Constantine (2014) Pilot Bölüm Değerlendirmesi

Pilot bölümüne bakarak iddia edebilirim ki olmamış bir dizi ile karşı karşıyayız sevgili Hellblazer sevenler. Nedense sevgili John Constantine’imizin ekran maceları hiçbir zaman istediğimiz gibi sonuçlanmıyor. 10 yıl önce yönetmen Francis Lawrence şansını denemişti ama bence çok iyi bir film olmasına rağmen, Swamp Thing’in bedduasını almış olacak ki istenilen başarıyı zamanında yakalayamamıştı bu film. Millet “Ay esmer Constantine olur mu canım?” yok efendim “Los Angeles’ta Hellblazer çekilmez!” diye kendini yerden yere atıp, dünyanın en kral cehennem tasvirini yapan, en iyi Satan performanslarından birini barındıran (Peter Stormare) Constantine’e yüz çevirmişti. Halbuki ben Reeves’in kendi Constantine’ini yarattığını düşünmüştüm izlediğimde; kesinlikle çizgi romanın etkisinde kalan bir oyunculuğu yoktu. (Kimileri bu durumu Keanu’nun oyunculuk yeteneğinin olmayışına bağladı tabii…) Şimdi tam tersine, çizgi romandan fırlamış gibi görünen bir Constantine’imiz var fakat bana kalırsa röfleli saçlarıyla Matt Ryan da bu role pek yakışmıyor.

Constantine 02

Eğer mesele dayak yemiş bir Sting ile ağlak bakışlı Colin Farell’ın arasını bulmak olsaydı Ryan müthiş bir seçim olabilirdi. Fakat kendisi Fox’un Emanet adlı dizisindeki Aslan Bey Oğlum’a benzeyen titrek dudaklarıyla Constantine’in “piç erkek” çekiciliğini yansıtamadığı gibi, özellikle sarkastik tavırlar içine girdiği bölümlerde patlattığı “overacting” ile insanı resmen yoruyor. Bu arada sırf Amerikan aksanı ile konuşmadığı için yerlere göklere sığdırılamayacak ama ben Avustralya aksanını andıran, o tuhaf tonlamasını da pek beğenmedim. Ses tonu ve vurguları kulağı tırmalıyor, hayal ettiğim Constantine’i yaşatmıyor bana. Fakat sırf Keanu Reeves’la kıyaslandığında daha fazla Constantine’e benzediği için, otomatikman daha iyi bir Constantine olduğunu iddia edenler de olacaktır. Onlara da saygı duyuyorum.

Yalnız olmayan daha bir sürü şey var. Zaten yapımcılar da bunun farkında ki, başrol değişikliğine giderek esas kız Liv yerine (True Blood’tan Lucy Griffiths) bir başka Hellblazer karakteri Zed Martin’i (Angélica Celaya) göreve getirmişler. Aşağıdaki Sneak-Peak’ten görebileceğiniz üzere bu hamle de pek işe yaramayabilir çünkü yeni meleğimiz de dövme kaşları ve tuhaf görünmek için çabalayan başarısız oyunculuğu ile Constantine’i daha iyi bir yere taşımıyor. Açıkcası NBC berbat oyuncu seçimleriyle ünlü bir kanal zaten; katastrofik Charlie’s Angels remake’ini ya da Kate Shackoff varken Michelle Ryan’ı başrole koyan Bionic Woman faciasını hala unutamadık. Fakat söz konusu Constantine olunca insan umutlanmıyor değil, çünkü kimi koyarsan koy malzemenin kendisi güzel… Fakat NBC yine beceriksizliğini konuşturup Constantine’in sakat doğmasına sebep olmuş. O yüzden pilota eklenen yeni sahnelerle bir kurtarma operasyonu gerçekleştiriliyor. (Pilot bölüm çooooook önceden internete sızmıştı, bunun da pilotu beğenmeyen NBC insanlarının kendi insiyatifinde gerçekleştiğini düşünüyorum.)

Sıkıntılar bitmedi. Pilot bölümün temposu da çok problemli olmuş. “İkinci bölümü bile göremeyiz” diye mi düşünmüşler nedir bilmem ama dizi resmen koşuyor. Constantine’in arkaplanını hiç bilmeyen izleyicilere hızlı bir oryantasyon yapmak istemiş olabilirler, fakat bu iş 20 dakikalık Sitcom’larda bile bu hızla yapılmıyor. Hikâyedeki kimse hakkında bir dakika için bile olsa herhangi bir şey hissedemiyoruz. Ne Constantine’i bu kadar yıkıp viran eyleyen Astra, ne Liv’in babası, ne Chas ne de Liv’in kendisi rüzgârsız bir Haziran sabahı kadar hareket yaratmıyor bünyede. Mesela filmde Gabriel’in göründüğü sahnelerin muazzamlığını düşünün; Harold Perrineau tarafından canlandırılan melek Manny resmen Supernatural’ın tek bölümlük melekleri kadar ezik kalıyor. Bir de madem kanat yapacaktınız, daha görkemli bir şey düşünemediniz mi yahu? Hele o Twilight filminden fırlamış gibi duran lensler? Ne olur yapmayın. Bunların gelen tepkiler doğrultusunda ilerleyen bölümlerde daha iyi olacağını umuyorum.

Constantine 01

Hazır iyilik demişken, bu dizide iyi olan hiçbir şey mi yok? Var tabii, o konuda haklarını yemeyelim. Park sensörü sahnesine ve ambulansın üzerindeki iblise BAYILDIM! Ses efektleri, görsel efektler, oyunculuk, makyaj falan herşey muazzamdı. Keşke pilotun ilk versiyonunda olmayan, sonradan ekledikleri şu “yanıp sönme” efektini de koymasalarmış. Yine de çok başarılı sahnelerdi, dizinin Constantine evrenine yakışmayan aydınlığını olabildiğince dengeledi bu bölümler.

Eğer eski ahit mitolojisinin en korkunç yanlarını doğru kullamayı başarırlarsa, Supernatural’ın ilk 4 sezonda yakaladığı o benzersiz tadı Constantine’de de tutturabilirler. Üstelik hem daha dolu, hem de okült açıdan zengin bir mirasla bunu yapabilme şansları var. Ben de herşeye rağmen Constantine’in başarılı olmasını isterim ve bu nedenle Matt Ryan’ın zorlayıcı oyunculuğuna katlanmaya razıyım. Yeter ki Hellblazer’ın hakkını versinler ve Constantine’i boş konuşan, anti kahraman klişesi bir punk yerine, ruhunun derinliklerindeki acı yüzünden kendini hicve ve boşvermişliğe bulamış bir karakter olduğunu doğru düzgün gösterebilsinler. İkinci bölümünü sabırsızlıkla bekliyorum.

Herkese iyi seyirler.

Yazar hakkında: Emel Bilge Çınar

1985 yılında İstanbul’da doğdu. İlk sinema deneyimi Jurassic Park olmuştur. Animasyon ve VFX alanında eğitim almak üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Türkiye’ye döndükten sonra 3 yıl boyunca Post Producer olarak çalıştı. Bugünlerde bağımsız olarak 3D animasyon ve oyun yapımı üzerinde emek harcıyor. 2009′dan bu yana çeşitli mecralarda sinema ve TV üzerine yazılar yazmaya devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir