Blade Runner Sketchbook (1982)

Yazan: 02 Ocak 2012  
Kategori: Kavram - Kuram, Ortaya karışık

Philip K. Dick’in “Do Androids Dream of Electric Sheep” adlı romanından senaryolaştırılan ve Ridley Scott’ın yönettiği 1982 yapımı bilim kurgu şaheseri Blade Runner’ı izlemeyenimiz kalmamıştır herhalde. 2012′nin yaşadığımız bu ilk günlerinde öteki sinema severlerin hoşuna gideceğine emin olduğumuz bir haberi paylaşmak istiyoruz. Blade Runner’ın fanatiği olan bir arkadaş filmin konsept dizaynlarının yer aldığı eskiz kitabını internet ortamında yayımladı. Kitabın ikinci eli bugün hala hayranları arasında yüzlerce dolara alıcı bulmakta olan gerçek bir hazine.

İlk kez 1982 yılında basılan ancak şu anda yeni baskısı bulunmayan bu kitapta Syd Mead, Mentor Huebner, Charles Knode, Michael Kaplan ve Ridley Scott’ın eskiz çalışmaları yer alıyor. Tabi bu çalışmalar  filmden çok önce yapıldığı için bazıları filmde kullanılmış bazıları ise hiç kullanılmamışlar. Devamını oku

Touch of Evil Video Serisi

Yazan: 10 Aralık 2011  
Kategori: Haber - Etkinlik, Ortaya karışık, Sinematek

The New York Times Magazine, 2011 Hollywood Özel Sayısı’nı ‘Touch of Evil’ ismini verdiği inanılmaz video serisi ile beraber yayınladı. Seride, süreleri 30 ile 60 saniye arasında değişen, birbirinden çarpıcı toplam 13 video bulunuyor.

“Kötülüğün ikonlarından esinlenen ve bu sene en iyi performansı gösteren oyuncuların rol aldığı, sinematik kötülüğün video galerisi” ana başlığı ile sunulan videoları Alex Prager yönetmiş.

NY Times eleştirmenlerinden A.O. Scott, Touch of Evil serisi için aşağıdaki önsözü kaleme almış: Devamını oku

Cut Throats Nine (1971)

Hakkında en az bilgi ve ilgi sahibi olduğum janra herhalde ‘western’dir diyebilirim. Ama işte arada sırada öyle sağlam bir Western çıkıyor ki, alıp götürüyor… Cut Throats Nine (1971) da böyle bir film. Görüp görebilceğiniz en sert ve acımasız western’lerden biri (hatta internette okuduklarıma bakacak olursanız belki de birincisi!) Atmosferiyle, acımasızlığıyla, konusuyla ve sürprizleriyle, neresinden bakarsanız bakın, özel bir film…

Bir Paella-Western (yani ispanyol yapımı western) olan Cut Throats Nine, Çavuş Brown’ın, birbirine ayak bileklerinden zincirle bağlanmış 7 azılı idam mahkumunu karlı dağların ötesinde bir hapishaneye götürmek için at arabasıyla çıktığı yolculuğu anlatıyor. Yolculuğa çıktıktan kısa bir süre sonra arabada altın taşıdıklarını düşünen bir haydut çetesi tarafından pusuya düşürülen grup, sürücülerini ve arabalarını kaybediyorlar. Buna rağmen idam mahkumlarını yolculuğun geri kalanına dondurucu soğukta yürüyerek devam etmeye zorlayan Çavuş Brown, sözünü dinlemeyen ilk kişiyi sol gözünün hemen yanından vurarak öldürüyor. Karlı dağlarda, öldürülen ‘arkadaş’larını dönüşümlü olarak omuzlarında taşımak zorunda kalan suçlular ile Çavuş Brown arasında korkuç bir tansiyon karanlık bir sona doğru devam ediyor…

Hikaye bu kadarla da bitmiyor. Çavuş Brown’ın genç ve güzel kızının da yanlarında olması, ve Brown’ın bu 7 idam mahkumundan birinin karısını öldürdüğünü bilmesi işleri iyice içinden çıkılmaz bir gerilime sürüklüyor. Ve bu 9 şanssız ruhu tabi ki daha başka çok karanlık sürprizler de bekliyor… Atmosfer bir an bile rahatlamınıza imkan vermiyor… Devamını oku

Türk Sinemasının Yeni Karın Ağrısı: “İlk” Filmler

Yazan: 06 Kasım 2011  
Kategori: Kavram - Kuram, Ortaya karışık

2002′de Nuri Bilge Ceylan’ın Uzak ile Antalya Altın Portakal’da büyük ödülü almasının ardından festivallerden kovulan gişe / seyirci filmlerinin yerlerini doldurmak sinemamızın nicelik açısından yükselişine denk gelen bir döneme rastladığından çok da sıkıntı olmadı.

Gişe filmlerinin biletlerinden kesilerek destek fonlarına aktarılan nemalardan faydalanan ve kendisini sadece festival seyircilerine karşı sorumlu hisseden yeni eğilimin reçetesini ise N. Bilge Ceylan, Reha Erdem, Zeki Demirkubuz gibi sinemacılar sağladı diyebiliriz. Bu isimlerin hepsi yetenekliydiler ve hayran bırakacak işlere imza attılar şüphesiz ama onları takip eden kalabalık için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Hevesli ama çoğunlukla yeteneksiz sinemacıların kendi kafalarından başka yerde çekemeyecekleri pek çok hikaye gerçekten de peliküle aktarılarak en azından festivallerde seyirci karşısına çıkmayı başardı.

İş iyice formüle oturduğunda ise bir “festival filmleri” sektörü oluştuğunu iddia etmek bile mümkün. Bu yeni dalganın başlarda ben dahil herkesi heyecanlandırdığı da ortada. Ama sanki bir yerlerde bir şeyler yanlış anlaşılmış olacak ki, festivaller ve “ilk” filmler arasındaki aşk an itibariyle vıcık vıcık bir hal almış durumda… Bu yıl yaşanan bazı hadiselerden sonra festivallerin artık yarışan filmlerin çoğunluğunun “ilk” olması ile övünebileceğini sanmıyorum. En azından öyle olmalı… Devamını oku

JBC Yayıncılık Sunar: Klon Savaşları

Yazan: 04 Eylül 2011  
Kategori: Haber - Etkinlik, Ortaya karışık

Star Wars’la ilk karşılaşmam Merzifon Güneş sinemasında bobin sırası tamamen karışmış bir “Empire Strikes Back” izleyerek oldu. Sanırım 9 yaşında falandım. Yine de perde gördüğüm şeyden o kadar etkilenmiştim ki, halen sürecek uzun bir hayranlık geliştirdim. 

Baştan söyleyeyim, ben Lucas’ın eline yüzüne bulaştırdığı ve neredeyse bir çocuk oyunundan farksız yeni üçlemeyi pek sevmem. Phantom Menace’i bu yazıda dahi anarken acı çekmekteyim ama Attack of the Clones bir nebze daha iyiydi sanki. Star Wars evreni için epey önemli bir hadise olan ve Palpatine’in entrikalarının nihayet eyleme geçtiği bu dönemi sinemaya uyarlamakta başarılı olamamıştı Lucas…

Aklımdan hep geçen şey ise bütün bu entrika ve çatışmanın çizgi romana daha çok yakışacağı, asıl lezzetine bu tür bir medya aracılığıyla ulaşacağı idi. Yanılmamışım. JBC yayıncılıktan çıkma 7 ciltlik (yayın devam ediyor: 8. sayı: Son Nihai Gerçek) Star wars Klon Savaşları çizgi romanlarını okurken sinemada izlediğimden katlarca fazla zevk aldım. Ayrıca seri Attack of the Clones ile Revenge of the Sith arasında kalan boşluğu mükemmel dolduracak hikayelerle Star wars külliyatına hakimiyetimizi de sağlamlaştırıyor. Devamını oku

Sonraki sayfa »