Drakula İstanbul’da (1953)

Önemli Not: Okuyacağınız bu eleştiri, sitemiz yazarlarından birine ait değildir. Yıldız Haftalık Sinema Mecmuası’nın 14 Mart 1953’te yayınlanan 12. sayısından Fatih Danacı’nın emeğiyle internet ortamına aktarılmış ve Öteki Sinema’da yayınlanmıştır. Fatih Danacı eylemlerine devam edecek…

“Bundan beş altı yıl önce Atlas Film “Çığlık” adında bir korku filmi çevirmişti. Eğer yanılmıyorsam “Drakula” korku filmleri sahasında memleketimizde çevrilen ikinci, hortlak filmi babında da birinci filmidir.

“Drakula” haddi zâtında Brahm Stocker adlı bir İngiliz muharririn eseridir. Büyün dünya dillerine çevrilip büyük bir okuyucu kitlesi toplayan bu eser kendi sahasının klâsikleri arasına girmiştir. Ali Rıza Seyfi tarafından 1928 senesinde Türkçeye “Kazıklı Voyvoda” adı ile adapte edilmiştir. İşte Türk “Drakula”sının senaryosu bu eserden alınarak Ümit Deniz tarafından yazılmıştır. “Türk Drakulası” diyorum, çünkü bir de orijinal eserden alınıp Amerikalılar tarafından çevrilmiş esas bir Drakula filmi daha vardır ki, Bela Lugosi’nin çevirdiği bu film memleketimizde Vampir ismiyle oynamıştı. Bu mevzuyu başka milletler de çevirmişlerdir.

Filmin mevzuu kısaca şöyle:

Romanya’da bir kont Drakula vardır. Bu adam aslında hortlaktır. İstanbul’da muhtelif yerlerde arazi alır. Buraya muayyen sadukalar yollar. Çünkü kont Drakula ancak gece gezebilir. Sabah şafak vaktinde mezarına girmek mecburiyetindedir. Bu sebeple mezarında iken yakalanmaması için muhtelif yerlere tabutlar yerleştirir. Drakula kan emerek yaşamaktadır. Her kanını emdiği insan ölünce hortlak olmaktadır. Bu hali bir doktor keşfeder. Drakula’yı ve onun kanını emerek hortlak namzedi yaptığı genç kızı ortadan kaldırmaya kadar verir. Bir sürü uğraşmadan sonra nihayet Drakula’yı bir mezarlıkta yakalayıp kalbine kazık çakar ve kafasını gövdeden ayırarak bu korkunç hortlak hikâyesine son verirler.

Film, film olarak vasattır. İstenildiği gibi ne hakikaten korkunç bir film olmuş ne de gülünç… Senaryoda bir çok hatalar var. Senaryonun realize edilişinde de aynı hatalar, bilhassa bir parça detay eksikliği, yani hâdiselerin, vak’aların izahına yarayacak olan teferruat eksikliği var. Operatörün mü, yoksa laboratuarın mı kabahati anlamadım. Çoğu sahneler fazlaca karanlık olmuş.

Artistlere gelince, Atıf Kaptan her zamanki gibi çok güzel, Viyanalı dansöz Annie Ball, İtalya’da bir filmde ufak bir rol oynamış. Bu ilk büyük filmi olmasına rağmen birçok tecrübeli kadın sanatkârlarımızdan çok daha olgun, çok daha güzel bir oyun verdi.

Diğerlerine pek iş düşmedi. Onun için fazla üstlerinde durmayacağım. Drakula biraz daha itina ile biraz daha rahat rahat çevrilse imiş, çok daha iyi olabilecekmiş.

Teknik malumat: Rejisörü Mehmet Muhtar, Firması And Film. Diğer rollerde Bülent Oran, Ayfer Feray, Cahit Irgat ve Kemal Emin Bara oynuyorlar. Operatörlüğünü ve montajını da Özen Sermet yapmış. Filmin fon müziği de Turgut Demirağ’ın.”

Yıldız – Haftalık Sinema Mecmuası, Sayı 12, 14 Mart 1953

Yazar hakkında: Fatih Danacı

Uçak mühendisliği alanında eğitim alıp mezun olduktan sonra sinema ve edebiyat merakı aktif bir uğraşa dönüştü. 2006 yılından itibaren çeşitli dergi, e-dergi, internet siteleri gibi platformlarda öyküleri, sinema yazıları yayımlandı. Korkunun Canavarları adlı ilk kitabı 2011 yılında basıldı. Aynı yıl Giovanni Scognamillo ve Aylin Ünal ile birlikte hazırladığı Vampir Manifestoları çıktı. Evlidir ve Ankara’da ikamet etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir