Hot Fuzz (2007)

Çocukluğumdan beri İngiliz komedilerini tarzından dolayı hep sevmişimdir. Monty Python gibi başarılı komedi filmleri ile zirve yapan İngiliz sineması uzun süre duraklamaya geçmişti. Sonrasında çekilen The Full Monty tüm dünyada büyük bir başarı kazanınca yeniden canlanmaya başlamıştı. Ancak geçtiğimiz yıllarda iki Britanyalı İngiliz komedilerine Shaun of the Dead ile yepyeni bir soluk getirdiler. Tabii bu başarı ikiliyi er ya da geç yeni bir projede daha karşımıza çıkartacaktı. İşte beklenen an geldi…

Simon Pegg ve Edgar Wright’ın ikinci birlikteliklerinden doğan Hot Fuzz çılgın İngiliz komedilerini özleyenler için iyi bir alternatif. İlk filmleri Shaun of the Dead ile zombi fanatiklerini kahkahaya boğan ikili bu filmde de Hollywood’un polisiye filmlerini tiye alıyorlar. Simon Pegg’e bu yolda Shaun of the Dead’de olduğu gibi yine Nick Frost eşlik ediyor. İkiliyi bir polisiye film çekmeye iten sebebi Wright şöyle açıklamış: “Her ülke sinemasının büyük ve iyi bir polisiye macera filmi vardır. Oysa ki İngiltere’de şimdiye kadar denenmemiş bir tür. Biz de bu boşluğu değerlendirmek istedik.”

Nicholas Angel, Londra’nın en başarılı polisidir. Sayısız ödül ve takdirnamesi ve işine adanmış kişiliği önce karısından boşanmasına daha sonra da şeflerinin çok göze battığı için bir taşra kasabasına sürmesine neden olur. Angel kasabaya ilk gittiği gece bardan yaşı tutmayan çocuklar ile içkili araba kullanan bir tipi karakola götürecektir. Oysa ki kasaba İngiltere’nin suç oranı en düşük bölgesidir ve bölge komiseri bu gibi ufak(!) suçlarla bu oranı arttırmak istememektedir. Angel o gece kör kütük sarhoş olarak yakaladığı kişinin kendi yardımcısı olduğunu öğrenince başka bir şok yaşar. Kasabaya devriye olarak çıktıklarında Angel kasabadaki karakterleri yavaş yavaş tanımaya başlar ve herkese bir şüpheli gibi yaklaşır. Markette kurabiye çalarken gördüğü çocuğun peşinde uzun süre koşar ancak yakaladığında market sahibi (uzun yıllar sonra Timothy Dalton) sakin ol deyip çocuktan şikayetçi olmaz. Ondan islenen çok basittir, örneğin kasabalının kaybettiği kuğuyu bulmak gibi. Angel yavaş yavaş bu kasaba ve halkına alışmaya başlarken ilginç kazalar da meydana gelmektedir. Bir gün üstü açık arabada kafaları kopmuş iki tiyatrocu bulunurken bir başka gün kasabanın en zengini evinde gaz patlamasından ölecek bir başka gün ise kasabanın yerel gazetecisi Angel’a önemli bir sır verecekken kafasına birkaç tonluk bir taş düşüp hayata veda edecektir. Angel bu kazalarda bir gariplik olduğunu bilmekte fakat iş arkadaşlarını bu gerçeğe ikna edememektedir. Oysa ki sürdüğü iz kasabada kirli işler çevrildiğini gün yüzüne çıkaracaktır.

Yönetmen Edgar Wright ve filmin yıldızı Simon Pegg’in ortak yazdıkları senaryo on sekiz ay gibi uzun bir zamanda ortaya çıkarılmış. İkili 138 polisiye film izledikten sonra tüm klişeleri ortaya döküp filmlerinde kullanmaya çalışmışlar. Filmin ismi de seksenli ve doksanlı yıllardaki polisiye filmlere gönderme olarak seçilmiş.

Filmin geçtiği kasaba Somerset, Wright’ın amatör yapımı Dead Right’da da fonda kullandığı kasabadır. Ayrıca filmde ilk filmlerine de birçok gönderme yapılmaktadır. Frost’un karakterinin Pegg’e cornetto aldığı sahne SotD’de de var. Hatta ikili bu yüzden çektikleri filmleri Kan ve Dondurma Üçlemesi adını takmışlar. Her filmde farklı cornetto yeniyormuş.

İki filmi karşılaştırırsak Shaun of the Dead oldukça başarılı bir korku komedi denemesiydi. Zombi filmlerinin tavan yaptığı bu zamanda ilaç gibi gelmişti. Hot Fuzz ise artık daha bir eskimeye tutmuş aksiyon polisiyeleri irdeliyor. Zamanında Leathal Weapon, Point Break, Bad Boys gibi iyi örneklerin klişeleri ile dalga geçerken ilk filmde olduğu gibi yine farklı çekim teknikleri ile seyirciye nefes aldırmıyor. Öyle ki birkaç sahnede gülmek için zamana ihtiyacınız olup filmi durdurmak isteyebileceksiniz.

Yine ilk filmlerindeki tam korkacakken absürt bir sahne ile seyirciyi gülümsetme çabası bu filmde de var. Omen‘den beri gördüğüm en farklı öldürülme vakaları ile karşılaşırken polis ekibinin olaya bakışı ve Angel’ın çaresizliği seyirciyi güldürüyor.

Bu arada filmin içine kişisel silahlanma, küçük kasabaların büyüme çabaları, düzene aykırı insanların toplumdan uzaklaştırılması gibi gerçekler de komedi unsurları ile eleştiriliyor. Örneğin bir köylünün evinden Ergenekon Operasyonunda bulunandan daha fazla silah çıkarılırken bir de dev bir deniz mayını bulunuyor.

Birçok sinema dergisi tarafından 2007’nin en iyi komedi filmi seçilen Hot Fuzz belki sizi gülmekten öldürmeyecek ama süründüreceğine dair bazı şüphelerim var.

Masis Üşenmez

Yazar hakkında: Masis Üşenmez

1979 İstanbul doğumlu yazar ilk sinema deneyimini Superman ve Star Wars’la yaşayıp kendini çizgi roman ve bilim kurgu dünyasına atar. 2006 yılında "Öteki Sinema" kadrosuna katılır ve sitenin gelişiminde önemli rol üstlenir. Halen Öteki Sinema'da editörlük ve Cinedergi'de yazarlık yapmaktadır.

6 Yorumlar

  1. Masis bu arada orjinal İngiliz ”The Office”ini de izledin di mi?
    İngiliz komedisi derken benim tek geçeceğim şey 12 bölümlük bir dizi The Office.
    Amerikan yeniden yapımını geç.

  2. Masis Üşenmez

    Evet Office’in orjinali çok iyi. Ama Amerikan versiyonunu da çok severim ben:)

    Doctor Who da cnbc-e’de bu sezon baya sulu komediydi ilk iki bölüm Ecclstone’lu bölümleri seyrederim de sonrasını bilmiyorum.

    Ama en sevdiğim ingiliz komedisi Coupling olmuştur. Onun gönlümde yeri ayrı.

  3. Doctor Who’ya devam etmelisin. Ben de aynısını söylemiştim. “Eccleston’dan sonraki Doktora hayatta alışamam ısınamam. Eccleston çok çok iyi ve bu yüzden çok kötü bir seçim. Ondan sonra kimse seyretmez; seriyi öldürdü” demiştim. Ama 9. Doktorlu son bölümün son dakikalarında göründüğü andan itibaren büyülüyor David Tennant. Hem Tennant, 10. Doktor, klasik ve yeni doktorlar arasında en iyi doktor seçilmişti halk tarafından.

  4. Ahaha inanılmaz eğlenceli bu film.Simon Pegg ve Nick Frost ikilisi harika.Shaun of the Dead’in daha absürd bir espiri anlayışı vardı (ki o da harikadır).Hot Fuzz sanki birazcık Coen kardeşlerin filmlerine yakın duruyor.Kara komedi diyemeyiz tabiki yanlış anlaşılma olmasın.Yalnız en çok ilgimi çeken (Shaun of The Dead’de de öyleydi, aynı ekip zaten) “komedi filmi çekiyoruz nasılsa efektler kurgu falan çok da önemli değil” anlayışının olmayışı (Aslında aksiyon-komedi desek daha doğru olur).O çatışma sahnelerine değinmek istiyorum.Son zamanlarda sözde “action” filmlerinde bile bu denli “gaz”, ayrıntılı ve gerçekçi çatışma sahneleri çekilmiyor doğrusu.İngiliz aksanı da filmin (bütün ingiliz filmlerinde olduğu gibi) bonusu.
    İşte İngilizleri sevmek için başka bir(kaç) neden daha: Hot Fuzz, Simon Pegg, Nick Frost.

  5. tıpkı shaun of the dead gibi ironik bir film. gülerken korkmak ya da korkarken bir anda gülmek gibi insanın sinirlerini zorlayan harika bir film. aksiyon, gerilim, komedi… mükemmel bir üçlü.

    -doğum tarihin ne?
    +22 şubat
    -hangi yıl?
    +her yıl…

    gibi yarmış bir sahnesi de mevcuttur akılda kalan.

  6. Bu adamların “Spaced” diye bir dizisi var ki özellikle “Shaun of the Dead”le “Hot Fuzz”ı sevenler için bir hazine niteliğinde. İzlemeye doyamazsınız. 2 sezon süren bölümlerini izleyip bitirdiğinizde boşlukta kalırsınız. Tavsiye ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: