80’li Yıllardan Hayata Anlam Katan Replikler

Bir film seyredersiniz. Orada bir söz duyarsınız ve o film sizin için unutulmaz olur. Bazen anlamlıdır o söz bazen gülümsemenize sebep olur. İşte size 80’lerden seçtiğim unutulmaz filmler ve o filmlerden hayata anlam katan replikler.

1- Star Wars V – The Empire Strikes Back (1980)

Star Wars efsanesinin devamı olan yapım 1980 tarihli 124 dakikalık hikâyesiyle izleyicinin karşısında arzı endam etmişti. Sevenlerine unutulmaz anlar yaşattı film. Gişede rekor kırdı. 18 milyon dolarlık bütçesinin kat be kat hakkını vererek emeği geçenleri de memnun bıraktı. Yoda genç Luke’u eğitmeyi başlangıçta kabul etmez. Lakin güç sıkıntılı şeydir. Herkes kendi kibrine kanabilir. Geçmişten gelen pişmanlığı onu tereddüde düşürmektedir. Fakat sonrasında bu genci eğitmeyi kabul eder. Önünde çok büyük zorluklar vardır ve birilerinin ona yol göstermesi gerekmektedir.

Empire Strikes Back

Luke “Benden imkânsızı istiyorsunuz!” Bu arada Yoda bataklığa batmış bir x-wing’i geri çıkarır.
Luke “Bu… Buna inanamıyorum!”
Yoda “Bu yüzden başaramıyorsun!”
Yoda “Ölüm hayatın doğal bir parçasıdır. Etrafından Güç’e dönüşenler olduğunda onlar için sevin. Tutma, onlar için yas. Duyma, onlara özlem. Bağlılık kıskançlığa yol açar. Gölgesidir, hırsın bu. Kendini, kaybetmekten korktuğun her şeyden vazgeçmek için eğit!”

2- The Shining (1980)

Yönetmenliğini Stanley Kubrick’in yaptığı Stephen King’in romanından uyarlama bir efsane The Shining. Psikolojik-gerilim tarzının Kubrick’çesi de diyebiliriz. Nicholson filmin ilerleyen sahnelerinde cinnetinin son noktalarına ulaşmıştır ve korku dolu anlar yaşayan karısı ve oğlu kaçmak için delik aramaktadırlar. Çareyi banyoya girip kapıyı arkalarından kilitleyerek camdan kaçmakta bulurlar. Ama parlayan adam elinde bir baltayla ve şu sözlerle çıkagelecektir. Kubrick bu sahne için Nicholson’a tam 26 adet kapı kırdırtmıştır.

The Shining

“Çık, neredeysen göster kendini! Küçük domuz, küçük domuz bırak gireyim. Tepemi attırma benim. Yoksa üflerim, öylesine üflerim ki, ev havaya uçar!” kapının kırılma sesi kadının korku dolu çığlıklarına karışır. Kapı aralanır ve “İşte, Johnny!”
“Bazı mekânlar insanlar gibidir. Bazıları parlar, bazıları parlamaz.”

3- The Elephant Man (1980)

Yönetmenliğini David Lynch’in üstlendiği dram Joseph Merrick adında bir adamın hayat hikâyesinden uyarlama. Yaşanmış bu hikâye izlendiği ilk günden beri herkesi insanlığını sorgulamaya zorlamış ve düşündürmüştü; “Nasıl doğacağınızı seçebilir misiniz? Nasıl göründüğünüzü?” Başrollerini John Hurt ve Antony Hopkins’in üstlendiği yapım hatırlanması gereken sözler söylemişti izleyicisine.

The Elephant Man

“Hayat sürprizlerle dolu… Düşünün bu yaratığın zavallı annesinin kaderini. Dere yıkıldı ve vahşi bir fil tarafından yere yıkıldı. Sonuç açıkça ortada; bayanlar baylar işte karşınızda korkunç Fil Adam…”
Metro istasyonunda korkulu bakışlardan kaçmaya çalışırken parmaklıklara dayanır tüm acısıyla John ve haykırır;
“Ben hayvan değilim! Ben insanım! Ben erkeğim!”
“Hiç ama hiçbir şey ölmeyecek. Nehir akar, rüzgâr eser, bulut süzülür, kalp çarpar. Hiçbir şey ölmeyecek!”

4- Dünyayı Kurtaran Adam (1982)

Dünyayı Kurtaran Adam ünü ülkesini aşmış ve Çetin İnanç’ı dünyaya tanıtmış Yeşilçamın kült fantastik filmidir.

Dünyayı Kurtaran Adam

“Merkeze duyuru; yükseliyorum.”
“Bende yükseliyorum Murat.”
“Korkarım bizi sonsuza kadar uyutacakları bir yere götürüyorlar!”

“Dünya’da en çok neyi özledin, Murat?”
“Anamın tarhana çorbasını…”

5- Scarface (1983)

Scarface Tony Montana efsanesini yaratan ve yıllar yılı yaşatan yapım. Brain De Palma bu filmle hem kendi adını hem de Al Pacino adını bir kez daha dünyaya duyurmuştu.

Scarface

“Dünya senindir!”
“Hayatımda hak etmediği sürece kimseye kelek atmadım. Anladın mı? Bu dünyada sahip olduğum tek şey cesaretim ve verdiğim sözler. Kimse içinde sözümden dönmem.”
“Ben her zaman doğruyu söylerim, yalan söylerken bile…”
“Kimse sana özgürlük veremez. Kimse sana eşitlik veya adalet veya başka bir şey veremez. Eğer adamsan sen alırsın!”

6- Back to the Future (1985)

Yönetmenliğini Robert Zemeckis’in üstlendiği, Steven Spielberg’in yapımcılığını yaptığı film seyircisine gösterime girdiği tarihte keyifli anlar yaşatmış ve unutulmazlar arasına girmişti. Yapım başarısı sebebiyle seri haline dönüştürüldü ve başrol oyuncusu Michael J. Fox’a şöhretin kapılarını açtı. Yapım 380 milyon dolar ile rekor bir hâsılata sahip olmuştu.

Back to the Future

“Yol mu? Gittiğimiz yerde yola ihtiyacımız yok.” Dr. Emmett
“Bu tahmin ettiğimden daha ciddi bir durum! Annen babanın yerine sana âşık oldu.” Dr. Emmett
“Baban hangisi?” Dr. Emmett
“Ortadaki…” Marty
“Belki evlat edinilmişsindir!” Dr. Emmett

7- Full Metal Jacket (1987)

Stanley Kucbrick’in hem yönetmenliğini, hem yapımcılığını hem de senaristliğini üstlendiği filmidir.

Full Metal Jacket

“Ölüler bir tek şeyi iyi bilir; hayatta olmanın daha güzel olduğunu…” Er Joker
“Çok sertim, ama adilim, ırklar arasında ayrım yapmam. Zencileri, Yahudileri ve İtalyanları aşağılamam. Burada hepiniz aynı ölçüde değersizsiniz.” Çavuş Hartman
“O kadar çirkinsin ki modern sanatlar müzesine konman lazım.” Çavuş Leonard’a hitaben

8- Time of the Gypsies (1988)

Yönetmenliğini Emir Kusturica’nın yaptığı Yugoslav filmidir. Kusturica’nın en iyi eserlerinden biri olan film aynı zamanda çingenece çekilen ilk sinema filmidir. Yapıma ruh katan müzikleri ise Goran Bregoviç’e aittir.

Çingeneler Zamanı

“Kendime yalan söylemeye başladığımdan beri kimseye inanamıyorum.” Perhan
“Tanrı yeryüzüne geldiği zaman Çingenelerle anlaşamaz ve bir sonraki uçakla geri döner. Bu benim hatam değil…”
“Hayatımı mahvetmek istiyorlar! Beynime iğneler yapıp beni sıkıştırıyorlar ama kaçtım. O kadar aptal değilim. Bana zorla ilaç veriyorlar, hap yutturuyorlar, haplar… Ruhumu zapt edip dans eden bir ayıya çeviriyorlar. Kanatlarımı koparmak istiyorlar. Kanatları olmayan bir ruh nedir ki? Benim ruhum özgür! Bir kuş gibi özgür… Yükseklere çıkıp sonra aşağılara iner. Bazen gözyaşı döker, bazen de şarkılar söyleyip kahkahalar atar.”

9- Grave of the Fireflies (1988)

Akiyuki Nosoka’nın yarı biyografik romanından uyarlanan Türkçeye “Ateşböceklerinin Mezarı” olarak çevrilen anime birçoklarına göre gelmiş geçmiş en iyi savaş filmi… Yönetmenliğini Isao Takahata’nın üstlendiği dram izleyenin ağzında acı bir tat bırakıyor. Eleştirmenlerin ortak görüşü ise; “Bu filmi tüm dünya seyretmiş olsaydı savaşların yarısı son bulurdu.”

Grave of the Fireflies

“21 Eylül 1945, öldüğüm geceydi!”
“Neden ateşböcekleri bu kadar çabuk ölür?”

10- Rain Man (1988)

Başrollerini Dustın Hoffman ve Tom Cruise’nin paylaştığı, yönetmenliğini Barry Levinson’un yaptığı film müziği ve samimi havasıyla 80’lerin unutulmazlarından olmayı başarmıştı.

Rain Man

Raymond: Ama burada dört sosis var.
Charlie: Uzatma!
Raymond: Ama ben sekiz sosis istemiştim.
Charlie: (sosisleri ikiye böler) Bak şimdi sekiz oldu.
Charlie: Sen bir kadınla mı tanıştın?
Raymond: Evet.
Charlie: Nasıl biriydi?
Raymond: Göz kamaştırıcıydı. Tıpkı tatil gibi…
“Ben bu donu giymem!” Raymond

Yazar hakkında: Melahat Yılmaz Özberk

1981 Ankara doğumlu... Anadolu Üniversitesi Türk dili ve Edebiyatı bölümünde okuyor. Gölge- e Dergi ve Öteki Sinema’da çeşitli film eleştirileri ve hikâyeler yazıyor. Tek dileği yazacak sözlerinin bitmemesi ve bunları sayfalara dökebilmek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir