Death Race 2000 (1975)

196211.1020.A

Öncelikle belirtmeliyim ki bu filmi yazmak için çok geç kaldık.  Nedense kült olmuş “B”leri biz biliyoruz diye herkes biliyor zannediyoruz ve mahzenin derinliklerine inerken görece olarak daha popüler olmuş bu filmleri gözden kaçırıyoruz.

FrankenstaynDeath Race 2000‘de böyle bir yapım… Ülkemizdeki sınırlı popülaritesini önemli oyuncularından biri olan “makineli tüfek Joe Viterbo” karakterini canlandıran Slyvester Stallone’ye borçlu… Öyle ki ülkemiz dahil bir sürü yerde Rocky serisinin yükselişinden sonra tekrar gösterim imkanı bulabilmiş ve bu defa baş karakter “Frankenştayn” David Carradine değil, Sly ile lanse edilmiş…

Konu: Amerika Birleşik Devletleri, karizmatik ama kötücül bir başkan tarafından yönetilen, baskıcı bir rejime dönüşmüştür. Başkanın kitleleri eğlendirmek için yarattığı favori etkinlik ise Ölüm Yarışı’dır. Birbirinden değişik silahlarla donanmış ölümcül 5 takım, yayaları öldürmeye ve birbirlerini yok etmeye odaklı bu korkunç yarışta kapışırlar.

Uzun yıllardır yarışın yenilmez şampiyonu olan Frankenştayn, yarı insan yarı makina bir savaşçıdır. Diğer yarışçılar  makineli tüfek Joe, Nero the Hero, Calamity Jane ve Matilda the Hun Frankenştaynı tahtından indirmek için uğraşa dursun, rejim karşıtı hareketin öncüsü Thomasina Paine’in yarışı sabote ederek başkanı düşürmek gibi kendi planları vardır. (beyazperde.com)

“B” filmlerinin fazla büyük laflar söyleme hevesi yoktur. 50’ler ve 60’ların “B”lerinin özellikle nükleer savaş üzerine kimi eleştirileri mevcut olsa da bu yapı 70’lerde salt şiddet ve çıplaklığı göstermeye dönüşmüş ve daha eğlenceli ama fikirsiz filmler ortaya çıkmıştır. Death Race 2000 böyle bir film değil… Tüm eğlencesinin altında her anına inanılmaz bir sistem eleştirisi sinmiş, lafını gediğine koymaktan çekinmeyen bir Amerikan toplumu hicvi… TV ile manipüle edilen insanlarına herşeyi yaptırabilen faşist bir yönetimin ve koyun gibi güdülmekten zevk alan popülasyonun hikayesi daha eğlenceli bir şekilde anlatılamazdı. Elbette bu sistem eleştirisi neredeyse tüm “B”lerde olduğu üzere arak! Paul Bartel’in Death Race‘i aslında Norman Jewison’un büyük bütçeli Rollerbal‘ının bir mockbuster‘i olarak bile görülebilir. Fakat çaldığı fikri bu kadar eğlenceli uygulayabilen çok az örnekte görüleceği üzere 300.000 $ bütçeli Death Race, 30.000.000 $ bütçeli Rollerball‘ı gişeye gömmüş bir yapım. Mizah her zaman olmalı, özellikle de sinemaya ciddi bir şeyler seyretmeye gitmekten gına gelmiş 70’lerde… Bu eğilim zamanla güçlenerek daha büyük bütçeye hükmeden “B” ler çekildi ve özünde birer “B” filmi olan Star Wars, Jaws, Alien gibi filmlerle 70’lerin ciddi sinemasının ipi çekildi.

death race scenes

Death Race’in başarısı 70’ler için popüler olan temaları bir araya getirebilmesinden geliyor. Çok sinsi ve zalim bir mizah anlayışına sahip olan film sonraları Smokey and the Bandit ve Blues Brothers ile iyice popüler olacak araba macerası filmlerinin de başarılı bir örneği… Filmin başarısı üzerine aynı ekip 1976’da Cannonball‘da daha büyük bir bütçe ile bu temaya geri döndü ama Cannonball, Death Race‘in aksine istenen gişeyi ya da popülariteyi sağlayamadı. Bu arada yönetmen Paul Bartel’in cameo’sunu görmek isteyenler için kendisi bu filmde Frankenştayn’ın doktorunu canlandırıyor.

Son bir kaç satır filmin yapımcısı Roger Corman için…  Bu adam olmasa Amerikan “B” sineması hepten lezzetsiz yüzüne bakılmaz yapımlarla dolu olurdu.  İçinde ki “para kazanmak isteyen çocuk” hevesini hiç kaybetmeyen bu müthiş sinema adamına hayatımıza kattığı anlam için teşekkürler…

Yüksek volümde mizah, şiddet, kan ve çıplaklık içermesi sebebiyle ve yıllardan sonra iyice pekişmiş “kitsch” duygusuyla müthiş bir 70’ler filmi olan Death Race 2000‘i tüm “öteki”cilere tavsiye ederim. Daha havalı ama sıkıcı bir şeyler izlemek isteyenler de adından başka hiçbir şeyinin benzemediği Jason Statham’lı Death Race 3000‘e katlanabilirler.

German Poster

international posters

Yazar hakkında: Murat Tolga Şen

Çocukluğu Samsun'da eniştesinin müdürü olduğu sinemada film izleyerek, film parçalarına oyuncak merceğinde bakarak geçti. 2005 yılının sonunda "Öteki Sinema" yı kurdu. Beyazperde, Cinedergi ve Medyaradar'da yazıyor. Motor, yelken ve fotoğraf tutkunu... Film izlemeyi ve filmler hakkında yazmayı herşeyden daha çok seviyor.

5 Yorumlar

  1. Afişlerde birbirinden güzel,yazıda enfes olmuş,Teşekkürler Murat.

    Aynı zamanda günümüz bilgisayar oyuncularının gözdesi olan ve benimde defalarca oynamaktan sıkılmadığım Carmageddon oyununa ilham kaynağı olmuş ve izledikten sonra bizim gibi öteki avcılarının ağzında enfes tatlar bırakmış süper bir başyapıttır.

  2. Masis Üşenmez

    Hastası olduğum bir filmdir valla nasıl oldu da yazmadık bugüne kadar. Sağol Murat Tolga:)

  3. Ne kadar çok severdim bu filmi yahu.
    Hala arkadaşlarla arabayla seyahat ederken aramızda devam eden bir esprisi bile var; “etraftaki yayalar için bonus puan belirlemek”.
    Hele Carmageddon. Ne güzel oyundu hakikaten. Masis’in tavsiye etmediği oyunlar arasında en uzun süre oynadıklarımdan biriydi. (Masis’in tavsiye ettiklerini daha uzun süre oynuyorum…)

  4. Kütüphaneme ilk eklediğim filmlerden biri. Metin Demirhan’ın Atılgan Kült shop’unda bulup, yepyeni bir dünya keşvetmenin keyfiyle, kendimle gurur duyarak rafıma yerleştirmiştim.

    Evet Murat Tolga, afişler çok ama çok güzel olmuş. Kıskandım. ben de yaızlarıma böyl afişler istiyorum.

  5. Olur mu öyle şey arkadaşlar! :)

    Hepinizin yazılarına ayrı ayrı özeniyorum ama bazı filmlerle ilgili materyal bulmak gerçekten sıkıntı! Bu defa şanslıydık çünkü Death Race en popüler “B”lerin başında geliyor ve afiş ustaları bu film için sıkı çalışmışlar… Roger Corman’ın olduğundan daha büyük görünen filmleri daha afişte insanı etkiler zaten :)

    Ama biliyorsunuz bazen öyle oluyor ki filmin afişini uydurmak zorunda kalıyorum. Hatta yaptığım “Biri Beni Gözetliyor” afişi ortalıkta epey meşhur oldu. Anti kubrick gecesinin tanıtımına bile çıktı :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: