Fantastik Vizyon: 4 Mart Haftasının Filmleri

Vizyona bulaşmakla ilgili olumsuz eleştiriler almamıza rağmen, gösterime giren bir avuç fantastik işi de okurlara aktarmak boynumuzun borcudur. Yakında kendi başına bir köşe olmasını planladığımız Fantastik Vizyon bölümünü ise en yeni Öteki Sinemacılardan Banu Bozdemir hazırlıyor. İyi okumalar…

Kader Ajanları / The Adjustment Bureau


Filmimiz yolları habire kesilen, birlikte olmaları sürekli engellenen David ve Elise hakkında. David ve Elise tanıştıktan ve birbirlerine aşık olduktan kısa bir süre sonra şapkalı bir takım adamlar çıkıyor ortaya ve ikilinin buluşmasına taş koymaya başlıyor. İşin erkek tarafı bu engellemelerin farkına varıp, hatta bir güzel tehdit ediliyor ve Elise bırakıp kendi yoluna çekip gitmesi isteniyor. İçinde taşıdığı saçma bir sırla ve Elise olmadan yaşamaya başlayan David, bir süre sonra kaderine isyan eder ve kaderine savaş açar. Kaderin şapkalı adamlar olarak karşımıza çıkması, ikilinin buluşmasını engellemek için komik yöntemler bulmaları filmi gözümüzde farklı bir yerlere taşıyor.

Philip K. Dick’in kısa öyküsünden uyarlanan film, temposu, yarattığı atmosferi ve konusuyla ‘kaderinden kaç’ duygusunu sonuna kadar veriyor, kaderci yan tuzla buz oluyor. Ben kendi adıma filmi keyifle izledim. İyiyle kötünün yer almadığı bir çatışma hali izlemek bir hayli keyif vericiydi. Matt Daman ve Emily Blunt’un kavuşamayan aşıkları canlandırdığı film Ocean’s Twelve’in senaristi Gerorge Nolfi’nin elinden çıkma… İlk yönetmenlik denemesinde bir hayli başarılı! Yani önümüze set çeken, bizim neden olduğunu bazen fark edemediğimiz bazı ayrıntıların ete kemiğe bürünmüş halini, olmazsa olmazların kaynağını göstermesi açısından gayet yaratıcı bulduğumu söylemeliyim

Rango

Karayip Korsanları’nda suyun içine dalan, suyun içinden çıkmayan Gore Verbinski bu kez animasyonla ve susuz bir çöle atıyor bizi. Vahşi batının her şeyi yakıp kavuran sıcağında amigo ruhuyla western ruhu birleşiyor ve ortaya içimiz kavuran bir film çıkıyor.

Hayatın boşluğunda kendini sorgulayan isimsiz kahramanımız bukalemun Rango (sesiyle hayat veren Johnny Depp) birden bir dizi maceraya dalıyor, hem de Kemal Sunal saflığıyla… Bir anda yaptığı salaklıklarla önemli adam haline geliyor ve su sıkıntısı çeken bu çöl kasabasına bir damla yağmur olup yağıyor, taşıyor. Film diğer filmlere olan öykünme ve göndermeleriyle dikkat çekiyor, tiplemelerin çeşitliliği, hayvan dünyasında geçmesi ve çevreci mesajlarıyla beni için ilginç bir animasyon. Kesinlikle çocuklara göre değil, karanlık bir tarafı var, tiplemeler çok deforme… Ama bir damla suyun peşinde helak olunan macera bana bir hayli keyifli geldi, basın gösteriminde beğenmeyen arkadaşlarımız da olmuş. Ama ben karanlık yanı olan animasyonları da seviyorum. Pixar ve Dreamworks dışı bir çalışma olması da bir farklılık bence. Bir kovboy kasabasında, hayvanların dünyasında, çıkar ve düşmanlığın olduğu, suyun yaşamın özüne dayandığı bir hal var ki, daha ne olsun diyor insan. Yaratıcılık had safhada bana göre… Göre Verbinski’nin elinden çıkan, Depp’in sesiyle hayat bulan ve George Lucas’ın pek de animasyonlara yüz vermeyen firması ILM’nin efektlerinde parmağı olan bir film Rango.

Yazar hakkında: Banu Bozdemir

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu... Sinema yazarlığına Klaket dergisiyle adım attı, Milliyet Sanat muhabirliği yaptı. Film+, Cumhuriyet, Yeni Yüzyıl, Vatan'da çalıştı. Sky Türk Tv’de sinema, "sanat ve sevgilim İstanbul" programlarında yapımcı, sunucu ve yönetmenlik yaptı. TRT için Bakış isimli bir kısa film çekti. Cinedergi.com da editör… Yayınlanmış 18 adet çocuk kitabı var ve Leylalı Haller adında bir gençlik romanı var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir