Dünyanın En Kötü Filmlerini Türkler Çekiyor Vol. 2

Ülkenin sinema vizyonunda gösterime giren filmlerin farkında mısınız? Yerli filmler salonları işgal etti ve birileri hala bunu çok matahmış gibi alkışlıyor! Geçen hafta mesela… Saydım, 10 film ve yarısı yerli yapımlardan oluşuyor. Biri başarılı bir sinemacı ve Karagül dizisinin usta yönetmeni olan Murat Saraçoğlu’nun çektiği Memleket ama diğerleri nedir öyle!


1 Kezban 1 Mahmut: Adana Yollarında, Abbas’ın Melekleri ve Cinnia: Uyanış… Cinnia bir zamanlar genç kızların yüreklerini hoplatan popçu mu Rockcu mu olduğu tartışmalı Emre Aydın’ın birden sinemacı olup yönettiği bir korku filmi… İşin bu tarafıyla çok dalga geçiliyor ama Hollywood’da da bir sürü şarkıcı korku filmi yönetmeni var, ilk aklıma gelen örnek: Rob Zombie…

Ama Emre Aydın bir Rob Zombie değil elbette… Film kötü, hem de epey kötü. Cin furyasından nasiplenerek bilet satmaya çalışan bir iş ama korku filmi meraklıları sinemadan tatminsiz çıkar ancak diğerleri bu filmin kötülüğünü fark ettirmeyecek kadar merdiven altı işler.

Medyaradar’daki haftanın filmlerini tanıttığım “Cineradar” köşesi için foto ararken her zamanki gibi fotoğraf aramak için sadibey.com’a girdim, Abbas’ın Melekleri’nin film fotoğraflarına bakarken bile insan “Türk sineması nereye gidiyor?” diye hayıflanıyor. 90’larda VCD için çekilen,asıl işi oyunculuk olmayan insanlarla dolu erotik soslu komedilerin modası geçmemiş ya da birileri böyle bir filmden para kazanacağını düşünmüş olmalı ama yılların Sinan Bengier’ini, Kayra Şenocak’ı ve Dost Elver’i böyle bir projede harcanırken görmek çok üzücü…

Bu filmler çekilmesin demiyorum, çekilsin elbet ama bir zamanlar haddini bilip VHS’de, VCD’de karşımıza çıkan ucuz işlerin şu an vizyona girip salonda bilet satıyor olması ilginç!

Bizim artık Türk sinemasının hayrı için bir denetleme mekanizmasına ihtiyacımız var. Çekilen her şey salonda gösterilecekse yakında sünnet düğünü kaseti izlemeye başlarız! Bu işin şakası ama seyirciyi kaybedersiniz baylar bayanlar… Gişe sinemasının kendisinden tiksindirmesine az kaldı.

Gişede tutanlar belli, yıllardır değişmeyen isimler; BKM işleri, Cem Yılmaz, Şahan, Şafak Sezer, Ahmet Kural-Murat Cemcir vs. Diğerleri de bunlar gişe yapıyor diye filmden başka her şeye benzeyen işlerle çıkıyorlar ortaya ama bu enflasyona ihtiyacımız yok! Bu kadar kötü filmler salonlarda gösterilemez ve daha önce hiç böyle bir şey olmadı!

Seyirci zaten ilgi göstermiyor ancak dağıtıcıların ve işletmecilerin de önlerine çıkan her işi salonlara sürmemesi gerekiyor. Festival filmleri söz konusu olduğunda gösterilen “bu iş yapmaz ki” hassasiyeti kötü gişe komedileri için de geçerli olmalı. Türk sinemasında üretim ve gösterim kısmında standart yok ve bu seyirciyi kaybetmemize yol açacak.

İsterseniz en çok iş yapan filmler listesine bir bakın, artık yarısı yabancı filmlerden oluşuyor. Batman Süpermen’e karşıyken kim ne yapsın Abbas’ın Melekleri’ni Allah aşkına!

Yazar hakkında: Murat Tolga Şen

Çocukluğu Samsun'da eniştesinin müdürü olduğu sinemada film izleyerek, film parçalarına oyuncak merceğinde bakarak geçti. 2005 yılının sonunda "Öteki Sinema" yı kurdu. Beyazperde, Cinedergi ve Medyaradar'da yazıyor. Motor, yelken ve fotoğraf tutkunu... Film izlemeyi ve filmler hakkında yazmayı herşeyden daha çok seviyor.

2 Yorumlar

  1. on numara beş yıldız bir yazı ……Özellikle Batman v Superman kısmını çok sevdim…

  2. Gerçekten çok doğru bir tespit. Katılmamak mümkün değil. Her ay yeni bir Türk filmi gösterime giriyor. İçlerinde ünlü isimlerin olduğu gibi adı sanı duyulmamış oyuncu ve yönetmenlerin işleri de çıkıyor ortaya. Sonuç hüsran oluyor tabii. Kimse para verip de böyle filmleri izlemek istemez şahsen. İzleyeceği olan da birkaç ay geçmeden internete düşer düşmez çerezlik izler geçer zaten…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: