Hiperaktif Aksiyon: Beş Hergele (1971)

Gene bir Yılmaz Atadeniz avantürü olan Beş Hergele ile karşınızdayız. Yılmaz Atadeniz’in yönettiği ve Zihni Çetiner ile birlikte senaryosunu yazdığı filmin yapımcısı ve baş rol oyuncusu tabii ki İrfan Atasoy. İrfan Atasoy’a Safiye Yankı, Tamer Yiğit, Erol Taş, Behçet Nacar, Tijen Doray ve Yaşar Güçlü eşlik ediyor.

Film macera meraklısı bir ödül avcısı olan Aygün’ün (İrfan Atasoy) muhtemelen Yunanistan’da hapse girmesi ile başlar. Hapiste yatan diğer Türk asıllı suçlular olan Arap İsmail (Erol Taş) ve Hergele Çeto’ya (Tamer Yiğit) ulaşmak için kendini bilinçli olarak hapse attıran Aygün, onların hapisten kaçmasına yardım eder. Aygün’ün sevgilisi olan Sarı Kanarya’nın (Safiye Yankı) getirdiği tekne ile Türkiye’ya kaçarlar. (Evet kızın ismi bu!)

Aygün, İsmail ve Çeto’ya asıl niyetini yolda açıklar: Çeto ve İsmail bir iş üzerindeyken birisinin gammazlaması üzerine hapse girmiştir. İşten kaldırılan  ve Büyük Şef’e gönderilmesi gereken 25 milyon Lira ise ortadan kaybolmuştur. Aygün, gammazcının Çeto’nun sevgilisi Nur(Tijen Doray) olduğunu ve Kobra Ahmet (Behçet Nacar) isimli çete lideri ile birlikte paraya el koyduğunu anlatır onlara. Bu arada kim olduğu bilinmeyen Büyük Şef de paranın peşindedir. Aygün, Çeto, İsmail ve tabii ki Sarı Kanarya, Nur ve Kobra’dan intikam alıp parayı bölüşmek için anlaşır. Tükiye’ye vardıklarında hemen işe koyulurlar. Aralarına Çeto’nun akrobat arkadaşı Beleş Osman(Yaşar Güçlü) de katılır. Bir küçük parantez açayım: Takla ve hızlı parendeler konusunda çok iyi olan Yaşar Güçlü, gördüğüm kadarı ile bazı tehlikeli sahnelerde İrfan Atasoy’un da dublörlüğünü yapmış.   

Aygün, Sarı Kanarya, Çeto, İsmail ve Osman İstanbul’da yeniden bir araya gelirken Büyük Şef, Kobra’ya onların yerini bildirir. Beş hergelenin saklandığı eve baskın düzenleyen Kobra onları elinden kaçırır.

Karşılık vermek isteyen beş hergele Nur’u yakalar. Nur’dan Kobra’nın saklandığı yeri öğrenip baskın yapmak isterlerken tuzağa düşerler. Aygün ölür, Osman kaçmayı başarır. Diğerleri Kobra’nın evinin bodrumuna kapatılır.

Bu arada pusuya düşünce ölü numarası yaptığı anlaşılan Aygün ve Beleş Osman bir araya gelerek Çeto, İsmail ve Sarı Kanarya’yı kurtarmaya çalışır. Çatışma sırasında Beleş Osman Kobra tarafından öldürülür. Kobra paralarla kaçmak isterken Aygün, İsmail, Çeto ve Sarı Kanarya peşindedir. Çeto Kobrayı öldürür ve İsmail’in yanına gider. Filmin ilk sürprizi burada patlar. Gizemli Büyük Şef aslında Arap İsmaildir. Arap ismail paraları alıp Çeto’yu öldürür. Kaçarken Aygün tarafından yakalanır. Aygün durur mu hiç; yapıştırır ikinci sürprizi: Aygün de aslında serüvenci bir bitirim değil polis komiseridir. Böylece bir Yılmaz Atadeniz filmi daha polisin gelişi ile sona erer.

Bir Zihniyet, İki Kadın

Sarı Kanarya: Sarı Kanarya’yı canlandıran Safiye Yankı İrfan Atasoy’un müstakbel eşi Hamiyet Yankı’nın kardeşidir. Ayrıca o sıralarda Yankı Kardeşler (Metin Yankı, Hamiyet Yankı ve Safiye Yankı) olarak bilinen akrobasi grubunun üyesidir. B-film severlerin bildiği gibi Belanın Kralı, Maskeli Üçler ve Uçan Kız gibi filmlerde oynamıştır.

Yankı’nın canlandırdığı “Sarı Kanarya” Aygün’ün sevgilisidir. Aslında filmde herhangi bir adı da yoktur. Sarı Kanarya’nın filmdeki yeri esas oğlan Aygün’ün statüsü sayesinde vardır. Sarı Kanarya “yengemizdir”. Yengemiz akrobatik hareketlerde çok başarılıdır, iyi dövüşür attığını vurur.  Bir sahnede Aygün’ü kıskanmasının dışında, Alimallah, “erkek gibi” kızdır. Yani ismi olmadığı gibi cinsiyetinden de arındırılmıştır. Cinsiyetinden arındığı ölçüde de filmin iyi kızı haline gelir. Aseksüelleştiği ölçüde iyi kız haline gelen klasik yeşilçam “iyi kadınları”na erkekleşerek de iyi olunabileceğini kanıtlama uğraşı içindedir.

Nur: Nur’u Tijen Doray canlandırmıştır. Tijen Doray 1970-1975 aralığında avantür filmlerin fesat kadını olarak ünlendi. Bu filmde de olduğu gibi avantür filmlerde erotik sahnelerde boy gösterirken erotik film furyasının başlayacağı 1975 yılında son filmini çekti. İlginç yüz hatları ile vamp kadın rollerine gayet iyi oturuyordu.

Nur, cinsel kimliğine büründükçe kötüleştirilen, şeytanlaştırılan kadın imajının en güzel örneklerinden biridir. Cinselliğini yaşamakta, içki ve sigara içmekte, dekolte giyinmekte ve elbette sigarasının dumanını 45 derece açı ile havaya doğru üfleyerek fesat planlar kurmaktadır. Ama gene bir nesnedir. Sevilecek/dövülecek bir nesne olmanın dışında işlevi yoktur. İhanet ettiğinde ise defalarca tokatlanması, kemer ile dövülmesi ve hatta kafasına basılarak havuzda boğulması müstahaktır!

Görüldüğü gibi erkek izleyicilere hitap eden bir avantürde kadınların kaderi hep aynı. Ya kamufle olup silinmek ya da yok olmak! Bu zihniyeti de not düşelim bir yere.

Sonuç Yerine

İhracat hamlesi için şehirlere insan yığma politikasının PR çalışmasını sınıf atlama hayalini pazarlayan yeşilçam yapmıştır. 70’li yıllarda şehirlere gereğinden fazla insan yığılınca Mısır’da ölecek amcadan kalacak mirastan umudu kesen ve zengin bir ailenin kızıyla/oğluyla evlenerek sınıf atlamak gibi palavra hayallere artık karnı tok olan insanlara nispeten daha somut hayaller sunan filmler çekilir: Yiğit mert ve bileği kuvvetli olan parayı ve kadınları kapar! Lakin “mert” olanın değil güçlü olanın parsayı topladığı bir dünyada bu hayallerin ömrü melodramlardan daha kısa olacaktır. Beş Hergele bu tip hayalleri pazarlayan, kadına olan sorunlu bakışı gözden kaçırılmaması gereken bir avantür filmdir. Ama tüm maddi ve teknik olanaksızlıklara rağmen dilini çok iyi anladığı “hareket”i en büyük teknik imkanı ve avantajı haline getiren Atadeniz’in en hızlı filmlerinden biridir. İstim Üstünde bir İrfan Atasoy, alaycı çapkın kabadayı tipine çok iyi oturan Tamer Yiğit, akrobatik hünerleriyle Safiye Yankı ve Yaşar Güçlü, vamp kadın rolündeki başarısıyla Tijen Doray ve her daim iyi olan Erol Taş ve Behçet Nacar ile, kaç yumruğun atıldığını, kaç merminin sıkıldığını takip edemediğimiz,  bitmek tükenmek bilmeyen dövüş sahneleri ile finale kadar hızı kesilmeyen hiperaktif bir aksiyon filmi olarak yalnızca B-film meraklılarının değil tüm aksiyon-avantür severlerin de izlemesi gereken bir filmdir Beş Hergele.

 

Loading...

Yazar hakkında: S. Özgür Ilgın

1977 Yılında Aydın'da doğdu. Üniversitede bir elin parmakları kadar üyesi olan Felsefe Topluluğunun çıkardığı, iki elin parmakları kadar “tirajı” olan Yitik adlı fotokopi fanzinde öykü ve albüm tanıtımları yazdı. Blues, Heavy/Rock, Doom, Thrash, Death, Jazz ve Proggressive müziğe bayılıyor. Sergio Leone'yi David Lynch'i, Stanley Kubrick'i, Metin Erksan'ı, Ertem Eğilmez'i, Nuri Bilge Ceylan'ı, Zeki Demirkubuz'u ve Yılmaz Atadeniz'i çok seviyor, sinema ve müzik gibi eğitiminin olmadığı konularda ukalalık etmekten çok hoşlanıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir