Woman in the Window / Penceredeki Kadın (1944)
Yazan: Konuk Yazar 18 Ağustos 2011
Kategori: Film İncelemeleri, Kara Film / Film Noir
“Woman in the Window” (“Penceredeki Kadın”); Fritz Lang’ın, görsel estetiğinin oluşmasına, yıllar önce Dışavurumcu Alman Sineması’nın ilk dönemlerinde katkı sağladığı Kara Film’e, Hollywood’da getirdiği yorumun en önemli halkalarından biri olarak değerlendirilebilir.
Tuncer Çetinkaya
Tarihsel arkaplanında, 2. Savaş döneminin güvensiz ortamı ve yozlaşmaya yüz tutmuş insan ilişkileri bulunan Film Noir, bu anlamda 30’ların hemen başında boy gösteren ve Büyük Bunalım’ın gölgesinde büyüyen gangster / suç sinemasının yönelimlerinden farklı bir noktaya işaret etmektedir. Korkuları kadın bedenine hapseden bir eğilimin izlerini de bulabileceğimiz akım; “Malta Şahini”nden “Katiller”e, bir çok yapımda erkeğin femme fatale’e karşı verdiği savaşa odaklanır. Bu anlayışa “Woman in the Window”da da rastlamak olanaklıdır; ama birkaç farkla…
Merkezine Edward G. Robinson’ı yerleştiren film, türdeki bezgin, ahlaken çöküş yaşayan ve çoğunlukla polislikten atılmış dedektiflerden oluşan erkek kontenjanının dışına çıkar. Bir akademisyen olan kahramanımız, ailesine bağlı iyi bir eş ve babadır, sosyal ilişkileri de sağlıklı bir birey olduğunu tesciller görünür. Üniversitedeki görevi gereği, eşi ve çocuklarından uzak kaldığı günlerde pek de mutlu bir görüntü çizmez. Boş zamanlarını biri başsavcı, diğeri de doktor olan iki arkadaşıyla geçirse de, en mutlu olduğu anları, kaldığı otele yakın bir dükkânın vitrinini süsleyen bir tabloya baktığı zamanlar oluşturmaktadır. Son derece güzel bir kadının model olarak kullanıldığı resim, orta yaş bunalımındaki profesöre gençliğini hatırlatır gibidir. Devamını oku





















