Endonezya İstismar Sineması

Endonezya sinemasının örneklerini 80’lerin başında sinemalarımızda ve daha sonra video kasetlerde bolca görüp izledik. Bu izlemenin çok bilinçli yapıldığı söylenemez ne yazıkki… Çünkü bu filmler başka bir ülkeye aitmiş gibi gizlenerek pazarlanıyordu. O yüzden Lady Terminator gibi videoda hit olmuş bir filmin Endonezya yapımı olduğunu pek kimseler bilmez. Hint ve Uzakdoğu etkilerine açık, sinema dili olarak da Amerikan taklitçisi olan Endonezya filmleri bu etkilerden mütevellit bambaşka bir havaya ve etkileyiciliğe bürünüyordu. Endonezya İstismar sinemasının  kral oyuncusu ise Barry Prima’dır. Onun filmlerinde, karate yapan timsahlar, yılana dönüşen kadınlar, kolu bacağı kesildikten sonra 2 büyü numarasıyla yerine yapıştıran dövüşcü rahipler, vampirler, kungfu atraksiyonlarını ve de hepsini bir filmde bulabilirsiniz. Barry Prima’nın en bilinen filmi ise Devil’s Sword‘dur.

Sinematek’imizin bu bölümünde Endonezya İstismar Sineması ile ilgili yapılmış çok güzel bir Mondo Macabro belgeselini sizlerle paylaşmak istiyoruz. Belgeselin dili ingilizce, Endonezyalı oyuncu ve teknik insanlarının konuşmaları ise ingilizce alt yazı ile aktarılmış… Endonezya Rambo’su RambuLady Terminator ve benim çok sevdiğim Bali’nin Gizemleri filmlerine ait onlarca güzel sekans’da belgeselde mevcut. Cinemageddon trackeri üzerinden edindiğimiz ve Google Video’ya yüklediğimiz belgeseli seyrederek Endonezya İstismar Sineması hakkında ciddi olarak bilgileneceğinize inanıyoruz. Yazılı kaynak arayanlar ise  Pete Tombs’un “Uzakdoğu’dan Güney Amerika’ya Fantastik Filmler” kitabını edinebilirler.

Yazar hakkında: Murat Tolga Şen

Yazmaya 2003 yılında DivxTR’de başladı ve halefi olan Divx Planet forumlarında “Raven” takma adıyla devam etti. Divx Planet'te bir forum köşesi olarak başlayan Öteki Sinema'yı, 2005 yılında blog olarak devam ettirdi. 2010 yılının başında Beyazperde.com sitesinin eleştirmen kadrosuna katıldı. Aynı dönemde Yeni Harman ve Fotografya dergileri için sinema makaleleri kaleme aldı, online sinema dergisi Cinedergi için dosyalar hazırladı. 2012’de Medyaradar sitesinin sinema yazarlığı ve TV eleştirmenliği görevini üstlendi. Aynı zamanda lisanslı bir yelken sporcusu olan yazar, bir dönem TYF (Türkiye Yelken Federasyonu) yarış fotoğrafçılığı görevini yaptı. 2014 yılında Sinemerkez Akademi’de eğitmenlik yaptı ve akademinin Kocaeli yapılanmasının direktörlüğünü üstlendi. 2014-2016 yılları arasında Okan Bayülgen’in Dada Dandinista adlı TV programının yazı grubunu yönetti. Okan Bayülgen’in yönettiği Eğlenceli Cinayetler Kumpanyası adlı tiyatro oyununda rol aldı. 2017-2018 arasında Antalya Sinema Derneği’nin danışmanlığını yaptı. OFCS (Online Film Critics Society) topluluğuna üye olan yazar, Öteki Sinema, Beyazperde ve Medyaradar'da yazmaya, Eğlenceli Cinayetler Kumpanyası'nda oynamaya ve davet edildiği okullarda sinema üzerine seminerler vermeye devam ediyor.

8 Yorumlar

  1. Yazı ve belgesel için çok çok çok teşekkürler…

  2. harika harika bir yazi Murat!

    yani yazinin kendisini cok uzun ve zengin olmasa da : ) bilgilendirme acisindan, yaninda ek olarak gelen videosuyla beraber mukemmel bir “baslik” diyelim!

  3. Murat Kızılca

    Endonezya Sineması ile ilk olarak Tjut Djalil’in yönettiği Mystics in Bali isimli bir filmle tanışmıştım. Çok acayip bir filmdi. Nitekim belgeselde de bir parça bahsediyorlar. Sonrasında aramız çok iyi olmasa da, özellikle buradaki belgeseli izleyince canım bi hasret gidermek istedi Endonezya Sineması ile. :)

  4. Tugba, blogunu gezdim pek hoş, hatta tam bizlik bir yazı buldum zevkle okudum: http://genovaninja.blogspot.com/2009/01/liguria-horror-express.html

    Arkadaşlar Endonezya filmleri biraz aklı karışık filmlerdir. Bir sürü janrı ve korku ögesini tek bir filmde görebilirsiniz. Görsel açıdan ise çok zengindirler, hatta o kadar iyidirler ki izleyeni yorarlar. Mesela “The Warrior Against Blind Swordsman” filmindeki materyal zenginliğini ben sadece “star Wars”larda gördüm.

    Madem ilgi var, önümüzdeki günlerde “The Devil’s Sword” ile başlayalım Endonezya sinemasına, arkasından “Lady Terminator” ve ” Mystics in Bali”ye el atarız.

  5. Aa! Teşekkür ederim blog için (bir işe yaramaz ya..:) Bu arada filmleri helecanla bekliyoruz…

  6. Tugba blog’unu ben de çok beğendim dövüş filmleri ile ilgili yazılar süper. Benim de bir arkadaşım Genova’da mimarlık okuyor severim orayı:) Bizim Galata’ya benzer. Takibe aldım siteni.

  7. Sağol Masis! Ben de mimarlık için Genova’dayım ama gel gör ki mimarlıktan başka herşeyle (ya da hiçbir şeyle) ilgileniyorum:)) Bu arada blogum göçtü sanırım ^_*. Neyse…

  8. Leák’a (yani Bali’nin Gizemi) hastayım. Bu film ile ilgili Bant dergisine yazı yazmıştım. Tekrar gözden geçirmemde fayda var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir