Hayatın Anlamsızlığı Üzerine Bir Oyun: Kohelet

Tiyatro 6 Unsur, ismini Aristoteles’in bir tragedyanın sahip olması gerektiğine inandığı altı unsurdan almıştır. Bunlar; görsel etki, karakter, düşünce, sözel ifade, ezgi ve öyküdür. Amacımız, bizleri gitgide derin düşünmekten uzaklaştıran popüler kültüre karşı bir akım oluşturmak ve izleyiciyi sadece eğlendiren değil, ama doyuran ve hayatın nihai sorularını düşündürmeye iten eserler sahnelemektir.

Bu düş, oyuncu ve yapımcı Melih Ekener’in araştırmacı ve akademisyen Ziya Meral ile yaptıkları uzun sohbetlerde başlamış, ortak projeleri olan Kohelet adlı tiyatro oyununun yazılması ve sahnelenmesi ile gerçekleşmeye başlamıştır. Tiyatro 6 Unsur, zevkle ve keyifle kendi izleyecekleri oyunlar üretmeyi isteyen, yakın arkadaşların somut başarılar ve çıkarlar beklemeden kurdukları amatör ruhlu profesyonel bir girişimdir.

!Bu yazının altına yorum yapan 2 okurumuz “KOHELET” adlı oyununa çift kişilik davetiye kazanacak!
KOHELET /   2 Perdelik oyun

Yazan: Ziya MERAL / Yöneten: Çetin AKCAN

Öykü: Profesör Doktor Ahmet Yıldırım (Çetin AKCAN) dünyaca tanınan bir düşünür ve yazardır. stanbul’da saygın bir üniversitede edebiyat ve felsefe dersleri vermekte, bir gazetede köşe yazarlığı yapmakta ve her hafta kendi televizyon programında güncel konuları irdelemektedir. Ancak, ekranda onu izleyenlerin, okuyanların ve dinleyenlerin bilmedikleri derin bir acı Ahmet’i sahip olduğu tüm bilgilerin, kazandığı tüm ödüllülerin ve statünün hiç bir anlamı olmadığına inandırmıştır. Yeni yazdığı bir kitap için araştırma yaparken, Kral Süleyman tarafından M.Ö.900’lü yıllarda yazıldığına inanılan Kohelet adlı bir kitap ile karşılaşır. Kral Süleyman, binlerce yıl önce Ahmet’in hislerini ifade etmiş ve tüm ihtişamının içinde ‘boşların boşu, herşey boş, bomboş!’ diye ilan etmiştir.

Ahmet’in eşi Sevgi de (İlter AKÇEBE) sessiz sessiz acı çekmektedir ve artan bir şekilde Ahmet’in artık onu sevmediğine inanmakta, tüm gelecek ümitlerini yitirmeye başlamaktadır. Tutkulu bir aşkla başlayan ve git gide soğuyan evlilikleri ve sessizleşen evleri, Sevgi’nin bir sanat kursunda tanıştığı alımlı Şirin (Emel ALNADY) ve kendisini yoktan var etmiş zengin bir iş adamı olan eşi Alp’in (Melih EKENER) onları ziyarete gelmeleri ile sarsılır. Durmadan çalan telefonlar şok suçlamalara ve tartışmalara yol açar. Ahmet ve Sevgi en korktukları acıları ile yüzleşmek zorunda kalır ve etraflarını saran karanlığın en derinlerinde güçlü bir ışık kaynağı bulurlar.

Kohelet, Ahmet ve Sevgi’nin bir birlerine olan sevgilerini yeniden keşfetmeleri sürecinde izleyiciyi kendi kalplerinde sessiz sessiz yatan, sormaktan bile korktukları sorularla yüzleşmeye iter. Bir yazarın sorduğu gibi, “ nsan yaşamı nedir? Sonsuzluğun kalp atışında bir çarpıntı mı? Doğumla başlayan ve ölümle biten bir çığlık mı? Ne sevincin, ne sevginin, ne ışığın, ne barışın ne de bir kesinliğin olduğu misafirperverlikten uzak bir kıyıda geçen kısa ve fırtınalı bir yolculuk mu? Ya da.. Yoksa bunun ötesinde bir şey mi?”

Oynayanlar

Çetin AKCAN: 1959 yılında stanbul Şehir Tiyatrosu’nda başladığı sanat yaşamına, oyunculuğu yanı sıra, yönetmenliği, yazarlığı ve yöneticiliği de ekledi ve daha ziyade fars ve müzikal oyunlar üzerinde deneyimlerini geliştirerek devam etti.. Bir çok ünlü isim ile çalıştı.. Haldun Dormen ile 1980 yılında başlayan yönetmen asistan ilişkisi, 1984 yılında ortaklığa dönüştü.. 2002 yılına kadar süren ikinci Dormen Tiyatrosu dönemine yönetmen ve yönetici olarak imza attı.. Dormen Tiyatrosunun talihsiz kapanışı ardından Sadri Alışık Tiyatrosunda oyuncu ve yönetmen olarak görev aldı, aynı tiyatronun okulunda Sahne Tatbikatı hocalığı görevini üstlendi. Tiyatro 6 Unsur, yeniliklere ve yeni bir oyun ve oyunculuk tarzınakapılarını açmak üzere kurulunca, bu fırsatı kaçırmamak ve de birikimlerini değerlendirebilmek adına görev almaya keyifle talip oldu.

İlter AKÇEBE: İstanbul Özel Kalamış Lisesi’ni bitirdikten sonra stanbul Belediye Konservatuarı Tiyatro bölümüne giren sanatçı 1983 yılında mezun oldu. Konservatuar eğitimi sürerken, “Hababam Müzikali” nde profesyonel sahne hayatına başladı. Okul sonrası sinemaya yöneldi ve 80 li yıllarda birçok filmde yönetmen yardımcılığı yaptı.90’lı yıllarda yeniden tiyatroya dönen sanatçı Gönül Ülkü- Gazanfer Özcan Tiyatrosu ve Bakırköy Belediye Tiyatrosu yapımlarında oyuncu olarak görev aldı. Televizyon sektörünün gelişmesiyle beraber birçok tv film ve dizilerinde oyunculuk yaptı. “Kohelet benim için, uzunca bir aradan sonra heyecanla yeniden sahnede olmama vesile oldu” diyen sanatçı amatör olarak fotoğraf sanatıyla da ilgilenmektedir.

Melih EKENER: İstanbul’daki keyifli çocukluğunun ardından tiyatro ile tanışıp konservatuara gitti. Okulunun ilk yıllarında Kenter Tiyatrosunda önemli rollerde oynamaya başladı. Oradaki görevi bitince Hadi Çaman Yedi tepe oyuncularına katıldı. Askerlik sonrası Ali Poyrazoğlu ekibine katılıp bir sürü oyunda görev aldı. Kamera ile tanışması TRT 2 nin kurulmasına denk geldi. Ali Poyrazoğlu ile birlikte çeşitli gag komedi dizileri ile kamera karşısında görev aldı. Televizyonu çok sevmesinden olacak bir süreliğine oyunculuğu bırakıp kamera arkasında creative-producerlük yaptı. Kanal 6, ATV, Kanal D gibi televizyonlarda Seç Bakalım, Parola, Kolaysa Sen de Gel,Dekolte gibi bir çok programa imza attı. Derken Abuzer karakterini yaratıp radyolarla tanıştı. Best fm ,Radyo D ve Radyo tatlıses’de çalışıp iki yıllığına Amerika’da yaşadı. Ferdi Eğilmezin Hababam Sınıfı’nı çekeceğini duyan Ekener, Yeni dünyayı terk edip vatanına döndü ve Bebe Ruhi karakteriyle Hababam Sınıfı’nın sıralarında yer aldı. Hababam Sınıfı Merhaba, Askerde ve3.5 filmlerinden sonra Maskeli Beşler de Zeki karakterini yarattı. Evli ve 6 yaşında bir oğula sahip Ekener Tiyatro 6 Unsur’un kurulmasında katkısı olduğuna çok seviniyor.

Emel ALNADY: 1999 yılında Ankara Lisesi’nden mezun olan sanatçı 2003 yılında Çukurova Üniversitesi . .B.F ktisat Bölümünü bitirdi, ardından 2003-2008 yılları arasında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Oyunculuk Bölümü’nde eğitim aldı. stanbul Devlet Tiyatrosu’nda “Değiştirilmiş Çocuk” adlı oyunda görev alan sanatçı daha sonra Vahide GÖRDÜM’ün yönettiği “Havhavlarla Hevhevler” adlı çocuk oyununda oynadı.

Müzik: Onur YÖŞ, İngiliz Filolojisi okudu ve tercümanlık yaptı. Gönül verdiği müzik çalışmalarında birçok albüme imza attı. Enstrümanı ve kendi yazdığı parçaların da yer aldığı albümler şöyle sıralanabilir: 2004 Seninle Babam, 2007 enstrümantal albüm Yaşadığım Sürece ve 2009 Sözlerin Bittiği Yer.

Oyundan Fotoğraflar

Yazar hakkında: Murat Tolga Şen

Çocukluğu Samsun'da eniştesinin müdürü olduğu sinemada film izleyerek, film parçalarına oyuncak merceğinde bakarak geçti. 2005 yılının sonunda "Öteki Sinema" yı kurdu. Beyazperde, Cinedergi ve Medyaradar'da yazıyor. Motor, yelken ve fotoğraf tutkunu... Film izlemeyi ve filmler hakkında yazmayı herşeyden daha çok seviyor.

7 Yorumlar

  1. Günlük koşturmaların içinde bu oyun benim için bir mola zamanı oldu. Üstelik bu zamanda sadece dinlenmekle kalmadım, daha öncesinde hiç karşılaşmadığım konulara da dahil oldum. Üzüldüm, güldüm, derin düşündüm, hak verdim ve hatta kişisel olarak çok önemsenmiş hissettim. Tüm bu duygularla oyundan ayrılırken, yüreklerini ortaya koyan bu ekibi tanımanın haklı gururunu da yaşadım. Sadece oyunculuk performansı değil, sadece yazarın yaratıcılığı değil, sadece yönetmenin ustalığı değil, girişte size verilen derginin (üstelik bizler elimize tutuşturulan broşürlere alışmışken)tasarım ve içeriği ile de ekip birbirini tamamlıyor.
    Bu oyunla hem eski geleneklere kavuşmaya, hem de sarsıcı konulara dahil olmaya hazır olun!

  2. Yaşam bir nefestir, doğarken alır, ölürken verirsin. Arası TEFERRUAT tır. Googgle a yazdım insan yaşamı nedir diye, en üst satırda insan nedir cevabı çıktı. Yaşamadan önce insan nasıl olduğumuzu iyi bilmek gerekir.

  3. Ziya Meral’in yalnızca satır aralarında değil tüm repliklerle adeta ilmek ilmek dokuduğu bir oyun Kohelet.Bu arada yazarın ilk oyunu olduğunu söylemeden geçemeyeceğim zira çok değil önümüzde ki 5 yıl içinde önemli oyun yazarlarından biri olacağının altını çiziyorum elbette ki kıt bilgimle.Çetin Akcan’ın muhteşem rejisiyle güzel bir rüzgar 1.5 saatliğine etkisi altına alıveriyor cümlenizi.Ama asıl macera yani içsel yolculuğunuz bu bir buçuk saatin sonrasında başlıyor.Hayatı kavrıyorsunuz ve ruhunuz sanki artık bir parça daha özgürleşiyor zihin berraklaşıyor..
    Oyuncuların sahne hakimiyeti ve performansı ise dillere destan İlter Akçebe’nin sahnede nasıl dev bir isme dönüştüğüne tanıklık etmek için,Usta oyuncu Melih Ekener’in doğa üstü performansına hayran kalmak için, Emel Alnady’nin sahnesinden izleyicisine geçen pozitif enerjisi ve kahkahaların arasına karışan şaşırtan tespitleri için bu şahane oyunu izlemenizi tavsiye ederim.

  4. Her ne kadar çok iyi bir sinema seyircisi olsam da pek iyi bir tiyatro izleyicisi sayılmam. Ancak hakkında okuduklarımdan sonra en kısa zamanda izlemeyi düşünüyorum.

  5. Gerçekten izlenesi bir oyuna benziyor en kısa sürede görmek istedim.

  6. ilgin konusu olan bir oyun herkezin izlemesini tavsiye kesinlikle ederim

  7. Amatör ruhun beslediği çok güzel bir oyuna benziyor.İzlemeyi isterdim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: