BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı Yapım Notları

İlk filmden otuz yıl sonra, Los Angeles Polis Teşkilatı’nın yeni Blade Runner’ı Memur K, toplumdan geriye kalanı kaosa sürükleme potansiyeline sahip, uzun zamandır üstü örtülü bir sırrı açığa çıkartır. K’in keşfi onu, Los Angeles Polis Teşkilatı’nın otuz yıldır kayıp olan eski bir Blade Runner’ını bulma görevine iter.

BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı filminin başrollerini Ryan Gosling ve Harrison Ford paylaşıyorlar. Zengin oyuncu kadrosunda Ana de Armas, Sylvia Hoeks, Robin Wright, Mackenzie Davis, Carla Juri, Lennie James ve Dave Bautista ile Jared Leto yer alıyorlar.

Senaryosu Hampton Fancher ve Michael Green’e, hikayesi Fancher’a ait olan, karakterleri Philip K. Dick imzalı Do Androids Dream of Electric Sheep’e dayanan filmi Denis Villeneuve yönetti.

BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı, Villeneuve ile görüntü yönetmeni Roger Deakins’in üçüncü ortak çalışması. İkili daha önce Sicario ve Prisoners’da birlikte çalışmışlardı. Söz konusu filmler Deakins’e 13 Oscar adaylığının ikisini getirmişti. Filmin müziği Oscar ödüllü Hans Zimmer ile Benjamin Wallfisch’in imzasını taşıyor.

YAPIM HAKKINDA

Bir zamanlar senin işin benimdi…

“Bir insanı tanımlayan şey nedir?” Yönetmen Denis Villeneuve işte bu soruyu soruyor. Bıçak Sırtı’nda önerilen şaşırtıcı yanıtlar ise insanların kim olduğuna ve nereye gittiğine dair olgularına meydan okuyor.

Bu, insanlığın değerinin -ve değerlerinin- ilk sorgulanışı değil.

Çığır açan fütürist film Blade Runner sinema salonlarına ilk olarak otuz beş yıl önce ulaştı. Efsanevi Ridley Scott’ın Philip K. Dick romanı Do Androids Dream of Electric Sheep? adlı kitabına dayanan filmi izleyicileri daha önce hiç deneyimlemedikleri türde bir distopik geleceğe sürükledi.

O zamanlar Blade Runner’ın modern kültürü nasıl yansıtmaya devam edeceğini, yepyeni bir türün, yani sanal alem suçlarına ilişkin yeni kara film akımının öncülüğünü yapacağını kimse tahmin edemezdi. Bugün, Scott’ın vizyoner başyapıtı tüm zamanların en iyi ve en önemli sinema filmlerinden biri olarak takdir ediliyor olmakla birlikte, filmin etkisi sinemanın, televizyonun, müziğin, sanatın, modanın ve hatta üniversite derslerinin ötesine geçti.

Şimdi, otuz küsur yılın ardından, BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı aynı zamanda hem uzun zamandır özlenen bir devam filmi hem de başlı başına beklenen bir sinema deneyimi olarak, kuşakları büyüleyen bir dünyaya bizi geri götürüyor.

Kendini ilk filmin büyük hayranlarından biri olarak kabul eden Villeneuve, “Blade Runner’ı ilk izleyişimi ve sinema tarihinin en güçlüleri arasında olduğunu düşündüğüm açılışına büyülendiğimi çok canlı bir şekilde hatırlıyorum: 2019 yılının Los Angeles’ini ve yağ fabrikalarının oluşturduğu dokuyu havadan görüyorduk. Ridley Scott’ın geleceğimiz olabilecek şeye dair çok güçlü imajı aynı anda hem çekici hem de korkutucuydu.”

Yönetmen sözlerini şöyle sürdürüyor: “Estetik olarak, Blade Runner bir devrimdi; ilk bakışta bir arada olamaz gibi görülen iki türü -bilimkurgu ve kara filmi- harmanlamıştı. Bu daha önce hiç görülmemiş bir şeydi ve beni derinden etkilemişti. Sinemacı olacağımı bilmemden bile önce sinema eğitimimin bir parçası olmuştu.”

Filmin tüm o zorlukları söz konusuyken, Scott kendisinin bile ilk büyük filmlerinden birinin bu çapta bir ikon haline gelmesini öngörmediğini söylüyor: “Bir şeyin ortasındayken bunu düşünmüyorsunuz ama yine de çok özel bir şey yaptığımızdan emindim.”

Ne var ki, o zamandan bu yana, Scott’ın filminin gitgide daha geçerli hâle gelen birtakım sosyal kaygıları öngörmüş olduğu anlaşıldı. Özellikle şimdi Blade Runner’ın geçtiği günlere yaklaştığımız için, filmin içeriği -kentsel çöküntü, iklim değişikliği, genetik mühendisliği, aşırı nüfus, sosyal ve ekonomik ayrışmalar ve daha birçok meseleye ilişkin öngörüler- her zamankinden daha güncel ve daha geçerli.

Harrison Ford filmin merkezdeki karakteri Rick Deckard’ı beyazperdenin en unutulmaz portrelerinden birine dönüştürdü. Role geri dönen aktör, “Hiç kuşkusuz pek çok açıdan öngörülü bir filmdi. Bence teknoloji ilerledikçe ve insanlar filmdeki bazı konuların gerçek hayatta gerçekleştiğini gördükçe, Blade Runner’ın ele aldığı temaları kabul etmek için daha fazla neden doğdu” diyor.

BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı’nda Los Angeles Polis Teşkilatı dedektifi K rolünü üstlenen Ryan Gosling ise şunları dile getiriyor: “Orijinal film insanı avcuna alıyor, etkisini silkeleyip atmak kolay değil. Sizden insan olmaya ilişkin kanınızı sorgulamanızı istiyor. Kahramanla kötü adamı birbirinden ayırt etme becerinizi sorgulamanıza yol açıyor. Film bir şekilde ayakları yere basan ve mümkün gibi görünen, kabusumsu bir gelecek vizyonuna sahip. Ama bunu aklınızda yer eden, romantik ve rüyayı andıran bir şekilde sunuyor.”

Yapımcı Andrew A. Kosove da bu görüşe katılıyor: “Blade Runner pek çok açıdan kendi döneminin ötesindeydi. Film düşündürücü anlatımı ve -Ridley Scott’ın parlak zekasıyla şekillendirdiği- imza niteliğindeki görsel tasarımı sayesinde kültürümüze nüfuz ederek, teknolojinin rolü ve geleceğimize ilişkin algılarımızı değiştirdi.”

Bu saygıdan ötürü, yeni bir BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı filmi olasılığıyla kendilerine yaklaşıldığında, Kosove ve Alcon’daki ortağı, yapımcı Broderick Johnson olumlu yanıt verdiler. Johnson bunu doğruluyor: “Böylesine iddialı bir proje için iyice düşünüp taşınmamız gerekti elbette. Fakat ikimiz de orijinal filmi o kadar sevmiştik ki devam filmini yapmamız gerektiğine karar verdik.”

BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı hikayesinde yeni bir sayfa açma fikri, Alcon’a, orijinal filmin yapım ekibinde de yer almış olan yapımcı Bud Yorkin ve yine yapımcı olan eşi Cynthia Sikes Yorkin aracılığıyla geldi. “Hikayeyi devam ettirmek Bud’ın yıllardır hayaliydi. Bu hayalinde ona destek olmaktan mutluluk duydum.  Ne yazık ki, kendisi filmin tamamlanışını göremeden vefat etti. Buna rağmen, filmin yapılacak olduğunu bilmek Bud için muhteşem bir hediyeydi. Andrew ve Broderick de Bud’a karşı çok saygılıydılar ve bizi en başından itibaren yapımın her yönüne dahil ettiler. Bu projeye baş koydular. Hayalimizi gerçekleştirmek için daha iyi ortaklar isteyemezdim” diyor Cynthia Sikes Yorkin.

Atılacak ilk adım kaynağa geri dönmekti. Kosove bunu, “Ben ve Broderick için en önemlisi, Londra’ya gidip Ridley Scott’la buluşmaktı” şeklinde açıklıyor.

“Ridley yeni bir film potansiyeli karşısında gerçekten heyecan duydu ve fikirlerinin yıllardır biriktiğini, bunların orijinal mitoloji içinde nasıl geliştirilebileceğini düşündüğünü söyledi” diyor Johnson.

Projeye yönetici yapımcı olarak katılan Scott şunu aktarıyor: “Blade Runner hep tek bir film olarak düşünülmüştü ama daha o zaman bile iki saatin izin verdiğinden daha fazla hikaye olduğunu biliyorduk.”

Scott orijinal Blade Runner’ın ortak senaristi Hampton Fancher’a teklif götürdü. Fancher, “Gerçekten mutlu bir tesadüftü çünkü BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı evreninde geçen bir kısa hikayeyi henüz bitirmiştim. Ridley’ye yalnızca ilk paragrafı okudum ve durum orada netleşti. Ridley sadece, ‘Londra’ya gelebilir misin?’ diye sordu. İşte her şey böyle başladı” diyor.

Scott hikayeyi kaldığı yerden devralıyor: “Hampton sonuç olarak geleneksel bir senaryo yazmadı; o güzel diyalog stiliyle kısa bir roman yazdı. Sonrasında metni senaryoya dönüştürmesi için Michael Green’i projeye davet ettik ve senaryo böylece evrildi.”

BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı mitolojisinde çalışma fırsatı doğduğunda, “Daha yüksek sesle ve daha hızlı bir şekilde ‘evet’ diyemezdim” sözleriyle orijinal filmin ne kadar hararetli bir hayranı olduğunu ifade eden Green, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Hampton ve Ridley yeni bir BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı filminin nasıl olabileceğinin DNA’sını çıkarmışlardı. Ben ise sonradan o hikaye öğelerini hayata geçirmek gibi müthiş bir fırsat elde ettim. İlk filme yayılmış birçok büyüleyici tema var; bunlardan biri de yaşamın niceliğiydi. Bu BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı’nda irdelemek istediğimiz temalardan biri ise yaşamın niteliği. Her iki filmde de, insanlar var ve replikantlar var; ve birbirleriyle aynı görünseler de, çok farklı kabul ediliyorlar çünkü biri doğuyor, biri yaratılıyor. Aralarında doğuştan gelen fark ise doğmuş birinin ruhunun olduğuna inanılması. Ama ruhun doğası nedir… ve sadece insana has mıdır?”

Denis Villeneuve kendisine tamamlanmış senaryo teslim edildiğindeki his ve düşüncelerini şöyle aktarıyor: “Çok duygulandım. Alcon’un bana duyduğu güven, filmi bana teslim etmeleri çok dokunaklıydı… kariyerimin en büyük iltifatlarından biriydi.”

Villeneuve’le hit drama Prisoners’da birlikte çalışmış olan yapımcılar yönetmenin ortaya koyabileceği becerilerin tamamen farkındaydılar. “Denis başarmak istediği her şeye tamamen hakim, müthiş bir sinemacı” diyor Johnson ve ekliyor: “Onun bu film için mükemmel olacağını düşündük; yalnızca performanslara rehberlik etme değil, kendisinin tüm filmlerinde güçlü olan gerilim ve atmosfer yaratma konusundaki becerisi nedeniyle de. BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı için bunlar esastı çünkü filmin gerçek büyüsü geriliminde, anlatımında ve karakter merkezli dramasında. Denis tüm bunları yakalamada en iyilerden biri.”

Villeneuve filmi yönetmeyi kabul etmeden önce tek bir talebinin olduğunu açığa vuruyor: “Ridley Scott’ın onayını istiyordum. Tek şartım buydu.” Yönetmenin endişelenmesi yersizdi; Scott onayını vermekten fazlasını yaptı. “Bana tam olarak duymaya ihtiyaç duyduğum şeyi söyledi: Mutlak özgürlüğe sahip olacaktım ama ona ne zaman ihtiyacım olsa onu arayabilecektim; her zaman ulaşılabilir olacaktı. Gerçekten de ona ne zaman ihtiyaç duysam oradaydı. Kendisine daima minnettar kalacağım” diyor Villeneuve.

Filmin genel görünümüne karar verirken, Villeneuve orijinal filmin ruhuna sadık kalmak istedi. Bu konuda, “Hedefim ilk yapımın kara film estetiğini onurlandırmak ama aynı zamanda yeni filme kendine özgü bir kimlik vermekti” diyor yönetmen.

Yapım ekibinin gezegenin otuz küsur yıl önceki halini de hayal etmesi gerekiyordu. Villeneuve bunu şöyle açıklıyor: Blade Runner, 2019’da geçiyordu ve bazı açılardan kehanetler içeriyordu ama şimdi biliyoruz ki 2019 ilk filmin öngörüsünden oldukça farklı olacak. Bu yüzden kendi 2049’umuzu yaratmaya -filmi şu an için öngörülemez olan bir geleceğe yöneltmeye- karar verdik. BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı’nın dünyası önceki Blade Runner’ın bir uzantısı; gerçekliğin bir uzantısı değil.”

Villeneuve bu anlayış doğrultusunda şunları da kaydediyor: “Pek çok karar tasarım konusundaydı. BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı’nda doğanın çökmeye başladığını görüyoruz. Dolayısıyla, bunun 30 yıl sonrasında, yeryüzü daha da ciddi iklim sorunlarıyla karşı karşıya ve bu durum mimariden ulaşıma, kıyafetlere ve diğer her şeye yansıyor.”

Yönetmen, bu vizyona ulaşmak için, kamera arkasında görüntü yönetmeni Roger Deakins, yapım tasarımcısı Dennis Gassner ve kostüm tasarımcısı Renee April’le birlikte çalıştı. “Güçlü bir sanatsal bağ paylaştık çünkü hepimiz daha önceki filmi onurlandırma düşüncesini paylaşıyorduk” diyor Villeneuve.

Yönetmen sözlerini şöyle sürdürüyor: “Oyuncu kadrosu da proje konusunda son derece tutkuluydu. Filmin onlara, özellikle de Ryan Gosling ve Harrison Ford’a çok şey borçlu olduğunu söyleyebilirim. Harika fikirlerle katkıda bulundular. Ayrıca, her ikisi de sette birer ilham kaynağıydı.”

Gosling ve Ford da yönetmene övgüler yağdırıyorlar. Ford şunu söylüyor: “Denis oldukça sessiz, düşünceli ve cevaplar bulmak için gerekli zamanı harcayan, zeki bir genç. Onun filmde harika bir entelektüel partner olduğunu düşünüyorum.”

Gosling ise şunu aktarıyor: “Denis’le ilk sohbetimden itibaren güvenli hissettim. İçgüdülerinin hepsi filmi gerçekçi kılmaya, doğruluğa sadık kalmaya yönelikti. Kendisi orijinale büyük bir sadakat beslese de, bunun kendisini korkutmasına hiç için vermiyor gibi görünüyordu. Hayranlığını alıp ilhama dönüştürdü ve bence bunun sonucu olarak, hepimizin aynısını yapmamız için de ilham kaynağı oldu.”

Gosling ve Ford’a ana oyuncu kadrosunda şu isimler eşlik etti: K’in en iyi arkadaşı, sırdaşı ve aşkı Joi rolünde Ana de Armas; replikant yaratıcısı Niander Wallace’la çalışan ve ona şiddetle sadık olan Luv rolünde Sylvia Hoeks; Los Angeles Polis Teşkilatı Teğmeni ve K’in amiri Joshi rolünde Robin Wright; K’e ilgi duyan gizemli “hayat kadını” Mariette rolünde Mackenzie Davis; terk edilmiş yüzlerce çocuğa ve gence göz kulak olan, K’e yanıtlar verebilecek Bay Cotton rolünde Lennie James; Sapper Morton adında bir protein çiftçisi rolünde Dave Bautista ve insanlığın hayatta kalması için replikantları gerekli gören dahi Niander Wallace rolünde Jared Leto. BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı’nın çekimlerinin tamamı Macaristan’da gerçekleştirildi. Yapım ekibi, Budapeşte’deki Origo Stüdyoları’nın altısını birden kapattı; ayrıca, Etyek’teki Korda Stüdyoları’nda ve ülkenin çeşitli yerlerindeki birçok mekanda çekim yaptı.

Yapım ekibi mümkün olan her fırsatta CGI’dan ve yeşil perdeden uzak durarak, gerçek setlerdeki aksiyonu kamerayla kaydetmeyi tercih etti. Villeneuve şunu belirtiyor: “Gerçek setlerde, gerçek nesnelerle çalışmayı seviyorum. Benim için oyuncuların ve kendimin etrafında elle tutulur bir dünya yaratmak benim için önemliydi. Oyuncular bu sayede hayal etmek yerine yarattığımız bir ortamda yaşayabiliyorlardı.”

Oyuncu kadrosunun fiziksel çevreye adım atması arzu edilen sonucu verdi. Gosling, “Oyuncular olarak o setlere sahip olmak gerçekten inanılmazdı; karakterinizin iç dünyasına hakikaten odaklanabiliyordunuz çünkü dış dünya muhteşem bir şekilde hayata geçirilmişti” diyerek bunu doğruluyor.

Villeneuve ise, “Adeta çevrenizde fantastik bir dünya vardı ama her an insani bir düzeydeydik” diyor ve ekliyor: “‘BLADE RUNNER 2049: Bıçak Sırtı, çok büyük çaplı olarak anlatılmış çok samimi bir hikaye.”

Yazar hakkında: Öteki Sinema

Öteki Sinema editörleri Prometheus'un David'i gibi... Siz uyurken bile, hoşunuza gidecek yazıları buluyor, itinayla hazırlıyor ve yayına sunuyor. Öteki Sinema çalışıyor!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir