Bond… James Bond

Bu Cumartesi akşamı, aslen Roger Moore zamanlarına denk gelip, VHS’sinden Sean Connery’li maceralarını da izleyip “esas Bond bu adammış yahu!” dediğimiz günlerden beri takipcisi olduğumuz  snob İngiliz ajanı 007’nin son filmi ‘Quantum of Solace’i sinemada izledik… Bir nevi, çiçeği dalında sevdik…

Aslında bu deneyim ‘Filmleri sinemada izlememek için 99 iyi sebep!’ yazısının malzemesini de oluşturdu ama onu ilerleyen zamanda ve ayrı bir başlıkta yazmak en iyisi… Henüz hiçbir galaya davet edilmediği için bilet parasını kuruşuna kadar cebinden ödeyen halkın Blog’u Öteki Sinema olarak izlediğimiz filme kayıtsız kalmamak adına sayfalarımıza taşıyalım dedik.  Sakın ‘Öteki Sinema’nın ‘öteki’liği gitmiş, çatır çatır vizyon filmi yazmaya başlamış demeyin! Her ne kadar Bond filmleri artık kendini fazla ciddiye alan bir seriye dönüşmüş olsa da, aslen çocuk düşlerine sahip, inanılmaz zengin fantazyalardır.  Bunlarla yetinmeyenler için hepsi gerçek birer ‘dublör filmi’dir ki biz bu adamları çok severiz.  Ayrıca  bayılarak izlediğimiz komedi -aksiyon serisi olan ‘Mad Mission‘un esin kaynağı da Bond filmleridir.  Zaten yeni  filmi evire çevire incelemek yerine, şimdiye kadar çevrilmiş 22 resmi 2’de bağımsız Bond filminin afişlerini paylaşıp gideceğiz.

‘Quantum of Solace’ ile ilgili bir kaç kelam etmek gerekirse de, Bond artık bildiğiniz Bond değil… Eğer kötü adamsanız, sizden bilgi almak yerine sizi öldürmeyi tercih ediyor, ünlü repliğini asla söylemiyor,  İlk defa bir Bond kızı ile yatmıyor (Bu konuda acemi ingiliz ajanı ile yetindiği için kendisini fazlaca milliyetci buldum.) ve zararsız kişisel eşyalar gibi gözüküp silaha dönüşen oyuncakları yok! (en çok da buna bozuldum) yani Bond artık Bond değil, Jason Bourne! ama Yiğidi öldürüp hakkını yemeyelim; Beyazperde.com’dan Ali Ercivanın’da yazdığı gibi “Quantum of Solace, zımba gibi bir aksiyon filmi. Ve kim ne derse desin, Daniel Craig bu role feci halde yakışıyor…”

Güya yazıyı kısa tutacaktım ama yukarıda ‘dublör’ deyince bu sıkı adamları anmadan geçmek istemiyorum. Dublör filmleri seyreden herkes için heyecan vericidir  fakat acıdır ki filmlere asıl lezzetini veren bu insanları kimse bilmez, hatırlamaz. Parsayı herzaman başrol aktörleri toplar… Halbuki onların çoğu bu sahneler çekilirken özel soğutmalı karavanlarında sırt masajı yaptırmaktadır!

Daniel Craig’in oynadığı 2006 tarihli ‘Casino Royal’in açılış sahnelerinde ki vinçten vinçe atlama sahnesi RadioTimes.com okurları tarafından, 1400 kişinin oyladığı bir ankette şimdiye kadar ki en iyi Bond filmi dublör sahnesi olarak seçildi (hakikaten öyle ama).

Bunu izleyen gözüpek sahne ise, 19977 yapımı ‘Beni Seven Casus’ta yeralan Bond’un bir uçurumun kenarında kayak yaparken düşmesi ve bu esnada yere yakın paraşütünü açması (tek planda çekilen bir sahne) oldu.

En başarılı Bond dublör becerileri ve aldıkları oylar ile ilgili tam liste ise şu:

1. Vinçten vince atlayış – Casino Royale (12%)

2. Kayak takibi ve paraşüt atlayışı – The Spy Who Loved Me (11%)

3. Tehlikeli araba sürüşü ve varillere çarpma anı- The Man with the Golden Gun (10%)

4. Sürat Teknesi ile rampa sıçrayışı – Live and Let Die (8%)

5. Thames nehrinde sürat teknesi takibi – The World is Not Enough (7%)

6. Aston Martin’den fırlatma koltuğu ile ayrılma numarası – Goldfinger (5%)

7. Dive off the Verzasca Dam – GoldenEye (5%)

8. Kayak takibi – On Her Majesty’s Secret Service (5%)

9. Timsahların üstünden atlayış – Live and Let Die (5%)

10. Pervaneleri çalışan Helikopterin üstünden motosiklet ile atlayış  – Tomorrow Never Dies (4%)

11. Aston Martin çarpma ve takla atma anı – Casino Royale (4%)

12. Uçaktan paraşütsüz atlayış (Gizli paraşüt yok!) – Moonraker (4%)

13. Eyfel kulesinden paraşütle atlayış – A View to a Kill (4%)

14. BMW’yi uzaktan kumanda ile kontrol etme – Tomorrow Never Dies (4%)

15. Jet-pac (jetle çalışan bir uçma sitemi) kaçışı (benim en sevdiğim bu!)- Thunderball (3%)

16. Little Nellie gyrocopter sekansı – You Only Live Twice (2%)

17. Uçuş hangarından mikro jet ile kaçış – Octopussy (2%)

18. 2 tekere kalkmış araba – Diamonds are Forever (2%)

19. Kamyon takibi – Licence to Kill (1%)

20. çıplak ayak su kayağı – Licence to Kill (1%)

Liste bu… Radyo zamanları, editör Andrew Collins’ konuyla ilgili:  “Benim kişisel  favorim,  ‘Beni seven casus’da ki  dağdan kayakla atlayıştır, çünkü gerçekten yapıldı. Bugünkü teknoloji ile bunları yapmaya gerek yok… Dijital efektlere binlerce teşekkür! ama bana göre hiçbirşey, sahneyi tekrar çekmenin imkansız olduğu eski güzel günlerde ki fedakar dublölerlerin becerileriyle kıyaslanamaz.” diyor.

JAMES BOND FİLM AFİŞLERİ RESMİ GEÇİDİ

Wikipedi Destek: James Bond 007, Ian Fleming tarafından 1952’de yaratılan hayali bir İngiliz ajan karakteridir. Fleming, 1964 yılında ölünceye dek bu karakter etrafında bir çok roman ve küçük hikayeler yazmıştır.

Takibindeki James Bond hikayeleri; Kingley Amis, John Pearson, John Gardner, Raymond Benson ve Charlie Higson James Bond hikayelerini yazmaya devam etmiştir. Christopher Wood da; eski romanları kullanarak 2 senaryo yazmıştır.

Romanları da ünlü olmasına rağmen; James Bond EON Productions film serisi sayesinde tanınmıştır. 2006 itibari ile 21 film çekilmiş, 2 adet bağımsız olarak çekilmiş ve 1 film de Amerikan televizyonlarında yayımlanmıştır. 1975’e kadar prodüktörü; Albert R. Broccoli ve Harry Saltzman iken; Brocolli 1975’den sonra tek prodüktörü olmuştur. 1995 yılından itibaren de kızı Barbara Broccoli ve damadı Michael G. Wilson prodüktörlüğüne devam etmiştir.

Yazar hakkında: Murat Tolga Şen

Çocukluğu Samsun'da eniştesinin müdürü olduğu sinemada film izleyerek, film parçalarına oyuncak merceğinde bakarak geçti. 2005 yılının sonunda "Öteki Sinema" yı kurdu. Beyazperde, Cinedergi ve Medyaradar'da yazıyor. Motor, yelken ve fotoğraf tutkunu... Film izlemeyi ve filmler hakkında yazmayı herşeyden daha çok seviyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir