Haftanın Filmleri: 26 Aralık 2014


15457328614_b30b3eef36_m-tile

Bu haftanın en önemli filmi kuşkusuz, Russel Crowe’un yönettiği ve başrölünde oynadığı Son Umut / The Water Diviner… Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz da filmde önemli roller üstleniyorlar.

The Water Diviner, Türk seyircisinin çok hoşuna gidecek bir film, Çanakkale savaşı bu filmin çıkış noktasını oluşturuyor, filmin büyük kısmı parçalanma sürecinde can çekişen, işgal altındaki Osmanlı’da geçiyor. Filmin senaryosu bu meselede (ülke savunması) Türklerin hakkını teslim etmiş ve İngilizler küstah, Yunanlılar çapulcuyken filmde Ayşe’nin kayınbiraderi Ömer dışında kötü Türk karakter yok!

Russel Crowe kendi standartlarında inandırıcı bir oyunculuk sergiliyor, Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan hem kendi hem de Connor karakteriyle olan sahnelerinde iyiler ancak aynı şeyi Olga Kurylenko için söylemek mümkün değil, onun canlandırdığı Ayşe karakterini çok abartılı buldum. Keşke bu rolde de bir Türk oyuncuyu izleyebilseydik ama yönetmenin tercihi en baştan oymuş, bunu da basın toplantısında öğrendik.

95 yıl önce Mustafa Kemal’i “Türkiyenin geleceği” olarak işaretleyen film her şeye rağmen savaşı da yüceltmiyor, şıklaştırmıyor, kahramanca ölmek diye bir şey olmadığının altını iyice çiziyor.

Charles Bronson ve Tony Curtis’in oynadığı Paralı Askerler filminden yıllar sonra bir kez daha savaşan Türkleri yabancı bir filmde izliyoruz. Yılmaz Erdoğan, bu filmdeki rolüyle Avustralya’nın Oscar’ı olarak kabul gören ‘Australian Academy of Cinema and Television Arts’ ödülüne ‘En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’ dalında aday gösterildi. The Water Diviner’ın ‘En İyi Film’ dahil 8 dalda aday olduğu ödüller, 29 Ocak’ta Sydney’de yapılacak törenle sahiplerini bulacak.

Son Umut

Russell Crowe’un yönettiği ve Russell Crowe, Olga Kurylenko, Cem Yılmaz ile Yılmaz Erdoğan’ın oynadığı Son Umut (The Walter Divine), 26 Aralık 2014’de Mars Dağıtım dağıtımıyla NuLook İstanbul tarafından vizyona çıkarıldı.

Çanakkale Savaşı’ndan dört yıl sonra savaşa gönderdiği üç oğlunun kaderini öğrenmek üzere İstanbul’a gelen Avustralyalı çiftçi Connor’ın hikâyesi.

Yusuf & Yusuf

Ersoy Güler’in yönettiği ve Ali Sunal, Burak Satıbol, Oya Başar ile Sinem Öztürk’ün oynadığı Yusuf & Yusuf, 26 Aralık 2014’de Warner Bros. dağıtımıyla Süreç Film tarafından vizyona çıkarıldı.

Yusuf, Ankara’lı bir dolmuş şoförüdür. Çocukluğundan beri arabalara olan merakı onu modifiye tutkunu haline getirmiştir. Yolda dolmuşa binmek isteyen Papaz dahil kimseyi es geçmez. Dolmuşta aldığı papaz görünümlü kişi aslında o gün şehre gelen Papa’ya suikast düzenleyecek bir militandır. Tesadüfe bakın ki bu militanın adı da Yusuf’tur. Bir Yusuf can almak için uğraşırken, diğer Yusuf can kurtarmak için çabalayacaktır.

İki Gün ve Bir Gece

Jean Pierre Dardenne ile Luc Dardenne’in yönettiği ve Marion Cotillard, Fabrizio Rongione, Pili Groyne, Catherine Salee’in oynadığı İki Gün ve Bir Gece (Deux Jours, Une Nuit – Two Days, One Night), 26 Aralık 2014’de M3 Film dağıtımıyla Mars Production – Bir Film tarafından vizyona çıkarıldı.

30 yaşındaki Sandra işten atılması karşılığında iş arkadaşlarının yüklü bir bonus alacaklarını öğrenir. Kocasının yardımıyla iş arkadaşlarını bu bonustan vazgeçirmek ve işini korumak için yalnızca bir haftası vardır. Filmin yönetmeni Dardenne Kardeşler, doğdukları kasaba Wallonia’da işçiler hakkında küçük videolar çekerek işe başladılar.

[REC] 4: Kıyamet Gecesi

Jaume Balaguero’nun yönettiği ve Manuela Velasco, Hector Colome, Maria Alfonsa Rosso ile Paco Manzanedo’nun oynadığı [REC] 4: Kıyamet ([REC] 4: Apocalipsis), 26 Aralık 2014′de M3 Film dağıtımıyla Kurmaca Film tarafından vizyona çıkarıldı.

Angela, zombi virüslü binadan kurtulan tek insandır. Gözlerini bir okyanus tankerinin karantina odasında açtığında güvendedir. Gemideki diğer insanlar için bu güven söz konusu değildir, zira tecrit edilmiş gemide zombi virüsü mutasyona uğrayarak, bedeni ve ruhu ele geçiren ölüm makinesine dönüşmektedir. Angela gemideki her şeyi silâh olarak kullanır.

Aşk-ı Sûzan

Murat Tüter’in yönettiği ve Emre Kentmenoğlu, Gülin Sezen Aray, Doğaç Yıldız ile Barış Çakmak’ın oynadığı Aşk-ı Sûzan, 26 Aralık 2014’de SETEM Akademi dağıtımıyla Avangard Film tarafından vizyona çıkarıldı.

Yusuf (Yasef), 19 yaşında, aksi, Tanrı inancını yitirmiş üniversite öğrenimi gören bir gençtir. Jacklin’in oğlu olan Yusuf’un hırçın olma sebebi babasız büyümesidir. Bir gün annesinin odasında bir fotoğraf görür. Bu fotoğraf annesi ile okuldan hocası Ragıp’ın yıllar evvel çektirdiği evlilik fotoğrafıdır. Ragıp, Yusuf’un öz babası değildir ve Yusuf asıl gerçeği Ragıp’ın anı defteri olan Aşk-ı Suzan’dan öğrenecektir.

Nikahta Keramet Var mı?

Bandar Albuliwi ile Ghazi Albuliwi’nin yönettiği ve Ghazi Albuliwi, Hiam Abbass, Hany Kamal, Einat Tubi, Mark Lucaj, Assaf Cohen, Rachel Feinstein, Thom Bishops, Marcus Allen Cooper, Nathaniel Heyward ile Omer Barnea’nın oynadığı Nikahta Keramet Var mı? (Peace After Marriage), 26 Aralık 2014’de Chantier Films dağıtımıyla Chantier Films tarafından vizyona çıkarıldı.

Filistinli – Amerikalı genç Arafat, Yeşil Kart alabilmesi için İsrailli Micaela ile evlenmeyi kabul eder. Bu durum onları kendi kültür ve aile geleneklerini sorgulamaya iter. Nikahta Keramet Var mı? aşk ve mizahın, din ve aile üzerinden doğmasını anlatan bir hikâye.

İnsanları Seyreden Güvercin

Roy Andersson’un yönettiği ve Holger Andersson, Nils Westblom, Charlotta Larsson ile Viktor Gyllenberg’in oynadığı İnsanları Seyreden Güvercin (En Duva Satt på en Gren Och Funderade på Tillvaron – A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence), 26 Aralık 2014’de M3 Film dağıtımıyla Filmartı Film tarafından vizyona çıkarıldı.

İki gezgin satıcıyı izleyen film, günümüzün, geçmişin ve geleceğin karmakarışık dünyasına absürd ve gerçekçi bir bakış atıyor. Film, bize yaşamın ihtişamını, insanoğlunun kırılganlığını, içimizdeki mizahı hatırlatıyor; tıpkı bir ağacın dalına tünemiş ve bizleri seyreden bir güvercin gibi.

Ayı Paddington

Paul King’in yönettiği ve Nicole Kidman, Hugh Bonneville, Sally Hawkins ile Julie Walters’in oynadığı animasyon film Ayı Paddington (Paddington), 26 Aralık 2014’de Mars Dağıtım dağıtımıyla Medyavizyon Film tarafından vizyona çıkarıldı.

Perulu bir genç ayı ailesinden uzakta, teyzesi Lucy tarafından büyütülmüştür. Teyzesinin Emekli Ayılar Evi’nde yaşamaya başlamasının ardından, bir geminin cankurtaran botuna binip kendisine bir yuva bulmak için Londra’da Paddington istasyonuna vardığında kaybolur ve şehir hayatının hiç de beklediği gibi olmadığını anlar. Onu bulan Brown ailesi adını, buldukları istasyonun adı olan “Paddington” koyarlar.

Yazar hakkında: Murat Tolga Şen

Çocukluğu Samsun'da eniştesinin müdürü olduğu sinemada film izleyerek, film parçalarına oyuncak merceğinde bakarak geçti. 2005 yılının sonunda "Öteki Sinema" yı kurdu. Beyazperde, Cinedergi ve Medyaradar'da yazıyor. Motor, yelken ve fotoğraf tutkunu... Film izlemeyi ve filmler hakkında yazmayı herşeyden daha çok seviyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir