Humanoids from the Deep (1980)

Humanoids from the Deep 1980 yılı mahsulü Barbara Peeters tarafından yönetilmiş olan ABD yapımı bir film. Monster olarak da bilinir.

Öteki Sinema için yazan: Murat Kızılca

Peeters, yetmişli yıllarda popüler olan düşük bütçeli istismar filmleri furyasının nadir kadın yönetmenlerinden biri. Humanoids from the Deep ise üzerinden seneler geçmesine rağmen gösterilen ilginin azalmadığı, aksine arttığı, yönetmenin filmografisinde zirve yapmış en başarılı işidir.

Noyo, balıkçılıkla geçinen küçük ve sevimli bir kasabadır. Bir gün balıkçılardan birinin ağına büyük bir “şey” takılır. Ağı çekmeye çalışırlarken teknede bulunan bir çocuk denize düşer. Deniz bir anda kan gölüne döner. Talihsizlikler bununla kalmaz. Aynı teknedeki sakar arkadaşlar bir yolunu bularak tekneyi kazara ateşe verir ve en nihayetinde tekneyi havaya uçurmayı başarırlar.

Aynı gece kasabanın ileri gelen balıkçılarından Jim Hill’in (Doug McClure) köpeği denizden gelen amfibik yaratıklardan biriyle karşılaşır. Sonuç köpek için hiç iç açıcı olmaz. Jim ve karısı Carol (Cindy Weintraub) köpeğin leşini sahilde bulurlar. Bu ağa takılan “şey”(ler) ile kasaba sakinlerinin ilk karşılaşmasıdır. Ama son olmayacağı muhakkaktır. Bu arada kasabada öldürülen tek köpek Jim’inki değildir. Balıkçılar sabah balığa çıkmak üzere limana geldiklerinde bütün köpeklerin öldürülmüş olduğunu görürler. Bütün bunlar olurken kasaba 75. Geleneksel Noyo Somon Festivali’ne hazırlanmaktadır. Festivalin açılış gecesinde yedi senedir kasabanın avlanma bölgesinde deneyler yapıldığı açıklanır. Dr. Susan Drake (Ann Turkel) liderliğinde gerçekleştirilen bu deneyler, somon balıklarının daha hızlı üremesini ve daha büyük boyutlara ulaşmasını hedeflemektedir.

Ertesi gün kasabadan sevişgen bir çift ıssız koylardan birinde oynaşırken yaratıkların saldırısına uğrar. Amfibik yaratıklar delikanlıyı hemen öldürür, ama genç kıza tecavüz ederler. Benzer bir saldırı gece koyda kamp atan başka bir sevişgen çiftin başına da gelir. Olaylar yaratıkların festivali toplu halde basması ile doruk noktasına ulaşır. Jim Hill ve Dr. Drake bir yandan yaratıkları durdurmaya çalışırken, öte yandan yaratıkların nerden geldiğini ve neden erkekleri öldürüp kadınlara tecavüz ettiğini bulmak için amansız bir mücadeleye girişir.

Roger Corman’ın yapımcısı olduğu film Corman’a atfedilen özelliklerin neredeyse tümüne sahip. Humanoids from the Deep, büyük bütçeli birçok gişe canavırından yapılan bariz alıntılarla üretilmiş düşük bütçeli bir istismar/yaratık filmi. Senaryo büyük oranda Jaws (1975) baz alınarak yazılmış. Yaratıkların tasarımı The Horror of Party Beach’deki (1964) yaratıklarla büyük benzerlikler içeriyor. (Benzer yaratıklar için daha başka birçok yapım referans gösterilebilir aslında. Sonuçta çoğu, birkaç istisna dışında, birbirine benziyor.) Ayrıca Alien’dan (1979) araklanmış sekanslar ve fikirler de mevcut. İşin komiği çekimler bittikten sonra Corman filmin son halini izler ve beğenmez. Biraz daha çıplaklık içeren planlar eklenmesini ister. Ama yönetmen Peeters buna şiddetle karşı çıkar. Bunun üzerine Corman, Peeters’ı kovar ve yerine başka bir yönetmen kiralar. Yeni yönetmen ile yaratıkların kadınlara saldırdığı sahnelere eklenmek üzere yaratığın pençe darbesi ile kadınların elbiselerini parçaladığı ve göğüslerinin açığa çıktığı yeni planlar çekilir. Film bu son hali ile piyasaya çıkar.

Roger Corman, meşhur sinema tarihçisi Leonard Maltin ile yaptığı bir röportajda şunları söyler: “Korku filmlerinde mizah duygusu çok önemli bir yer tutar, özellikle seyircinin yanlış yerlerde gülmesini istemiyorsanız. Humanoids from the Deep’in kimilerine göre eksiği, kimilerine göre artısı bilinçli olarak yapılmış bir mizahtan yoksun olması. Film boyunca izleyeni güldüren sahnelerin komik olma sebebi ya bir karakterin akla zarar eylemi, ya da akılsızca yazılmış diyaloglar. Ben bu durumun filmin artısı olduğunu düşünenlerdenim. Bu önceden planlanmamış komik olma durumu filmin değerini seneler geçtikçe artıran bir olgu.

Buraya bir yerlerden okumuş olduğum hoşuma giden bir yorumu eklemek istiyorum: “Zavallı kadınlar! Filmlerde devamlı iğrenç şeyler tarafından tecavüze uğruyorlar: Ağaçlar (Evil Dead), hayaletler (The Entity), dev mor uzaylı solucanlar (Galaxy of Terror) veya Jack Nicholson.” Bu filmle birlikte listeye amfibik yaratıkları da ekleyebiliriz sanırım.

1996 yılında Jeff Yonis tarafından yönetilmiş berbat bir yeniden çevrimin (remake) olduğu gereksiz bilgisini buraya iliştirelim.

Sonsöz: Humanoids from the Deep, hiç aksamayan temposu ile harika bir eğlencelik. Seksist söylemi bir kısım izleyeni rahatsız edebilir, ama en nihayetinde bu bir istismar filmi. Eğer hala izlemediyseniz, video kaset döneminde Türkiye’de de bir hayli popüler olan bu bombayı “Öteki Sinema” düşkünü bünyelere rahatlıkla tavsiye edebilirim.


Yazar hakkında: Murat Kızılca

1971 İstanbul doğumlu. Aylık online sinema dergisi CineDergi ve aylık kültür sanat dergisi kargamecmua için sinema yazıları kaleme alıyor. 2008 yılından beri katkı sağladığı Öteki Sinema’da bir yandan da editörlük görevini sürdürüyor.

4 Yorumlar

  1. Hastasıyım bu filmin : )

    önemli bir detay: Bu film The Thing, Robocop, İçimde Biri Var, Gerçeğe Çağrı, Fight Club, Se7en ve daha bir çok kült klasikten tanıdığımız büyük plastik makyaj ustası Rob Bottin’in çalıştığı ilk filmdlerden biridir! O yüzden yaratıklar o kadar yıkılante

  2. izleyecegim bu filmi

  3. Filmi geçenlerde yeniden elde etme fırsatım oldu.Fakat bu filmin yıllar önce video döneminde izlediğim monster olduğunu şimdi öğrendim.Aslında o zaman pek sevmemiştim filmi çünkü korku adına pek birşey vermiyordu hatırladığım kadarıyla.Fakat yukarıdaki yazıyı okuduktan sonra tekrar elimde olmasına sevindim ve filmi tekrardan izlemeyi şimdi daha çok istiyorum.

  4. Bahsettiginiz aptalca diyaloglar bana itici gelmişti. bir de canavarların çıkardığı tiz sesler bazı sahneleri izlemeyi zorlaştırdı. Bunların dışında Monster istismar filmlerinden ne bekliyorsanız hepsini tam anlamıyla karşılayan, harika bir eğlencelik.

    Jack Nicholson esprisi güzelmiş bu arada.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: