Heavy Metal (1981)

Yazan: 19 Nisan 2012  
Kategori: Animasyon, Fantastik, Film İncelemeleri

Her şey bundan yaklaşık 37 sene önce Fransa hudutlarında başladı aslında. Métal Hurlant adlı konsept çizgiroman dergisinin bu gün tüm dünyada saygı görecek olan Heavy Metal’e evrilmesi her ne kadar sadece 4 seneyi bulsa da, gün be gün kökleri dört bir yanı sarmış, kısa sürede çizgi roman okuyucuları arasında saygıdeğer bir marka olarak anılmaya başlanmıştı. Leonard Mogel’in aceleciliğinde ne kadar haklı olduğunun en açık kanıtı, derginin dünya çapında elde ettiği başarıdır hiç kuşkusuz. Geçtiğimiz ay hudutlarımızdan içeri girip, ülkemizin çizgiroman okuyucularını selamlayan efsane derginin; 1981 model animasyon derlemesi ise ne yazık ki onun heybetinin gölgesinde kalmaktan kurtulamadı hiç bir zaman.

Heavy Metal’in zaman içerisinde irtifa kaybettiği de oldu. Bu gün her biri ayrı birer ikon olarak parmakla gösterilen yazarların pek çoğu kendi projelerini hayata geçirip zaman zaman dergiyi ikinci plana da ittiler. Fakat ekip, derleme toplama usulü ile bir şekilde yola devam etti. Bu bağlamda 1981 yapımı animasyon filmin de, derginin en verimli dönemine tekabul ettiğini söylemekte yarar var. Derginin, Amerika’daki yayın hayatının 4. yılında masaya yatırılan animasyon projesi, markasının “popüler” çağrışımlarından ve dönemin kült animasyon anlayışından da güç alarak Gerald Potterton tarafında apar topar hayata geçirildi. Devamını oku

Igor (2008)

Yazan: 12 Şubat 2012  
Kategori: Animasyon, Film İncelemeleri

Yer Malaria. Burada havalar her daim kötü ve fırtına bulutları kükremek için sebep aramıyorlar. Lakin bu yer şeytani beyinlerin var olduğu ve dünyayı yaptıkları kötücül icatlarıyla tehdit ettikleri bir krallık. Kendini her sene şeytani icatlar panayırında kanıtla çabası içinde olan efendilerin diyarı. Burada ya şeytani bir bilim insanısınızdır ya da onun evet efendim dediği Igor’u.

Fakat içlerinden biri sırtındaki kamburdan ötürü köle Igor olmaktan sıkılmıştır. Onun hayalleri vardır. Sahiplerinin düşündüklerinin aksine zekidir. Onun hayali dünyanın en büyük şeytani bilim adamı olmaktır. Sahibi bir gün bir deney sırasında ölünce hayatı boyunca beklediği fırsat eline geçer ve Igor kendini kanıtlamaya karar verir. Lakin içi iyilik ve güzellik dolu bir icat onu ve tüm ülkeyi değiştirmek üzeredir. Kendi icadı Eva… Devamını oku

The Adventures of Tintin / Tenten’in Maceraları (2011)

Yazan: 08 Aralık 2011  
Kategori: Animasyon, Film İncelemeleri

Tenten’in hayatımda önemli bir yeri vardır. 8 yaşımdan beri bir şekilde Tenten okuyorum, farklı dillerdeki sayıları da alıyorum ve biriktiriyorum yani anlıyacağınız bir Tenten koleksiyoncusuyum.İlginçtir hayatimin farklı dönemlerinde Tenten’e olan ilgim farklı yenilikler ile hep tazelendi.

Tentenle ilk tanışmam siyah beyaz basılmış ve iki fasikül halinde küçük boyutlarda yayınlanan çizgi romanlarla ile olmuştu. Siyah beyaz olanları alıp boyamak benim için önemli anlardı belki de çocukken hikayelerin de içine daha iyi girebiliyordum.  Mesela Tenten Tibette macerasının tamamını üşenmeden boyamıştım. Bugün “ne gerek vardı” denilebilinir (Commedore’da bildiğiniz kasetle oyun oynanıyordu yahu…) ancak o dönem her çizgi romanı bulmak kolay değildi ve ne yalan söyliyeyim kapağı dışında renkli Tenten görmemiştim.  Pek çok macerası 2 ayrı fasikülde basıldığından tamamen okuyamamıştım ki zaten annemler Conan sevdiği için pek Tenten’e sempatik bakmazlardı. Tabi bu durum Tenten’i benim için hem ulaşılmaz haliyle de değerli kılmıştı. Bu ilk dönem tutkum uzun süre devam etti ve daha sonra 2. bir dönem başladı. Devamını oku

Rosa (2011)

Yazan: 16 Kasım 2011  
Kategori: Animasyon, Haber - Etkinlik, Sinematek

Rosa, yönetmenliğini Jesus Orellana’nın yaptığı İspanya yapımı bir kısa animasyon. Orellana sıfır bütçeyle giriştiği ‘cyberpunk’ kısasını bir yıl gibi bir sürede, tek başına çalışarak bitirdi.

“Rosa, bütün doğal yaşamın sona erdiği post apokaliptik bir gelecekte geçer. Kernel projesi kapsamında üretilen sibernetik organizma (cyborg)lardan biri olan Rosa, insanoğlunun, dünyanın ekosistemini iyileştirme maksatlı son girişimlerinden biridir. Yıkımdan sonra uyanan Rosa, kısa sürede uyanan tek varlığın kendisi olmadığını anlar. Hayatta kalmak için savaşmak zorundadır.”

Galası Seattle Uluslararası Film Festivali’nde yapılan Rosa, sonrasında Screamfest, Toronto After Dark, Anima Mundi ve Los Angeles Kısa Film Festivali gibi  birçok önemli festivalden resmi davet aldı. Festivallerdeki olumlu geri dönüşler sayesinde, büyük ajansların ve Hollywood yapımcılarının dikkatini çekmeyi başardı. Bu da Rosa’nın yakın bir gelecekte uzun metraj bir filme dönüşebileceğinin ilk sinyalleri olabilir.

Rosa’nın tamamını aşağıdan izleyebilirsiniz. İyi seyirler. Devamını oku

Superjail! (2007)

Yazan: 28 Mayıs 2011  
Kategori: Animasyon, Film İncelemeleri

HASTALIKLI BİR ŞİDDET SENFONİSİ


Dışarıdaki hayat alıştığımız gibi değil…Dünya çığırından çıkmaya başlıyor…Artık sokaklar da güvenli değil…Ama bir yol biliyorum…Gidilecek tek bir yer var…Eve dönüyorum…

Cheseburger grubunun parçası olan “Comin Home”un arasından etrafa saçılan yukarıdaki sözler, Superjail’in girizgah kısmını oluşturuyor. Çıldırmış bir dünyanın alternatifi olarak, çıldırma kat sayısı daha kabarık Superjail’de kopan uzuvların, kırılan boyunların, fırlayan gözlerin, dağılan beyinlerin, muhafazakar ebeveynler için açık açık bir tehdit unsuru olarak görülmesine de şaşırmamak gerekiyor. Diğer taraftan ters okuma yapıldığında Superjail, şiddetin ne kadar basitleştiğinin ve insanların ne kadar küçük sebeplerle şiddete sarılarak deşarj olduğunun dolaylı bir sözcüsü de diyebiliriz. Devamını oku

Sonraki sayfa »