Brave (2012)

Özellikle son beş senedir her yaz yeni bir Pixar filmini heyecanla bekler duruma geldik. Sağolsun 3-D animasyonun bu yıkılmaz kalesi her beklentinin üstünden kalkmayı bugüne kadar layıkıyla başardı. Şimdi sırada Brave var.

brave_ver3_xlgHepimiz artık hemfikiriz ki var, Pixar’ın başarısı tek seferlik bir olay değil, bu tayfa neyin nasıl yapılması gerektiğini iyi biliyor. Peki oyuncakların, canavarların, robotların, arabaların ve aşçı farelerin dünyasını bize müthiş bir masalsılıkla anlatan Pixar ekibi bir Kelt masalını nasıl kotarır?

Bu sorunun akla gelen ilk cevabı tabii ki olumlu yönde. 2012’nin Pixar bombası Brave gerçekten iyi bir film, hakkını vermemiz gerek. Görsel yönden hiçbir düşkırıklığı yaşamıyoruz. Muhteşem bir ortaçağ atmosferi filmin başından sonuna bize sunulmuş vaziyette. Hikaye de fena sayılmaz, sıkılıp saatinize bakmak her Pixar filminde olduğu gibi Brave’de de işlenecek en büyük günahlardan. Ancak tüm bunlar Brave’in Pixar filmografisinde uzun vadede akılda kalır bir yer edinmesi için yeterli değil. Pixar’ın en iyilerinden olamamak Brave’i kötü bir eser yapmıyor tabii. Sadece beklentilerin bir kısmı filmde karşılığını bulamıyor, bunu da belirtmeden olmaz.

Birkaç cümleyle hikayemizi özetleyelim. İskoç Kralı Fergus’un kızı Merida’nın en büyük trajedisi asil bir soya mensup olmaktır. Merida’nın düşlerinde sonsuza kadar atının sırtında gezmek, dağların zirvelerine ulaşmak, okunun ve yayının açtığı yolda ilerlemek vardır. Ne var ki kraliyet ailesinin biricik kızı olmak sıkıcı “prenseslik”  eğitimini de beraberinde getirmektedir. Kraliçe Elinor kızının kaygılarını görmezden gelmekte, onu asil dünyanın bir parçası yapmak için ısrarla uğraşmaktadır. Merida artık bir çocuk değildir, genç ve güzel bir kadındır ve evlilik vakti gelmiştir. Derebeylerden birinin oğluyla evlenmek istemeyen Merida özgürlüğü için evden kaçar ve ormanın derinliklerinde yaşlı bir kadının küçük kulübesine denk gelir. Yaşlı kadın Merida’nın ısrarları üzerine ona annesini değiştirecek bir büyülü bir turta verir. Merida sevinçlidir, kraliçe Elinor bu turtayı yedikten sonra kızının evliliğini düşünmeyecektir. Ne var ki yaşlı kadının vaadettiği “değişim”, hiç de Merida’nın tahmin ettiği şekilde olmayacaktır…

03

Brave’in görselliği hakkında uzunca konuşmaya gerek yok. Zira Pixar’ın animasyon yetilerini  sorgulayan bir noktada iseniz Brave muhtemelen ilk deneyiminizdir, sürprizi bozmayacağım. Brave’i öncülü filmlere kıyasla sönük kılan olay, eski filmlerdeki gibi “masalsı” bir macera anlatmaktansa direkt bir “ortaçağ masalı” anlatmayı denemiş olması. Bu işin belli bir kalitede kotarıldığını kabul etmek gerek ama seyrettiğimiz film kendine has bir noktada duramıyor. Alternatif bir evrende Brave Dreamworks’ün ya da (Pixar’dan bağımsız olan) Disney Stüdyoları’nın ortalama(üstü) bir işi olabilir mesela. Büyük bir özgürlük hikayesi sandığımız Brave aslında sevgi dolu bir anne-kız ilişkisi, bir aile filmi olarak karşımıza çıkıyor. Kötü mü? Değil. Ama ortaya çıkan iş, öykü bazında Pixar da değil.

05 (1)

Tabii hakkını teslim etmek gerek, Pixar’ın daha naif filmleri oldu. Sorun sadece Brave’in bir aile filmi olması değil (Toy Story sanki aile filmi değil mi?). Film, Pixar’ı lezzetli kılan, etrafa serpiştirilmiş detaylardan ve güncel mizahtan fazlasıyla mahrum kalmış. Yetişkinleri de filme bağlayacak referanslar Brave’de çok bulunmuyor. Evet, derebeylerin adlarının MacGuffin ve Macintosh olması sempatik olmuş ancak her şey burada başlayıp bitiyor. Ben Brave’de epik ortaçağ filmleri, belki Braveheart ya da Britanya kültürü üzerine dönen birkaç espri yakalamak isterdim.

Bu arada ormandaki mavi perilerde Princess Mononoke’den (1997) ne kadar etkilenildiğini çok merak ediyorum. Her ne kadar iki filmin de kullandığı orman cini/perisi tamamen kendi coğrafyalarının mitolojisiyle alakalı da olsa Brave’in Miyazaki’nin eserinden etkilenmiş olma olasılığı çok yüksek.

10

Son raddede Brave iyi bir animasyon orta şeker bir Pixar filmi. Kendisi kalbimde hep Up ya da Wall-e’den geri ancak A Bug’s Life’ın fersah fersah ötesinde bir noktada yer alacaktır. Tavsiyem sevgilinizle Up ve Wall-e’i, yaramaz kuzeninizle de Brave’i seyredin. Geçirdiğiniz vakti (benim gibi) çok büyük beklenti sahibi bile olsanız asla sorgulamayacaksınız. Brave’in iyi bir Oscar yarışı vermesi, Pixar’ın da ara verdiği eski tadını Monsters University’de yakalaması dileğiyle…

yigilante kocagöz

Yazar hakkında: Misafir Koltuğu

Öteki Sinema ekibine henüz katılmamış ya da başka sitelerde yazan dostlarımız her fırsatta harika yazılarla sitemize destek veriyor. Size de okuması ve paylaşması kalıyor...

2 Yorumlar

  1. bayıla bayıla izledimmm :)
    animasyon filmleri çoook seviyorum yaşım kaç olursa olsun seveceğim de..

  2. wherearethevelvets

    Bence filmin en büyük handikapı konunun genişletilememesi. Birkaç güne sıkıştırılan olaylar sanki birkaç saatte olup bitmiş gibi duruyor. Heyecanlı değil ve bir yerden sonra olan biten pek de umurunuzda olmuyor.
    Fakat Merida’nın saçlarında uygulanan teknik herhalde şu ana kadar izlediklerimin en iyisiydi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: