İFF Günlükleri Vol.2
Yazan: Banu Bozdemir 06 Nisan 2012
Kategori: Festival Duyuruları, Festival İzlenimleri
Evet sayılı gün çabuk geçiyor, eğer gününüzü film izleyerek dolduruyorsanız daha çabuk geçiyor… Aksanat’tan Beyoğlu’na dağılan sinema yazarları olarak her çiçekten bal alan arılar gibiyiz… Markus Schleinzer imzalı Michael herkesin ağzında dolaşan ve ‘izledin mi’ diye sordukları bir film. Bu sayede genelde herkes izledi, film pedofiliye eğiliyor ve bu suçu çepeçevre sarıyor. Yönetmeni aynı zamanda Haneke’yle çalışmış bir görüntü yönetmeni…
İran’dan gelen Yas herkesi büyüledi, bazılarını büyülemedi, sessiz olan filmin oyuncularının gerçek hayattaki sessizliği onları sıktı ve salondan çıkanlar oldu. Filmin yönetmeni Morteza Farshbaf, Abbas Kiorastami’nin öğrencisi olunca işler hakikaten Kirazın Tadı kıvamında gelişiyor…
Yarı Yolda Andreas Dresen yönetmenliğinde içimizi burup burup atan filmlerden biri oldu. Konu beyninde ur olduğunu öğrenen bir adamın hayatını ve onun etkisi altına girmesini anlatıyor. Konu gerekten de iç burkucu ama oyunculuk müthişti. Gerçekten de hasta olan, kötüleşen, dengesizleşen birinin ruh haline girdik girdik çıktık! Tebrikler Milan Peschel. Devamını oku
!f İstanbul 2012′nin Ardından
Yazan: Fatih Yürür 28 Şubat 2012
Kategori: Festival İzlenimleri, Kavram - Kuram
Yine her yıl olduğu gibi –göreceliliğe takılsa da- keyifli bir seyir seçkisi ile çıktı !f karşımıza… Bir kısmı münferit festivallerde gösterim şansı bulmuş, daha ağırlıklı bir kısmı ise belki de festival dışında izleme şansı bulamayacağımız bir liste ile 2012 yılında da rengini korumayı başardı festival.
Tabi her festivalin olmazsa olmazlarından !f’de nasibini aldı… Yine salonlar tıka basa dolu ama, seyirci, tahammül sınırları konusunda pek de cömert hareket etmemeyi cazip buldu. Kimi izleyici “elime ne gelirse kardır” zihniyetinden dolayı yanlış filmlere dadanıp, sudan çıkmış balığa döndü, kimi izleyici ise, bir başka salondaki filmde aldığı bileti yakmamak adına, o anda izlediği filmden feragat ederek salondan çıkmayı tercih etti. Son yıllarda özellikle İstanbul’daki mevcut festivallerdeki “bilet sağlayamama korkusunun” getirisiydi aslında seyircinin bu tercihlerinin sebebi. Bir de henüz hiçbir yerde gösterim şansı bulamamış filmlere yönlendirilen izleyiciler bir kere daha kendilerine sunulan seçki listelerine ağız dolusu küfürler savurarak çıktılar salonlardan. Bu durumda ister istemez ağızlara yapışan “festival filmi ya, garanti sıkıcı olur!” yorumlarını daha fazla duyduk! Devamını oku
Altın Portakal, Üstün Nar!
Yazan: Murat Kızılca 22 Ekim 2011
Kategori: Festival İzlenimleri, Kavram - Kuram
8 Ekim Cumartesi günü başlayan 48. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali 14 Ekim Cuma günü sona erdi.
Festival boyunca Antalya’ya özgü güneşli günlerden pek nasibimizi alamadık ama ayrılık günü gelip çattığında Antalya nispet yaparcasına yazdan çalma bir güne başlamıştı bile. İstanbul’a indiğimizde ise bizi çok daha acı bir sürpriz bekliyordu. Doğu Avrupa’dan yola çıkmış olan kar fırtınasına hazırlanan sevgili(m) İstanbul, beni ağır bir gribin kucağına atmakta gecikmedi. Ayrı geçirdiğimiz günlerin acısını çıkartmak isteyen kıskanç bir sevgili gibi.
Bu taraftaki haberler pek iç açıcı değil, Antalya’ya dönelim en iyisi. Gerçi oradaki haberlerin ne kadar iç açacağı da şüpheli ya, neyse. Devamını oku
Fotoroman: Festival gibisin, Katılmak İstiyorum!
Yazan: Murat Tolga Şen 17 Ekim 2011
Kategori: Festival İzlenimleri, Kavram - Kuram
Malatya’nın “film” festivaline tam 1 ay kala geçen yıl hazırladığımız ve oldukça ilgi gören fotoroman denememizi tekrar paylaşmak istiyoruz. O tarihten sonra pek çok festivale katılsam da bir daha benzeri bir çabaya girişmedim. Hem yoruculuğundan hem de Malatya’ya özel olmasını istememden kaynaklanıyordu sanırım bu. Malatya Film Festivali’inin 2011 macerasını da benzer bir şekilde fotoromanlamayı düşünüyorum. O zamana kadar bunu tadımlık niyetine okuyuverin lütfen.
**********************************
Malatya Uluslararası Film Festivali (MUFF) üzerine izlenimlerimizi Beyazperde.com sitesinde paylaştık. Öteki Sinema’da da daha önce hiç yapmadığımız bir şeyi yaprak festival üzerine bir bilgilendirme geçelim istedim ve festivalin bir fotoromanını hazırladım!
Altın Portakal’ı Soymak…
Yazan: Fatih Yürür 17 Ekim 2011
Kategori: Festival İzlenimleri, Kavram - Kuram

PEK ÇOK PORTAKAL VAR İMİŞ!
Öyle allı pullu bir girizgah yapma niyetinde değilim. Bu sebeple sanırım adet yerini bulsun diye sayfaya kazıyacağım “bilgi tazeleme” gevelemelerinin hemen ardından festival notlarını art arda dizerek yolumu arşınlamayı düşünüyorum…
Öteki Sinema için yazan: Fatih Yürür
Ehmm ehemmm! Efendiiim… Bilindiği üzere 48 senesini devirmiş bir festival Altın Portakal! Pekala pekala…Bu cümlenin ardından gelebilecek olası bir “dile kolay tamı tamına 48 sene” yinelemesini de hiç yapmadım farz edelim! Fakat neredeyse yarım asırlık bu süreç, bir festivalin, kimliği konusunda önemli bir süreç. Yani daha kısa ve biraz daha yerinde bir tabir ile, bazı şeylerin yerleştiğinin ya da yerleşmesi gerektiğinin habercisi veya niteleyicisi…O halde festivalin adına boş methiyeler düzmeden, fazla da zaman kaybetmeden 7-15 Ekim tarihlerini kapsayan bu süreç içerisinde ne oldu ne bitti sorularını cevaplayayım yavaş yavaş…
Bütün bu “saygı duruşunu” da ardımda bıraktığıma göre yavaştan bu seneki festivalin etrafına yanaşmayı tercih ediyorum o halde! Evet, beni heyecanlandıran birkaç filmin dışında, festival seyri sırasında haberdar olup koşturduğum filmler ile birlikte Altın Portakal’a belli başlı beklentiler ile teşrif buyurduğumu söyleyebilmem mümkün. Devamını oku

























