frank Henenlotter komedi öğelerini de filme kendi üslubuyla dahil etmiş. Bence, Frankenhooker’dan sonra en fazla komedi unsuruna yer verdiği filmlerden bir tanesi Bad Biology. Batz’ın masturbasyon sahnesiyse benim hayatım boyunca gördüğüm en yaratıcı masturbasyon sahnesiydi. Bunun haricinde Jannifer’ın Batz’ın yerde yatan penisine önce kalp masajı ardından da suni teneffüs yapması benim gibi bir çok izleyiciyi kahkahaya boğacaktır.

Filmdeki oyunculuğa değinecek olursak, oyuncuların tamamına yakınının ilk filmi olduğunu söyleyebiliriz. Buna karşın başrol oyuncuları Charlee Danielson ve Anthony Sneed başarılı oyunculuğu ilk filmleri olmasına karşın oldukça tatmin edici. Bunun dışındaki  oyuncuların oyunculuğun yerlerde süründüğünü söylememe sanırım gerek yok.

Bad Biology, yönetmenin 2004-2005 yıllarında çektiği Son of Psycho ve Lurid Women’dan sonra eski tatları bize yeniden yaşatan izlenmesi gereken eğlenceli bir film.

Yazar hakkında: Misafir Koltuğu

Öteki Sinema ekibine henüz katılmamış ya da başka sitelerde yazan dostlarımız her fırsatta harika yazılarla sitemize destek veriyor. Size de okuması ve paylaşması kalıyor...

9 Yorumlar

  1. valla Basket Case ve Brain Damage filmlerini çok seven biri olarak bu filmde çok sıkıldım.

  2. basket case ve brain damage daha ciddi filmleri. frankenhooker tarzi bir mizahı barındırmasa da ben filmde çok eğlendim. son zamanlarda 4x izlemediğim nadir filmlerden :)

  3. çok kötü. özellikle oyunculuklar berbattı. b movie sınıfına girmeyi haketmeyecek kadar kötü.

  4. Geneline bakılırsa sıkıcı fakat aklımızdan uzun bir süre çıkmayacak sahnelerle dolu bir film. Devasa penise yapılan kalp masajı ve suni tenefüs, enteresan mastürbasyon düzeneği, vajina suratlı modeller… oldukça eğlenceliydi. Ama filmin, bazı yerlerde hikayesini sadece monologlarla anlatmaya çalışmış olması(Jannifer ve Batz’ın tuhaf biyolojileri aktarılırken) ve biraz uzun sahneler(fahişenin orgazm sahnesi) gibi sıkıcı özellikleri var. Bir de penisin her seferinde (aynı şekilde) döşemeleri ve duvarları kırarak evlere girip kadınları “haklaması” tekrara kaçmak olmuş. Koskoca penis daha fazla atraksiyon yapabilirdi:)

  5. valla Basket Case ve Brain Damage filmlerini çok seven biri olarak bu filmde çok eğlendim. :)
    Frank Henenlotter bu sefer sınırları iyice zorlayayım demiş. Epeyce de tökezlemiş. Ama bu tökezlemeleri filme yakıştırdım. Önceki filmlerine de bayılan biri olarak, hiç karşılaştırma yapmayacağım, çok eğlendim. (Yalnız grotesk vajina/penis meselesi pek çok kişinin iştahını öyle açıyor ki, kafada yaratılanlar görüntüyle o kadar çakışmadığı için hayal kırıklığına neden oluyor.)
    Oyunculuklar o kadar kötü müydü ya? Eleştiremediğime göre seviyem iyice düşmüş demek ki. :)
    Hem, Cronenberg’in saygı kazandırdığı, sonra da öksüz bırakıp gittiği body horror tarzının kaç tane temsilcisi kaldı ki…

  6. beğeni yargıları farklı olsa da hemen hemen hepimiz filmin çok da eğlenceli olduğu yönünde hem fikiriz sanırım. ben de “koca penisin” daha bir sürü atraksiyon yapabileceğine inanıyorum:) bütün evlere aynı şekilde döşemelere girişerek girmesini de sıkıcı buldum ayrıca. ama yine de masturbasyon düzeneği, penise suni teneffüs falan nefisti. bu nadide yapımı da izlediğimize göre yeni denizlere açılmanın vakti gelmiştir…

  7. nerden buluyorsunuz böyle filmleri yahu. 7 kukulu kadın diyemi arattınız google da bilmemki :)

  8. izlediğim en ilginç filmlerden biriydi

  9. moda çekimi sahnesi vardı. mankenlerin yüzünde klitoris maskesi ve ordaki iki rapçinin esprileri. yarılarak izlemiştim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: