Cehennem Melekleri 13 Ağustos’ta!

Cehennem Melekleri 13 Ağustos’ta sinemalarda! Cehennem Melekleri, bir Güney Amerika ülkesinin kural tanımaz diktatörünü yıkmak ve diktatörlük rejimini sona erdirmek için ülkeye gizlice sızan bir grup paralı askerin hikayesinin anlatıldığı; aksiyon sinemasının en gözde aktörlerinin yer aldığı olağanüstü kadrosuyla dikkatleri çeken 2010’un en iddialı aksiyon-gerilim filmlerinden biri. Yeni görevleri nedeniyle ülkeye gizlice giriş yapan özel birlik kısa sürede hiçbir şeyin kendilerine anlatıldığı gibi olmadığını fark eder. Akabinde ekip kendini büyük bir yanılsama ve ihanet içinde bulur. Olaylar kontrolden çıkmaya başladığında ve masum hayatlar tehlike altına girdiğinde bu ekip çok daha büyük bir düşmana karşı mücadele etmeye başlar. Bu kardeşler takımını yok etmek adına onları bu görevin içine sokmuş olan ve geleceklerini tehdit eden kişiye karşı…

Barney Ross kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir adamdır. Hayatında ilişki içinde olduğu şeyler oldukça sınırlıdır ve kamyonu ile uçağının dışında ilgisi dahilinde olan tek şey ekibindeki askerlerdir. Ross’un ekibinde eski bir SAS komandosu olan Lee Christmas (JASON STATHAM), yakın dövüş uzmanı Yin Yang (JET LI), silah uzmanı Hale Caesar (TERRY CREWS), Toll Road (RANDY COUTURE) ve Gunnar Jensen (DOLPH LUNDGREN) yer almaktadır.

Gizemli biri ekiple iletişim kurup sadece Cehennem Melekleri’nin kabul edeceği bir iş önerdiğinde, aslında hedef ve görev son derece sıradan görünmektedir. Görev, yıkıcı bir diktatör olan General Gaza’nın (DAVID ZAYAS) devrilmesini sağlamak ve küçük bir ülkenin büyük zulüm gören halkını diktatörlük rejiminden kurtarmaktır. Ancak işler kısa sürede çığrığından çıkacak ve ihanet ekibin zor durumda kalmasına neden olacaktır.

Prodüksiyon Hakkında

Sylvester Stallone bizzat kaleme aldığı bu hikayeyi yaratmaya başladığında, keskin hatlara sahip olan ve türün tüm gerekliliklerini kullanan bir aksiyon yaratmayı planladığını dile getiriyor. “Hayatta birbirilerinden başka hiç kimsesi, kendilerini sorumluluk altında tutacak bir aileleri ya da özlemini duyacakları herhangi bir kökleri olmayan erkeklerden, savaşçılardan bahsetmek istedim” diyor Sly. Kendisine ilham kaynağı olan filmlerin isimlerini vermekten de hiç çekinmiyor; The Dirty Dozen ve Dogs of War. Bu filmlerin gerçekten savaşçı erkekler hakkında olduğunu düşünüyorum diyor aksiyon sinemasına adını altın harflerle kazıtmış olan Stallone.

Uzun yıllardır Stallone filmlerinin yapımcısı olarak karşımıza çıkan Kevin King ise, Cehennem Melekleri gerçek anlamda bir aksiyon olmasına rağmen, yaratılış sürecinde Sylvester’ın önem verdiği şey aksiyon değildi. Sly için senaryo aşamasında en önemli olan şey gerçekten ruhu olan bir hikaye olmasıydı diyor King. Eğer gerçek bir hikayeniz yoksa, içinde ne karda büyük oyuncular yer alırsa alsın, gerçek bir filminiz, hatta bir filminiz bile olmayacaktır diyor ünlü yapımcı.

Senaryoyu tamamladıktan sonra ise kendilerini en çok zorlayan şeyin oyuncu seçimi olduğunu söylüyor King. Ve bu filmi Rambo çizgisinden, Sly’ın üzerine oturmuş olan bu kimlikten uzak tutmak, yepyeni bir karakter hatta karakterler yaratabilmek için çok uğraştıklarını söylüyor. Beyazperdede birer dev gibi duran bu aksiyon kahramanlarının, tüm güçlü yanlarına rağmen hikayede ayrıntılı olarak yer almaları gerektiğine ve tüm zayıflıklarıyla filmin bir parçası olmaları gerektiğine inandığını söylüyor. İkimiz de tamamen aynı fikirdeydik diyor King. Tüm oyuncu seçimlerini, hem bu güçlü savaşçı kimliğiyle filmde yer alabilecek hem de gerçek anlamda karakter oyunculuğu sergileyebilecek aktörler üzerinde durarak yaptıklarını de özellikle belirtiyor. İşte Cehennem Melekleri’nin bu olanüstü oyuncu kadrosu tüm bu ayrıntıların üzerinde durulularark özenle bir araya getiriliyor.

Oyuncu Kadrosu

SYLVESTER STALLONE

Sylvester Stallone 1976 yılında En İyi Film kategorisinde Oscar kazanan ve kendi senaryosundan beyazperdeye uyarlanan Rocky filminin başrolünde yer aldığı günden beri dünya çapında sadece bir aktör olarak değil, aynı zamanda senarist ve yönetmen olarak da büyük bir şöhrete kavuşmuştur. 5 devam filmi çekilen ve 2006 yılında seriye Rocky Balboa ile son verilen bu filmler sayesinde hem Stallone hem de Rocky sinema tarihinin gerçek birer ikonu haline dönüşmüştür.

Cehennem Melekleri’nde hemen önce Stallone, yine senaryosunu yazdığı, başrolünde rol aldığı ve yönetmenliğini üstlendiği Rambo filmi ile hayranlarının karşısına çıkmıştı. Hem de serinin ilk filmi, Rambo: İlk Kan’ın sinema dünyasını adımını atmasının 25 yıl ardından…

Ancak Cehennem Melekleri’nin Stallone’nun hayatında bir sinemacı olarak çok daha önemli bir yeri var. Çünkü Stallone bu film için bir hayalini gerçekleştirdi ve gerçek anlamda bir All Star aksiyon kadrosu kurmayı başardı. Bu filmde kimler yok ki! Jason Statham, Mickey Rourke, Jet Li, Eric Roberts, Dolph Lungren, Steve Austin, Bruce Willis ve Arnold Schwarzenegger. Sly tüm bu muhteşem kadroyu filmin çekimleri için Brezilya’ya götürmeyi başardı ve olağanüstü bir yapıma imza attı.

JASON STATHAM

Guy Ritchie’nin Ateşten Kalbe Akıldan Dumana filmine rol alarak büyük bir çıkış yapan Jason Statham, Ritchie’nin vazgeçemediği oyunculardan biri olmayı başardı. Yönetmenin Kapışma filminde Brad Pitt ve Benicio Del Toro ile rol alan ünlü aktör, Revolver’de de Mark Strong ile kamera karşısına geçti. 2002 yılında Luc Besson’un Taşıyıcı’sında başrolü kapıp da beyazperde de boy gösterdiğinde gerçek anlamda bir aksiyon starına dönüştü. Statham serinin ikinci ve üçüncü filmlerinde de rol alarak başarısını devam ettirdi ve 2003 yılında Charlize Theron ve Mark Wahlberg ile İtalyan İşi’nde başrolleri paylaştı.

Cehennem Melekleri’nin çekimlerini tamamlayan Statham yeni filmi The Killer Elite için kamera karşısına geçti ve filmde başrolü Clive Owen ile paylaşıyor. The Killer Elite Ranulph Feinnes’in aynı adlı çok satan romanından beyazperdeye uyarlanıyor.

JET LI

Beijing’de dünyaya gelen Jet Li, Çin’in geleneksel dövüş sanatı Wushu’nun gerçek anlamda ustası. Çin’in ulusal şampiyonu olmayı başaran Li, 1974 yılında başkan Nixon için Beyaz Saray’da özel bir şov düzenledi ve bu performansın ardından Amerika’da çalışmaya başladı. İlk filmi Shaolin Temple ile büyük bir çıkış yapan Li bir anda Çin’in en popüler sinema yıldızına dönüştü ve devamında çevirdiği 25 aksiyon filmi ile tüm Asya’da gerçek anlamda yıldızlaştı.

1998 yılında Mel Gibson ve Danny Glover’ın karşısında Cehennem Silahı 4’te rol aldıktan sonra Hollywood’un en sevilen aksiyon yıldızlarından birine dönüştü. Yüksek bütçeli bir çok yapımda rol alan Li’nin rol aldığı filmler içinde The Mummy: The Tomb of the Dragon Emperor, War, Fearless, Hero, The Warlords yer alıyor.

DOLPH LUNDGREN

İsveç’te dünyaya gelen Dolph Lundgren düşünülenin aksine ilk kariyer adımlarını son derece farklı atmıştı. Babasının ve ağabeyinin ayak izlerini takip eden Lundgren, Stockholm’de Royal Institute of Technology’de Kimya Mühendisliği eğitimi almaya başladı. Exchange öğrenci olarak gittiği University of Sydney’de gösterdiği başarının ardından Fullbright bursuna layık görüldü ve dünyanın en prestijli okullarından biri olan MIT’de okumaya hak kazandı. Ancak öğrencilik yıllarında harçlığını çıkarabilmek için fotomodellik yaparken sen kesinlikle aktör olmalısın diyen bir arkadaşının sözünü kulak arkası etmedi ve hayatında büyük bir değişim gerçekleştirdi.

İlk çıkış yaptığı film 1985 yılında rol aldığı James Bond filmi A View to Kill idi. Ancak Lundgren’i dünya çapında bir yıldıza çeviren film Rocky 4 ve bu filmde canlandırdığı Rus boksör Ivan Drago karakteri oldu.

Lungren aktörülük kariyerinin yanı sıra sinema dünyasının perde arkasında da yer aldı ve tam beş kez yönetmen koltuğunda oturdu. Thor Pictures adlı bir yapım firması olan Lundgren’in yapım aşamasında olan ve yine oyuncu, senarist ve yönetmen olarak imza attığı birkaç projesinin çalışmaları hala sürüyor.

ERIC ROBERTS

Runaway Train ile Oscar ve Altın Küre adaylığı kazanan Eric Roberts, Star 80 ve King of the Gypsies filmleriyle de Altın Küre adaylığı kazanmıştı. 2002 yılında ise Less Than Perfect filmi ile Golden Satellite Ödülü kazandı.

Aksiyon filmlerinin vazgeçilmez oyuncularından biri olan Roberts’ın rol aldığı filmler arasında A Guide to Recognizing Your Saints, It’s My Party, La Cucaracha, Final Analysis, The Pope of Greenwich Village, Raggedy Man, Hollywood Dreams, Babyfever, Heaven’s Prisoners, Sylvester Stallone ile rol adlığı The Specialist ve son olarak Christian Bale ile rol aldığı Kara Şovalye yer alıyor.

RANDY COUTURE

Cehennem Melekleri’nin çekimlerini tamamlayan Randy Couture hemen yeni filmi Relentless’ın çekimlerine başladı bile. Damien Lichenstein’ın yönetmenliğini üstlendiği filmde Couture başrolü Karl Urban ile paylaşıyor.

Geçtiğimiz yıl biyografisi Becoming The Natural yayınlanan Couture’un hayat hikayesini anlatan eser son derece başarılı bulunmuş ve kısa sürede New York Times’ın Çok Satanlar Listesi’ne girmişti.

UFC’nin Dünya Ağırsıklet Şampiyonluğu unvanını elde etmiş başarılı bir sporcu olan Couture aktörlük kariyerinde de önemli adımlar atmaya devam edecek gibi görünüyor. Couture David Mamet’nin Red Belt filminde ve Universal’ın The Scorpion King: The Akkadian filminde de rol almıştı.

MICKEY ROURKE

Son olarak Darren Aronofsky’nin Şampiyon filmi ile beyazperdede boy gösteren sinema efsanesi Mickey Rourke bu filmdeki performansı ile En iyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülüne aday olmakla kalmadı, aynı filmdeki performansı ile Altın Küre, BAFTA ve Independent Spirit Ödülleri’ne de aday gösterildi.

Hollywood’un yaşayan efsanelerinden biri olan Rourke’un unutulmaz performanslara imza attığı filmler arasında John Madden’ın Killshot’ı, Tony Scott’ın Domino’su, Robert Rodriguez’in Sin City’si, Tony Scott’ın Man On Fire’ı, Larry Charles’ın Masked And Anonymous’u, yine Robert Rodriguez’in Once Upon A Time In Mexico’su, Steve Buscemi’nin Animal Factory’si ve Francis Ford Coppola’nın The Rainmaker’ı yer alıyor.

Ancak Rourke’u gerçek bir sinema efsanesine dönüştüren filmleri sayacak olursak; Adrian Lyne’nin 9.5 Hafta’sını, Alan Parker’ın Angel Heart’ını, Barry Levinson’ın Diner’ını, Lawrence Kasdan’ın Body Heat’ini, Francis Ford Coppola’nın Rumble Fish’ini ve Michael Cimino’nun Year Of The Dragon’ununu kesinlikle es geçemeyiz.

Mickey Rourke, Megan Fox’la başrollerini paylaştığı Passion Play’in çekimlerini tamamladıktan sonra Tarsem’in Yunan mitolojine dayanan epiği Immortals’ın çekimlerine başladı.

BRUCE WILLIS

1984 yılında Sam Shepard’ın Fool for Love’ında başrol oynamadan önce Willis çişitli tiyatrolarda ve televizyon reklamlarında rol alan bir aktördü. Ancak 100’den fazla Broadway sahnelerinde sergilenen Fool for Love’daki performansının başarısı ve hemen ardından kendisine sayısız Emmy ödülü ve Altın Küre kazandıran Mavi Ay dizisindeki David Addison karakteri Willis’i gerçek bir stara çevirdi.

Mavi Ay dizisi devam ederken Kim Bassinger’la başrolerini payşlaştığı Blinde Date filminde rol alması Willis’in sinema dünyasında gerçek anlamda bir çıkış yapmasına yol açtı. 1988’de Zor Ölüm’de başrolü kapınca ünlü aktörün aksiyon sinemasına damgasını vuracağı da gerçekten belli oldu. Hollwood aksiyon sinemasının ölümsüz karakterlerinden biri olan John McClane’e hayat veren Willis ardından Armageddon, Ölümsüz, Şampiyonların Kahvaltısı, Beşinci Element, Haydutlar, Günah Şehri, Çakal, 16 Blok gibi birçok blockbuster’da başrol oynadı.

ARNOLD SCHWARZENEGGER

1947 yılında Avusturya’da dünyaya gelen Scwarzenegger 20 yaşında Mr. Universe unvanının kazanan en genç kişi olmayı başardı. Ardından Amerika’ya yerleşen ve vücut geliştirme alanında çeşitli dünya rekorlarının sahibi olan Scwarzenegger eğitimini University of Wisconsin’de tamamladı ve 1983 yılında Amerikan vatandaşı oldu.

1970 yılında Hercules in New York filmiyle Hollywood’da büyük çıkış yapan ünlü aktör ardından çeşitli filmlerde rol aldı ancak 1982’de Conan the Barbarian ve 1984’te rol adlığı Terminatör filmleriyle sinema dünyasına adını altın harflerle kazıdı. Son oalrka 2004 yılında 80 Günde Devri Alem ile beyazperdede boy gösteren Vali Schwarzenegger uzun yılların ardından Hollywood’un aksiyon oyuncularının neredeyse bir All Star takımı oluşturduğu Cehennem Melekleri filmi için ve yakın dostu Stallone’un da yanında yer almak adına bir kez daha kamera karşısına geçti.

Yazar hakkında: Murat Tolga Şen

Çocukluğu Samsun'da eniştesinin müdürü olduğu sinemada film izleyerek, film parçalarına oyuncak merceğinde bakarak geçti. 2005 yılının sonunda "Öteki Sinema" yı kurdu. Beyazperde, Cinedergi ve Medyaradar'da yazıyor. Motor, yelken ve fotoğraf tutkunu... Film izlemeyi ve filmler hakkında yazmayı herşeyden daha çok seviyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir