Halloween II, 28 Ağustos’ta…

Halloween II, 28 Ağustos’da ABD ve Kanada’da gösterime giriyor.

Yönetmen yine Rob Zombie, bütçe ise 18.000.000 dolar (bir korku filmi için fena sayılmayacak bir bütçe).

Fragmanlardan ve posterlerden anladığımız kadarıyla Rob Zombie, kendi Halloween mitini oluşturmaya ve ilk filmde (remake) yaptığı her şeyi sorunlu aile ve kötü geçen çocukluk yıllarına bağlamaya hevesli görünüyor. Bunun sıkıcı bir fikir olduğunu düşünen pek çok seyirci ve eleştirmenin aksine!

Aslında Rob Zombie’yi severim. House of 1000 Corpses ve Devils Reject son derece başarılı ve küflenmiş korku sineması için tazeleyici ögeler barındıran işlerdi ama Carpenter’in nakış gibi işleyerek mükemmelleştirdiği Michael Myers mitini neden yıkarak yapmak yoluna gittiğini anlamış değilim. Amacı, batının en hızlı silahşörünü yenerek batının en hızlı silahşörü olmak ise Carpenter’in çektiği üzerinden 30 yıl geçmiş filmle kendisini daha elini kamerasına atamadan kevgire çevirdiğini de pek ala söyleyebilirim. Ama yenilen pehlivanın güreşe neden doymadığını bu filmi seyrettikten sonra sizlerle mutlaka paylaşacağız.

h21-tile

Yazar hakkında: Murat Tolga Şen

Çocukluğu Samsun'da eniştesinin müdürü olduğu sinemada film izleyerek, film parçalarına oyuncak merceğinde bakarak geçti. 2005 yılının sonunda "Öteki Sinema" yı kurdu. Beyazperde, Cinedergi ve Medyaradar'da yazıyor. Motor, yelken ve fotoğraf tutkunu... Film izlemeyi ve filmler hakkında yazmayı herşeyden daha çok seviyor.

3 Yorumlar

  1. Rob Zombie sempati duyduğum bir adam. Bana göre kafasında bolca kutuda beklemiş fikirleri var. Altmışlı ve yetmişli yılları seviyor. Ama kendi tarzında. Hazır olmasından itibaren ancak üç yılda gösterime girene kadar neredeyse efsane olup, gösterime girdiğinde yerin dibine batırılan House Of 1000 Corpses’ı, ilk film heyecanıyla tarzını fazla stilize, içini de çok doldurulmuş bulmakla beraber sevdiğimi söylemeliyim. The Devil’s Rejects ise sinemasal anlamda daha iyi bir filmdi.
    Halloween meselesine gelince kafam biraz karışıyor. Carpenter’ın ilk filmde yarattığı umacı karakteri, hakkında çok az şey bildiğimiz için etkileyiciydi. Yani kötü bakışlı, sadist, karizmatik laflar eden biri değil, karanlıkta öylece duran fazlaca iri bir gölge. O yüzden de finali bana hiç bir zaman saçma gözükmedi. Rob Zombie ise Myers’in gizemli yaşamanın perdesini aralayarak belli ki seyircinin biraz da olsa sempati duymasını amaçlamış. Ama pek çok (çok çok) filmde kullanılarak klişe halini almış bozuk aile (açıkça kötü bir baba ve abla), arada kaynayan anlaşılamamış rock’çı çocuk motifinden hoşlandığımı söyleyemeyeceğim. Kötü bulmadığım ama ilk filmin gizeminden gıdım parça içermediği için çok da haz al(a)madığım bir film.
    Tabii ki yenisini de seyredeceğim. Ama, Halloween II’ye kocaman bir gönderme olan ve tamamen eski tarzda takılınmış Fritt Vilt II’nin aksine pek de eğleneceğimi sanmıyorum. (Umarım bu “eğlenme” lafı Michael Myers’i bir mit olarak görenleri kızdırmaz.)

  2. Arkadaşlar,teknik olarak sinema eğitimi almış değilim.Belki o yüzden,orijinal Halloween’in,remakeini neden paramparça edebileceğini anlamış değilim.Kendi adıma,bir akıl hastanesinden kaçışan dedilerin arasına dalan bir arabayla,hop dur ne oluyoruz diye bodoslamadan başlayan bir filmdense,herşeyin nasıl başladığını,Myers’ın maskesiz de neye benzediğini gösteren,öylesine bir katile yakışmayan cücük gibi bir cüssedense,dev gibi insanın gördüğünde kanını donduracak devasa bir cüssesi olan bir aktörün seçildiği bu film neden beğenilmedi,kendi adıma anlayamadım ve bu filmi orijinalinden daha güzel buldum en azından çok kötü değildi.Kaldı ki Myers’in çocukluğunu canlandıran çocuk aktörün oyunculuğu çok başarılı idi,cinayetten sonraki ruh hali giderek kapanması,çok başarılı ve kesinlikle sırıtmıyordu.Profesör rolünde ise iyi mi kötü mü olduğunu bir türlü belli etmeyen ne kadar iyi davranırsa davransın “acaba bir pislik yaparmı” hissini veren,tekinsiz Malcolm McDowell çok iyi bir tercih.Sonra kardeşinin yanında maskesini çıkarması “belki kardeşi korkmasa onun peşine hiç düşmeyecekti,belki bunların hiçbiri yaşanmayacaktı” hissini çok güzel veren dokunaklı bir sahneydi bence,ya da ben öyle algılıyor olabilirim tabii.
    Sonuç olarak kimseyi eleştirmek için değil,bu işi teknik olarak bilen sizler gibi değerli üstadların filmi gerçekten niye beğenmediğini,ilkfilmin teknik özelliklerinin neden bu kadar başarılı olduğunu öğrenmek istiyorum.BU konudaki düşüncelerinizi paylaşabilirseniz sevinirim.Teşekkürler

  3. Rob zombie bence halloween filminden elini ayağını çekmeli efsnane bir film bukadarmı rezil edilir mıchael myers karakteri orjinal filmde orta boylu orta kilolu ancak bu filmde mıchael myers amerikan güreşlerindeki adamlara benziyor tabiri caizse rambo gibi hele myers’in çocukluğunu canlandıran çocuğu inanılmaz derecede kötü tercih olarak buldum çocuk kızmı erkekmi belli değil mıchael myers’in çocukluğunu çok kötü bir senaryoyla oyuncuyla (kendince)deşifre etmiş bir film bukadarmı rezil edilir bukadarmı abartılır rob zombie orjinal filmin hiçbir senaryosuna sadık kalmamış yahu halloween’in efsane müziği dahi yoktu ozaman bu film nasıl tekrar çekim olabiliyor bu filmi rob zombie kesinlikle genele hitab edecek şekilde yapmamıştır rob zombie tamamen kendi tarzını yansıtan oyuncular oynatmış filmde dikkat ettiyseniz filmde oynayan kadın erkek çoluk çocuk herkes uzun saçlı bir film bukaramı sığ düşünceyle yapılır zaten bu tekrar çekimleri anlamadım gitti orjinali varken niye bu filmler tekrar çekilir bakın friday the 13 seriside tekrar çekilmeye başladı o filmdede senaryo değişiklikleri vardı ancak göze batan çok fazla birşey yoktu en azından ve en önemlisi filmin ana karakterine jason worhis karakterine özelliklerine maskesine müziğine kadar sadık kalınmış yani rob zombie gibi içine etmemişler filmin HALUK TURANLI Arkadaş sormuş (Myers’ın maskesiz de neye benzediğini gösteren,öylesine bir katile yakışmayan cücük gibi bir cüssedense,dev gibi insanın gördüğünde kanını donduracak devasa bir cüssesi olan bir aktörün seçildiği bu film neden beğenilmedi)hemen söyleyim çünkü bu tarz filmlerde seri katil abartısız ve sıradan olmak zorundadır zaten o sıradanlıkdır katil karakterini gizemli yapan siz filmlerde sporla uğraşmış vücut çalışmış bir seri katil görmek isteyebilirsiniz ama benim hoşuma gitmiyor çünkü bu tarz filmlerde katilin cüssesiyle ilgili çok fazla mantık olmamalı rob zombie’nin yaptığı halloween’de tam tersi vücud çalışmış kaslı iri yarı birini oynatmış dediğinize şu noktada katılırım filmdeki ana karakter uzun boylu ve iri cüsseli olabilir (friday the 13 deki jason karakteri gibi) ama bu resmen kas yığını uzun saçlı amerikan güreşindeki adamlar gibi böyle bir seri katil karakteride olmaz en azından korku filmlerine gitmez böyle bir karakter orjinal filmde michael myers karakterinin sırf cüssesi değildi insanları cezbeden tamamen özellikleriydi sıradan olması kuralsız olması duygusuz olması yavaş adımlarla yürümesi yani tamamen gizemli olmasıydı michael myers karakterini efsane yapan bakın şimdi nightmare on elm street filmide tekrar çekiliyor belki siz bu filmde’de cüsseli kaslı bir freddy görmek istersiniz ama ben rambo gibi amerikan güreşlerindeki adamlar gibi bir freddy krueger kesinlikle görmek istemem.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: