Fantastic Beasts and Where to Find Them (2016)

Takvimler 2001’i gösterirken, henüz mahalle arasında top oynayan 9 yaşlarında bir çocuk olarak gittiğim Harry Potter ve Felsefe Taşı; o zamana kadar sinemada gördüğüm en hayran olunası şeyi temsil ediyordu. Nitekim yıllar geçtikçe Harry de benimle birlikte büyümeye başladı. Ben sınavlarla boğuşurken, o koca yürekli çocuk Lord Voldemort ile amansız bir savaşın içindeydi. Durum böyle olunca, benim gibi Y kuşağını temsil eden birçok insan için, Harry Potter bir çocukluk eğlencesinden daha çok, birlikte yaşlanılan en yakın arkadaş hüviyetine bürünüyordu…

fantastic-beasts-and-where-to-find-them-poster2011 yılında, Harry Potter’in sinema serüveni sona erdiğinde ise, bunun geçici bir ayrılık olduğu düşüncesi herkesin dilindeydi. Nitekim öyle de oldu. Ancak bu noktada, evrenin yaratıcısı J.K. Rowling’in oldukça radikal bir karar aldığını dile getirmemiz lazım. Herkes, gelecekte Harry Potter’ın ne yaptığını, Voldemort sonrası nasıl bir dünyada yaşadığını daha ayrıntılı bir şekilde görmek isterken o, daha önce Harry’nin bir ders kitabının adı olarak geçen Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerelerde Bulunurlar’ın üzerine yoğunlaşmayı tercih etti. Böylelikle Harry’nin yaşadığı zaman diliminin çok öncesi olan 1920’lere gitme şansını yakalayacak, sihir dünyasına bir de bu pencereden bakacaktık.

Biraz öznel bir şekilde, serinin benim ve temsil ettiğim kuşak için değerine bir nebze de olsun değinmek istedim. Peki, şimdi gelelim Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerelerde Bulunurlar filminin içeriğine. Hikâyenin ana karakteri olarak karşımıza çıkan Newt Scamander’ın (Eddie Redmayne) Amerika’ya gelişi ile filme start veriyoruz. Ancak onun ülkeye ayak bastığı dönem büyücülerle-muggleların (Amerika sınırları içerisinde onlara büyüdışı deniliyor) birbirleri arasındaki sürtüşmenin hızla arttığı ve özellikle büyücüler dünyasında anormal hadiselerin meydana geldiği bir dönemdir. Newt’in New York’a gelmesi ve alaturka çantasıyla oradan oraya sürüklenmesi ise, onu bir anda cereyan eden olayların baş aktörü haline getirecektir. Tabii, bu yolculuk sırasında tanıştığı yeni dostlarıyla birlikte…

Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerelerde Bulunurlar esasen yapı olarak Harry Potter’a oldukça benzeyen, kabaca iyilerin kötülerin peşinden koşmak zorunda kaldığı bir iş. Göze çarpan en büyük fark, hikâyenin ana karakterlerinin bu sefer yaş olarak daha büyük seçilmesi. Tabii, bu seçimin evrenin büyülü atmosferinden hiçbir şey kaybetmediğini dile getirmekte yarar var. Ancak bu noktada söylenmesi elzem olan konu; yönetmen David Yates’in sadece filmin sihirli atmosferine, fantastik canavarlarına güvenip; efekt odaklı, Marvelvari bir iş yapmaya çalışması. Bu durum, filmin dramatik yapısını bir adım geride bırakmakla kalmıyor, filmin adeta 18 yaş altı kitlesi için çekildiği izlenimini uyandırıyor.

fantastic-beasts-and-where-to-find-them-02

Hemen burada J.K. Rowling’in yazdığı hikâyeye de değinmemiz gerekli. Üzülerek söylemeliyim ki maalesef Rowling, Harry Potter’daki yarattığı karakter derinliğini Fantastik Canavarlar’da oluşturamıyor. İlk filmin dezavantajı mı yoksa gerçekten hikâyenin aksayan yönleri mi var, bunu ilerleyen aşamalarda göreceğiz ama şimdilik karakterlerin derinlik anlamında büyük eksikler taşıdığını söylememiz gerekli. Özellikle filmde baskın bir kötü karakter olmayışı, Newt Scamander ve dostlarının oradan oraya öylece sürüklendiği hissiyatını yaratıyor.

Tabii, bir de Fantastik Canavarlar meselesi var. Newt’in zaman zaman başına bela açan büyülü hayvanları, filmin mizah dozunu yükseğe çekmeye çalışsa da hikâyenin genelinde belirleyici bir role sahip olamıyorlar. Bu da esasen filmin neyin peşinden gittiği konusunda izleyenlerde birtakım soru işaretleri oluşturuyor.

Bu noktadaki en önemli detay filmin yönetmeni David Yates’in seçmiş olduğu anlatım dili. Bir zamanlar Harry Potter ve Azkaban Tutsağı’nda Alfonso Cuaron’un çıtayı ne kadar yükseklere taşıdığını hatırladıkça, David Yates’in yorumu o kadar yavan kalıyor ki! Harry Potter’ı bu kadar değerli olarak addetmemizin başında gelenlerden bir tanesi de filmin finaline doğru artan aksiyon ve duygu yoğunlu idi. Efektlerine sıkı sıkıya sarılan David Yates’in aksiyonuna diyebileceğimiz bir şey yok. Ancak, filmin karşı tarafa sunduğu dramatik yapı sınıfta kalıyor. Bu da haliyle karakterlerle bir bağ kurmamızı neredeyse imkânsız kılıyor ve seyir zevkine negatif şekilde etki ediyor.

fantastic-beasts-and-where-to-find-them-03

Pekâlâ, film ile ilgili bu kadar olumsuz şey söyledikten sonra gelelim artılarına. Öncelikle hikâyenin başkahramanı olan Newt Scamander’e hayat veren Eddie Redmayne’in ortaya koyduğu çaba muazzam. Son yıllarda gösterdiği her bir performansla kendisine hayran bırakan Redmayne bir kez daha kendisini zevkle izlettirebilmeyi başarıyor. Şüphesiz içinde problemler barındıran böyle bir film yapısı içerisinde, onun performansı daha da değerli bir hal alıyor. Filmin ikinci büyük artısı ise, Jacob Kowalski olarak karşımıza çıkan Dan Fogler. Göründüğü her sahnede yüzlerde tebessüm oluşturmayı başaran Kowalski, açık ara filmin yıldızı. Büyücülerle mugglelar arasındaki problemler had safhada yaşana dursun, biz Kowalski’nin şaşkın bakışları arasından gülümsemeye devam edelim.

Ne olursa olsun, Fantastik Canavarlar beş film olarak çekilmesi planlanan bir serinin ilk filmi. Bu da onu; karakterleri tanıtan, daha sonra şiddetlenerek artacak olaylar silsilesinin ilk habercisi konumuna sokuyor. Bu durum David Yates’e rağmen, serinin geri kalanı için beslenen umudu diri tutabiliyor. Kim bilir, belki de yönetmen artan eleştirilerden sonra, dönüp aynaya bakar ve özeleştirisini yapar (umarım).

Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar Harry Potter evrenini, büyücüleri, asaları özleyenleri koşa koşa sinemaya götürecek bir yapım olsa da işleyiş bakımından eksikleri içinde barındıran bir film. Rowling’in yaratıcı zekâsına ve David Yates’in o yaratıcılığın altında seyreden becerisine bir kez daha şahitlik ederken; Newt Scamander ve Jacob Kowalski karakterlerine ise hayranlık beslememek elde değil. Harry Potter ve arkadaşlarının yaşamadığı bir zaman diliminin başlangıcını yapan serinin ilk filmi, ilerleyen aşamalarda ne getirir bilinmez ama her seferinde gözlerin Harry Potter’ı arayacağı su götürmez bir gerçek…

Öteki Sinema için yazan: Polat Öziş

Yazar hakkında: Polat Öziş

1992 İzmit doğumlu… Küçük yaşlarda tanıştığı Yeşilçam filmleri sayesinde sinema en büyük tutkusu oldu. Sonrasında ilginç bir şekilde Muğla’ya İktisat okumaya gitse de tutkusundan vazgeçemedi ve sinemayla ilgili çalışmalar ortaya koymaya başladı. İzledi, düşündü, çekti. Sonunda ise filmler hakkında yazmaya başladı. Film Arası Dergisi, Film Hafızası ve Öteki Sinema’da çok sevdiği filmler hakkında yazmaya devam ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir