Bir Gerilla Sinemacılık Örneği: Film (2011)

Basın gösterimi yapılan günlerden birindeyiz. “Film” diye bir film gösterime girecek, o sebepten Maçka G-Mall  (tarih oldu) sinemasındayız. Sinema yazarı arkadaşlarımızla sohbetteyken filmin oyuncuları, teknik ekibi de çevrede dolanıyor. Heyecanlı oldukları her hallerinden belli…

Arkadaşlarımızdan biri, filmin dört önemli oyuncusundan biri olan Cumali Karakaya’yı yanımıza davet ediyor. O da bize Film’in aslında festivallerde gösterilmek için yapıldığından ama aldığı olumlu tepkiler yüzünden vizyonda seyirci karşısına çıkmaya karar verdiklerinden bahsediyor. Çok kendimi veremiyorum bu sözlere çünkü güdümlenmemiş bir beğeni ile filmi seyretmek istediğimden başka bir şey duymak istemiyorum, sadece “o ne özgüven o” diyorum içimden.

Gösterimin başlamasına çok yakın, yönetmen Kerem Topuz’la da tanışıyoruz ve o anda yine iç sesim giriyor devreye “eğer film iyi çıkmazsa jeneriği beklemeden kaçarım” diyorum çünkü olmamış bir filmi yapanların yüzüne karşı bir şeyler söylemek zor. En son İncir Reçeli’nde yapmıştım bunu ama utanıyor insan… Nihayetinde sinema yapmak emek işi!

Salona geçiyoruz, ışıklar sönüyor ve gösteri başlıyor. Sektörün içinde olan ama yapılan hiçbir işe zerre saygı duymayan ‘Yönetmen Kemal’ (İlker Savaşkurt) çevirmiş kamerayı kendine yüksek perdeden ahkâm kesiyor. “Kaç tane iyi yönetmen var ki, bir ben, bir de tarantino” gibisinden peşrevler çekiyor. Sonra alıyor kamerayı eline başlıyor ev arkadaşı, utangaç Cumali’yi taciz etmeye… Biz de bu esnada izleyeceğimiz filmin bir found footage/buluntu film olduğuna ayıyoruz. Türk sinemasının bu konudaki akılda kalan tek denemesi “Ada: Zombilerin Düğünü”nden sonra acaba elimize yüzümüze bulaştırmadan bir found footage çekebilmiş miyiz?

Seyre devam… Birkaç sekans sonra davetsiz bir misafir giriyor eve… Cumali’nin nereden olduğu finale saklanan çocukluk arkadaşı Kurt İzzet (Özgür Emre Yıldırım) bu… Kurt İzzet’in kadraja girdiği andan itibaren “Film” öyle bir şeye dönüşüyor ki artık gerisini yazmak manasız… Geceye, suça, içkiye, uyuşturucuya bulanmış tribal bir macera. Aktüel gerçeklikten damardan beslenen ve acayip oyunculuklarla izleyeni kendinden geçiren bir seyir hali…

izzet tassaana FİLM 12 Nisanda Sinemalarda! Kerem Topuz Film BSK yapım

İlk sinema sohbetlerimi babamla yaptım. Onun sığ fakat sonuca götüren tespitleri hala kulağımda çınlar. O zamanların filmleri için “Türk sineması ne ki ya; kaçakçı kovalamacası, imkansız aşk ya da sulu komediden ibaret” derdi. 30 yıl öncesinin tespitleri hala geçerliliğini koruyor. Türk sineması “hap yaparak para kazanma” derdinde gişe filmleri ile elinde sigara camdan uzaklara bakan karakterlerle dolu “arthaus” ürünlerin arasında sıkışmış durumda…

İşte “Film” tam da kendine yakışacak şekilde hem sektörün hem de seyircinin çenesine inen sıkı bir yumruk gibi… İzlemeden önce hakkında beslediğim tüm önyargıları yıktı, yok etti! Hiçbir anında kolaycılık ya da kılıfına uydurma hali yok. Agresif bir sinema anlayışının zekice ve planlanarak uygulanmış hali…

Özgür Emre Yıldırım’ın İzzet karakteriyle Türk sinemasının en hatırlanacak karakterlerinden birini canlandırdığını düşünüyorum. Hani “Zebercet” denilince hepimiz Anayurt Oteli diyoruz ya, “İzzet” denildiğinde de “Film” akla gelecek. Tehlikeli, tekinsiz, zavallı biri ama gözünüzün içine bakınca ışık tutulmuş tavşan gibi peşinden gidip, dediğini harfiyen yapıyorsunuz. Diğer oyuncular da, yukarıda adını anmadığım Özlem Kula dahil, ellerinden gelenin en iyisini yaparak oynuyorlar. Çaba o kadar yoğun ki, etkilenmemek imkansız.

Film 12 Nisanda Sinemalarda! Kerem Topuz Film BSK yapım

“Film” Kerem Topuz gibi ileride harika filmler çekecek bir yönetmeni işaret eden müthiş bir gerilla sinemacılık örneği ancak gerilla yanına halk desteğini almadan başaramaz. O yüzden, genç insanların bu sıradışı çabasına tanık olmak ve “film gibi bir film” seyretmek isterseniz bir şekilde bulun izleyin. Bulamazsanız da haberim olsun! 

Murat Tolga Şen

Yazar hakkında: Murat Tolga Şen

Yazmaya 2003 yılında DivxTR’de başladı ve halefi olan Divx Planet forumlarında “Raven” takma adıyla devam etti. Divx Planet'te bir forum köşesi olarak başlayan Öteki Sinema'yı, 2005 yılında blog olarak devam ettirdi. 2010 yılının başında Beyazperde.com sitesinin eleştirmen kadrosuna katıldı. Aynı dönemde Yeni Harman ve Fotografya dergileri için sinema makaleleri kaleme aldı, online sinema dergisi Cinedergi için dosyalar hazırladı. 2012’de Medyaradar sitesinin sinema yazarlığı ve TV eleştirmenliği görevini üstlendi. Aynı zamanda lisanslı bir yelken sporcusu olan yazar, bir dönem TYF (Türkiye Yelken Federasyonu) yarış fotoğrafçılığı görevini yaptı. 2014 yılında Sinemerkez Akademi’de eğitmenlik yaptı ve akademinin Kocaeli yapılanmasının direktörlüğünü üstlendi. 2014-2016 yılları arasında Okan Bayülgen’in Dada Dandinista adlı TV programının yazı grubunu yönetti. Okan Bayülgen’in yönettiği Eğlenceli Cinayetler Kumpanyası adlı tiyatro oyununda rol aldı. 2017-2018 arasında Antalya Sinema Derneği’nin danışmanlığını yaptı. OFCS (Online Film Critics Society) topluluğuna üye olan yazar, Öteki Sinema, Beyazperde ve Medyaradar'da yazmaya, Eğlenceli Cinayetler Kumpanyası'nda oynamaya ve davet edildiği okullarda sinema üzerine seminerler vermeye devam ediyor.

3 Yorumlar

  1. cok aradım ama bulamadım :)

  2. Hasan Hüseyin

    Film’i buradan izleyebilirsiniz: http://www.youtube.com/watch?v=mRdMVL0T3ZU

  3. Beyler ben çook uzun zamandır arıyorum abi yok yani bu film biriniz mail yoluyla yada bi şekide bana ulaştırsa ya bu filmi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: