Detention (2011)

254_1334433198.Korku-komedi zor iş. Aynı anda reflekslere hitap eden iki farklı türü çok iyi harmanlamaktan bahsediyoruz, nasıl kolay olsun? İyi filmler karşıma çıktığında çok mutlu oluyorum (örnek: Shaun of Dead), ama bir de işin tonu tutturulamaması var ki o vakit seyirci olarak çektiğimiz çilenin haddi hesabı yok (örnek: Herhangi bir Scary Movie filmi).

Öteki Sinema için yazan: Yigilante Kocagöz

Joseph Kahn’ın 2011 yılında yönetmenliğini üstlendiği Detention biraz arada kalmış bir film, seyrettiğim için memnunum ama seyretmesem de olabilirdi. Ancak Kahn’ın bir önceki filminin 2004 yapımı Torque olduğu düşünüldüğünde ortada büyük bir gelişme olduğu kesin.

Detention, korku-komedi türü için gayet beklenilesi bir konu seçimine sahip: Slasher’lar ve kurbanlık koyun gibi kesilen gençler. Hikayemiz Grizzly Lake isimli kurgusal bir kasabada geçmektedir. Grizzly Lake’in gençleri bir seri katil tarafından avlanmaktadır ve katil hakkında tek bildiğimiz, Cinderhella isimli bir korku filmi ikonunun maskesini taktığıdır. Cinderhella kasabanın popüler kızı Taylor Fisher’ı filmin başında öldürdükten sonra kamera bizi kahramanımız Riley Jones ile tanıştırır. Grizzy Lake Lisesi’nin tarihindeki en büyük ikinci ezik olan Riley, günlerini intihar denemeleri ve platonik aşklar ile geçirmektedir. Sevgili Riley’imizin hayatı, kendini asmaya çalıştığı bir öğlen Cinderhella tarafından saldırıya uğraması ile değişir. Katilinin elinden kurtulan Riley artık Cinderhella’nın lanetinin odaklarından olmuştur ve avcının avının peşini bırakması düşünülemez. Riley’in hayatı tehlikededir ama onun daha ciddi bir sorunu vardır: O kadar ezik bir insandır ki kimse onun bir film katili tarafından hedef olarak seçilebileceğine inanmamaktadır.

Detention006

Farkettiğiniz üzere Detention’ın hikayesi çok tehlikeli bir noktada duruyor. İyi işlenirse çok keyifli bir filme sahip olabileceğimiz gibi aksi durumda filmin IMDB Bottom’da yerini garantilemesi de oldukça mümkün. Peki ortaya çıkan film hangi sınıfa giriyor? Bir kere kesinlikle kötü bir filmimiz yok, orasının hakkını verelim. Kahn insanın zekasına hakaret eden bir film yapmamış. Detention Riley üzerinden yürüttüğü hikayeyi sürükleyici bir şekilde anlatmayı, bunu yaparken etrafa pek çok farklı karakter sunmayı da iyi başarıyor. Bunun yanında filmin her dakikasının 80 ve 90’lar korku sinemasına referansla dolu olması da ayrı bir güzellik. Ancak tüm bunlara rağmen filmin (özellikle) ilk yarısındaki komedi unsurlarını çok çiğ bulduğumu itiraf etmem gerek. Belki ortada kültürel bir uyumsuzluk vardır, belki Amerikan gençlik komedilerinin genel üslubuyla yıldızım barışmamıştır ve sorun sadece bendedir, bilemiyorum. Ancak daha zeki komedilere rastgeldiğime eminim.

Detention005

Okuduğum bir incelemede film için yapılan “Scream meets Scott Pilgrim” ifadesini yanlış değil, sadece abartılı buluyorum. Detention belli ki bu benzetmede belirtilen film olmaya çalışmış ve bu sınavı sadece kısmen verebilmiş. Filmin Scream tonu ilk yarıda kendini gösterirken Scott Pilgrim havası ikinci yarının, filme adını veren “sınıfta bekleme cezası” kısmının olayı. Bu ikinci yarıda Detention tüm mantık çerçevesini bir kenara bırakıyor ve oldukça absürt, bir o kadar da eğlenceli bir maceralar silsilesi ile karşılaşıyoruz. Ben ikinci yarıyı bu kadar seveceğimi tahmin etmiyordum ve sırf bundan ötürü Detention’ın ilk yarısındaki görece bayat esprilere kızmamaya karar verdim.

Detention0012011 yılında pek çok fantastik film festivalinde adından övgüyle sözettiren, hatta Frightfest 2011’de “Büyük Sürpriz Ödülü” kazanan Detention, biraz abartılan ancak seyredilebilir bir film. Eğer Behind The Mask: Rise of Leslie Vernon (2006) ya da Tucker and Dale vs. Evil (2010) gibi türün keskin başarılarını seyrettiyseniz, beklentinizi o kadar yüksek tutmadığınız takdirde Detention’ı da sevebilirsiniz.  Riley’in platonik aşkı Clapton’u oynayan Josh Hutcherson’ın (Hunger Games’in Peeta’sı) aynı zamanda filmin yapımcılarından olduğunu söylemekte de fayda var.

Fragman – tıkla izle!

Yazar hakkında: Misafir Koltuğu

Öteki Sinema ekibine henüz katılmamış ya da başka sitelerde yazan dostlarımız her fırsatta harika yazılarla sitemize destek veriyor. Size de okuması ve paylaşması kalıyor...

Bir yorum var

  1. Sosyal medya çağı gençliğinin filmi olma vurgusunu bilinçli olarak abartmış, özellikle ilk yarısında ekrana değil de bir bilgisayarın masaüstüne bakıyormuş hissi veren bir film detention. Bu yaklaşım zaman zaman çok yorucu oluyor tabii ve aralarda bazı şeyleri kaçırdığınızı hissediyorsunuz. Finale doğru ise işler o kadar absürt noktalara çekiliyor ki ya izlemeyi bırakacak ya da tam tersi filmden aldığınız keyif katlanacak ve benim gibi gerçek bir kült film izlediğinize kanaat getireceksiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: