Kör Kurt Sorgu Altında: Kurando Mitsutake Röportajı
Yazan: Can Yalçınkaya 08 Mart 2010
Kategori: Kavram - Kuram, Son Yazılarımız
Daha önce Fantastic Planet Sidney Bilim Kurgu ve Fantazi Film Festivali günlüklerimizde Samurai Avenger: The Blind Wolf adlı filmiyle kendisinden bahsettiğimiz Kurando Mitsutake’yle bir röportaj yaptık. Kısa bir süre önce Los Angeles’tan Japonya’ya taşınan ve film kariyerine orada devam edecek olan Kurando tüm meşguliyetine karşın bizi kırmadı ve birkaç sorumuza cevap verdi.
Röportaj: Can Yalçınkaya Devamını oku
Maymunlar Cehennemi / Efsane Nasıl Başladı?
Yazan: Konuk Yazar 06 Mart 2010
Kategori: Kavram - Kuram
Yazarı dahil hiç kimsenin çok parlak bulmadığı bir Fransız romanı sinemanın kült klasiklerinden birine nasıl dönüştü? 1967 yapımı ilk filmin ortaya çıkış hikayesi…
“Maymunlar Cehennemi” ya da orijinal adıyla “La Planete Des Singes” macerası hayvanat bahçesine bir geziyle başladı. Maymunlar bölümünün sakinlerini çok ilgi çekici bulan Fransız romancı Pierre Boulle şöyle hatırlıyor o günü: “Gorilleri seyrediyordum. Birdenbire hareketlerinin ne kadar insana benzediğini farkettim. Bu beni insanlarla maymunlar hakkında düşünmeye ve aralarında bir ilişki hayal etmeye götürdü.“
Böylece Boulle “La Planete Des Singes”i yazdı. Yazarın en zayıf işlerinden biri olarak gördüğü ve “Benim için sadece hoş bir fantezi” diye tanımladığı kitap çok başarılı oldu. Bu arada eski bir yayıncı olan yapımcı Arthur P. Jacobs da yeni bir proje arayışı içindeydi. Kendi deyimiyle “King Kong türü bir şeydi” aradığı ama aynı zamanda farklı olmalıydı. “Maymunlar Cehennemi” hiç kolay bir projeye benzemiyordu ama o dâ iddialı bir şey istiyordu zaten. Vakit geçirmeden kitabın haklarım satm aldı. Engeller ve hayalkırıklıklarıyla dolu üç buçuk yıllık o sancılı süreç böyle başladı işte. önce bir senaryo yazılması gerekiyordu. “Twilight Zone/Alacakaranlık Kuşağının yaratıcısı Rod Sterling bir buçuk yıl çalışarak 30′dan fazla taslak çıkardı. Bunların çoğunda maymunların dünyası, otomobilleri ve beş yıldızlı otelleriyle modern dünyanın aynısıydı neredeyse. Devamını oku
Cannibal / Yamyam Filmleri
Yazan: Murat Tolga Şen 05 Mart 2010
Kategori: Afiş - Lobi, Kavram - Kuram
Özellikle İtalyan sinemacıların el atıp bir zamanlar epey mide kaldırdığı bir istismar sineması türü olan “Yamyam” filmlerine ait keyifli bir afiş sergisi sunmak istedik. Ama önce “yamyamlık” hakkında bilgilendirme yapalım.
Yamyam kelimesinin, Orta Afrika’da yaşayan bir kabilenin adından Türkçe’ye geçtiği tahmin edilmektedir. Çoğu dilde kullanılan Caniba kelimesi kökeni ise Kristof Kolomb’un, 1492 yılında Amerika kıtasına ayak bastığında ilk karşılaştığı yerlilerin adını seyir defterine “Caniba” olarak kaydetmesinden gelir. Devamını oku
Çocukluğumun Sinemaları: Saray Sineması
Yazan: Murat Tolga Şen 05 Mart 2010
Kategori: Kavram - Kuram, Sinema Nostaljisi
Saray sineması hep en mahçup hatıralarımın mekanı olmuştur. Aslında “Saray” her sinema salonu gibi nezih bir işletme olarak hayata gözlerini açmış ama 70′lerde TV mefhumunun hayatımıza girmesiyle büyük değişime uğrayan sinema işletmeciliği ile, bari yeni tip seyirciyi kaçırmamak adına damardan bir “2 film birden” sinemasına dönüşmüş, ite kaka 90′lara kadar gelmiş ama en sonunda pes ederek yarısı kömür deposuna kalan yarısı da pek iş yapmayan, yine de düzgün filmler göstermeye çalışan “Dünya” adında bir sinemaya dönüşmüştü. Devamını oku
Ne Acayip Şeysin Sen Remake!
Yazan: Masis Üşenmez 02 Mart 2010
Kategori: Kavram - Kuram, Ortaya karışık, Son Yazılarımız
Remake: film, şarkı gibi eserlerin tekrar paketlenip, yenilenip piyasaya sunma durumu.
Bilindiği üzere Hollywood hikâye bulmakta zorlanıyor. Çarkın dönmesi için yaratıcı senaryolara ihtiyaç var, ama artık çağımızda anlatılacak her hikâye anlatıldığı için remake’ler uzun süredir Hollywood’un can simidi olmuş durumda.
Aslında Yeşilçam’ın en güçlü olduğu yıllara baktığımızda da birçok filmin Hollywood filmlerinin senaryolarından yerelleştirilerek yaratıldığını görürüz. O zamanın senaryo yazarları da zaten bu durumu yadsımaz, aksine aynı senaryoyu farklı isimler ve mekânlarla defalarca çektiklerinden dem vururlar.
Hollywood bu yerelleşme olayına ise son yıllarda başladı. Bu işin fitilini ateşleyen film The Ring oldu. Ring’in başarısı Hollywood’un iştahını kabarttı ve ardı ardına önce Uzak Doğu’yu sonra İspanya’yı ve Avrupa sinemasını kare kare remake’lemeye başladı. Bu durumun da en büyük nedeni kitap okumayan popcorn Amerikan izleyicisinin altyazı da okumaması olarak açıklanmakta. Oysaki 80′li yıllara ve daha da öncelere gittiğimizde remake’lerin çok farklı bir konumu var sinemada. Daha sinema endüstrisinin yeni yeni doğduğu yıllarda ortaya çıkan ilginç senaryoların, ilerleyen yıllarda büyük yönetmenlerin belki de genç yaşlarda seyredip “ben daha iyisini çekerim” hayallerinin bir ürünü olmuş remake filmler. Bu şekilde The Fly, The Thing veya Invasion of the Body Snatchers gibi pek çok orijinalinden bile daha iyi diyebileceğimiz yapım mevcut.
Bu yazımda da sizlere remake’lerin iyilerini ve kötülerini tanıtmak istedim. Genel olarak korku gerilim türünde filmleri seçtim bu listeyi oluştururken. Ancak sıralama yapmayı sevmediğim için numaralandırmadım. İşte karşınızda en iyi ve en kötü 10 korku/gerilim remake’i… Devamını oku



























