Heavy Metal (1981)

Her şey bundan yaklaşık 37 sene önce Fransa hudutlarında başladı aslında. Métal Hurlant adlı konsept çizgiroman dergisinin bu gün tüm dünyada saygı görecek olan Heavy Metal’e evrilmesi her ne kadar sadece 4 seneyi bulsa da, gün be gün kökleri dört bir yanı sarmış, kısa sürede çizgi roman okuyucuları arasında saygıdeğer bir marka olarak anılmaya başlanmıştı. Leonard Mogel’in aceleciliğinde ne kadar haklı olduğunun en açık kanıtı, derginin dünya çapında elde ettiği başarıdır hiç kuşkusuz. Geçtiğimiz ay hudutlarımızdan içeri girip, ülkemizin çizgiroman okuyucularını selamlayan efsane derginin; 1981 model animasyon derlemesi ise ne yazık ki onun heybetinin gölgesinde kalmaktan kurtulamadı hiç bir zaman.

Heavy Metal’in zaman içerisinde irtifa kaybettiği de oldu. Bu gün her biri ayrı birer ikon olarak parmakla gösterilen yazarların pek çoğu kendi projelerini hayata geçirip zaman zaman dergiyi ikinci plana da ittiler. Fakat ekip, derleme toplama usulü ile bir şekilde yola devam etti. Bu bağlamda 1981 yapımı animasyon filmin de, derginin en verimli dönemine tekabul ettiğini söylemekte yarar var. Derginin, Amerika’daki yayın hayatının 4. yılında masaya yatırılan animasyon projesi, markasının “popüler” çağrışımlarından ve dönemin kült animasyon anlayışından da güç alarak Gerald Potterton tarafında apar topar hayata geçirildi.

Potterton, animasyonun konseptinin, dergi ile olan akrabalık bağlarının da kopmamasına özen gösterdi. Kısa çizgi öykülerden oluşan derlemelere alışık okuyucunun hazmetmekte zorlanmayacağı şekilde, birbiri ile dirsek teması bulunan hikayeleri bir araya getirerek, dergideki konsepti yakalama derdinde olan izleyicileri diri tutmayı amaçladı.

Nitekim, daha ilk sahnesinde, atmosfere sert bir giriş yapan bir Mercedes 300 CL’nin tek parça halinde zemini öpmesine tanık olduğumuz Heavy Metal, abzürdlük kümesinin elemanları olarak kodlanabilecek parça parça hikayeleri Loch Nar adındaki kötücül bir gücü merkeze alarak birleştiriyor. Peki nedir Loc Nar? Kendisini bir nevi kötülük tanrısı olarak tanıtan Loc Nar, davudi bir sese sahip yeşil renkli esrarengiz bir küredir. Kendisine seçtiği kurbanların trajik sonlarını da hazırlamakta olan bu sinir bozucu kötülük timsali; son kurbanının kızına, daha önce yapmış olduğu bütün kötülükleri tek tek izletmeyi kendine görev beller. Hikayeler sona erdiğinde ise son kurbanının o hazin sonuna sebep olacak ve kendine başka galaksilerde başka kurbanlar aramaya devam edecektir.

Mevcut hikayelerin tamamı da Loc Nar’ın lanetinin ağlarına takılan bahtsız kurbanların; kötülük yapmaya ya da kötülükten kaçmaya çalışan yarım akıllıların hikayeleridir. Gel gelelim Loc Nar’ın kötülüğünün bilindik bir sebebi ya da amacı olmamakla birlikte; kurbanlarını da hangi kıstasa göre seçtiği şaibelidir. Eğer ki ucunu bir noktaya bağlama derdine düşecek olursak; Loc Nar’ın, insanın “içindeki kötülük” olduğunu da iddia edebiliriz. Kelimenin tam anlamıyla insanı “eriterek yok eden” bir kötülük…

Heavy Metal, dönemin animasyon filmlerinin yaş skalası söz konusu olduğunda, türdeşlerine oranla mevcut sınırları hayli genişleten bir örnektir. Gerek derginin konsepti, gerek ise Heavy Metal kültürünün arka plana oturtulmuş olduğunu düşündüğümüzde bu sonuç son derece doğal karşılanabilir fakat bu özelliklerinin üzerine bir kat daha çıkarak, dönemin hakim mizah anlayışının da dışına taştığını ve bu harikulade karışımın da bu gün kendisinin kült mertebesine erişmesinin sebebi olduğunu varın kenara köşeye kalınca çizelim. Bununla birlikte hakim animasyon anlayışının pürüzsüzlüğüne de korkusuzca çamur sıçratmayı beceriyor. Türler evliliğini bir potada rahatça eritebilmesi de izleyicinin filme çok çabuk sempati beslemesini sağlıyor tabi.

Gel gelelim milenyumun sınırlarında dans ettiğimiz zamanlarda Heavy Metal’in evreni de genişledi. Battletech evrenini konu alan video oyunu; Heavy Metal F.A.K.K. ile birlikte devam filmi olarak nitelendirilebilecek Heavy Metal 2000; kağıt üzerindeki görsel miti hareketlendirmeye ve farklı platformlara sıçramaya devam ettiler. Uzunca bir süredir yeni yapımlara dahil havadisler kulağımıza çalınsa da henüz ete kemiğe bürünebilmiş bir başka proje ise şu an için yok…

Hem adını aldığı müzik türünün hem de okuyucuların baş tacı yaptığı bir derginin altın çağını yaşadığı bir dönemde, Heavy Metal, popülerliğin getirilerine yüz vermediği ve rahatsız edici olmak için çaba sarfettiği halde, sadık kitlesinin dışında kalan izleyiciler tarafından da kucaklandı. Yine de günümüz izleyicisinin kollektif hafızasında hep arka planda kalmış “bir gün muhakkak izlenecekler arasında yer alan” animasyon filmi olarak gölgelerin ardında, yeni nesil kült animasyon takipçilerinin ve zamanında kendisini es geçmiş olan meraklıların ilgisine nail olacağı anı sessizce beklemektedir.

Yazar hakkında: Fatih Yürür

İlk sinema deneyimi, bir Stephen King uyarlaması olan “Geri Döndüler” olmuştur. Yazmaya başladığı dönem ise aslen lise yıllarıdır. Saçma sapan korku hikayeleri kaleme almaktadır ve asıl amacı bir gün bunları görselleştirebilmektir. Çeşitli platformlarda oyun incelemeleri ve film eleştirileri yazar. Yaratmış olduğu RüyadaM adında bir animasyon ve çizgi hikaye karakteri bulunmaktadır.

3 Yorumlar

  1. muhteşem ötesinden de ötelerde biryerlerde…

  2. Ötekisinema’dan beklenen yazı :) Gayet güzel olmuş.

  3. Devam filmi de kısa zaman sonra bu sayfalarda olacaktır…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: