JCVD (2008)

Madem sitemizde Altın Yumruk yazıldı, hemen bir Jean-Claude Van Damme güzellemesi yapalım. Onu altın yumruk dışında ilk tanıdığımız zamanlar Kan Sporu (1988) ve Kana Kan (1989) idi. Vurdulu kırdılı filmlerin çok popüler olduğu o yıllarda sert dövüşen bu yakışıklı, kitleleri arkasına almayı iyi bilmişti. Universal Soldier (1992)Hard Target (1993) ve Timecop (1994) ile de kariyerinin zirvesine ulaştı.

Bu kaslı ama atletik adam ünlü olduğu zamanlar her hareketi ile kendine hayran bırakıyordu. Ringin iplerinde bacak açıyor, tepeden atılan meyveleri karnını sıkarak savuşturuyor, rakiplerinin gözünün yaşına bakmıyor ve çok kötü dans ediyordu.

Oyunculuğuna ise çok güvendiğinden olsa gerek bir çok filminde gereksiz bir şekilde iki karakteri birden oynuyordu. Double Impact (1991) ve Maximum Risk (1996)‘te bir şekilde ayrı düşmüş ikiz kardeşleri oynarken TimecopReplicant ve The Order’da da film içinde farklı karakterlere bürünürdü.

Kariyerinin belki de en önemli hamlesini Hard Target (1993) ile John Woo‘yu Hollywood’a getirerek yaptı. Ancak Woo dostunun düşüşünde bu kıyağını unutacaktı.

Sonrasında vurdulu kırdılı aksiyon filmlerinin yerini efekt bombardımanı aksiyonlar alınca Van Damme gibi yıldızlar da tek tek yok oldular. Duvarlarımızı süsleyen kaslı posterler yerlerinden kalktı ve bir çağ orada son buldu.

Jean-Claude Van Damme kariyerindeki düşüşü çeşitli dizilerde yan rollerde boy göstererek telafi etmeye çalıştı. Hatta ülkemizde de ilk BBG evini ziyaret edip ingilizce bilmeyen çocuklarla tarzanca anlaşmaya çalışmış ve araya hiçbirinin anlamadığı bir Jerry Lewis esprisi bile sıkıştırmış, çabaları boşa çıkınca boynu bükük ayrılmıştı. Sonrasında ise Sınav filminde karşımıza çıkmıştı. Böylece ilk gençlik yıllarımızın yıldızına gereken destek Türkiye tarafından verilmiş oldu.

Bu uzun girizgahtan sonra filmimize dönecek olursak, JCVD starın kendini oynayıp gerçek dünya ve aksiyon yıldızlığı ile hesaplaştığı ilginç bir yapım. Vergi borçları ve yaşam tarzı nedeni ile çocuğunun vesayeti ile boğuşan Van Damme’ın para sıkıntılarını aşmak için içine sinmeyen filmlerde oynamak canına tak etmiştir. Bir fırsatını bulup doğduğu memleket Belçika’ya gidip biraz nefes almak ister.

Ancak yolda son çalıştığı filmin parasının hesabına yatmadığını ve vergi dairesinin tepesinde olduğunu öğrenerek bankaya talimat vermeye gider. Bankaya girdiği anda içeriden silah sesleri duyulur. Yoksa Belçika’nın gururu bu sinema yıldızı parayı kolay kazanmak için banka soygunculuğuna mı girişmiştir?

Özellikle bankaya girişinden sonrası Sidney Lumet‘in Dog Day Afternoon‘una göndermelerle dolu olan film bir starın kendi iç hesaplaşması ve gerçek hayatı ile olan uçuruma ilişkin ilginç saptamalar içeriyor. Özellikle filmin genelinde John Woo’ya saydırılması, Van Damme’ın seyircisine kendini anlatma çabası filmin gerçeklikle de bağını güçlendirmiş.

“John Woo’yu Hollywood’a getirmeseydin hala Hong Kong’da güvercinleri çekiyordu.”

Van Damme’ın geri dönüşünü müjdeleyen film, yönetmenini de dikkate almamız gerektiğini gösteriyor. Fransız yönetmen Mabrouk El Mechri senaryosuna da el attığı yapımda Van Damme’ı özellikle birçok sahnede doğaçlama oynatarak içini dökmesini sağlamış. Bu filmdeki başarısından sonra şimdilerde adı Hollywood tarafından katledilmek üzere olan Sympathy for Mr. Vengeance ile anılıyor. JCVD ne kadar fantastik bir hikaye olsa da belgesel tatlar da yakalanabilecek eğlenceli bir banka soygunu filmi. Van Damme’ın insani yönünü de merak edenler için hoş bir yapım.

Van Damme Film Posterleri

Yazar hakkında: Masis Üşenmez

1979 İstanbul doğumlu yazar ilk sinema deneyimini Superman ve Star Wars’la yaşayıp kendini çizgi roman ve bilim kurgu dünyasına atar. 2006 yılında "Öteki Sinema" kadrosuna katılır ve sitenin gelişiminde önemli rol üstlenir. Halen Öteki Sinema'da editörlük ve Cinedergi'de yazarlık yapmaktadır.

9 Yorumlar

  1. “JCVD” filmi, Van Damme’ın Nowhere To Run, Hard Target’tan sonra sinema anlamında en iyi filmi olarak gösteriliyor. Bu konuda birkaç yazı okudum yabancı sitelerde. Filmin dikkate alınır bir yapım olduğu hissi uyandı bende, paylaşmak istedim.

  2. Çok güzel yazmışsın Masis abim.
    Abi başka kaç tane aktör acaba 5 filmde birden iki karakteri oynamıştır yan?? Van Damme için bu ikizlik veya 2 Van Damme olayı bir saplantıya dönüşmüş adeta…

    Van Damme’ın BBG evine gelmesi de Türk televizyonculuk tarihinin son 10 yılının en keyifli olayıdır bence : )

  3. Masis Üşenmez

    Sağol Can. Bu arada yazmamışım nedense ama filmdeki fantastik monolog sahnesi de Masumiyet’teki Haluk Bilginer’in monologu ile yarışır gözümde.

  4. Masis ellerine, klavyene sağlık… Van Damme’ın Replicant (2001) filmi bence 2000’lerde rol aldığı en güzel film. JCVD’nin türü farklı olduğu için ayrı tutuyorum.Kariyerinin zirvesindeki Timecop’a ise hala bir türlü ısınamadım. Filmografisinde Kan Sporu (Blood Sport), Altın Yumruk (No Retreat..), Evrenin Askerleri (Uni.Soldier), Zor Hedef (Hard Target) Ve Katil’i (Replicant) en güzel filmleri olarak kabul ediyorum. Sanki konuşmadığı, diyaloğu az olan filmlerde Van Damme abimiz daha iyi rol yapıyor gibi geliyor bana.

  5. Cyborg filmi var bir de eskiden çok çıkardı televizyonda artık hiç görmüyorum. Kıyamet sonrası atmosferde geçen. Çocuk aklıyla izlerken çok severdim yakın zamanda yine izledim yine sevdim :)

  6. Yalnız malesef bu film rezalet DVD kapağı yüzünden kesinlikle hakettiği izleyiciyle kavuşamamıştır.
    http://ecx.images-amazon.com/images/I/61eBZiNl4AL._SS500_.jpg

    Ne bu kapağı gören kaliteli sinema izleyicisi bu filmi alır, ne de Van Damme’ın bu filmi alacak kadar hayranı olan aksiyon seyircisi bu filmde aradığını bulur. Korkunç bir pazarlama hatası. Olacak iş değil…

  7. Bir döneme, 80’lerin sonu ile 90’ların ilk yarısına, damgasını vuran JCVD abimizi, üne kavuşturan filmlerin bazı şarkılarını şurdan indirebilirsiniz: http://depkac.com/blogs/dave/van-damme-sarkilari-2163/

  8. 80 ler 90 larda ağzımızı açık bırakan, posterleri duvarlarıızı süsleyen ne kadar aksiyon adamı varsa hepsi kaybolup gitti. hiçbir şöyle esaslı bir sinema filmi oyuncusu olamadı. genelde show tv nin boş saatleri doldurmak maksatlı yayınladığı 5. sınıf amerikan aksiyonlarına çerez oldu. chuck norris, jcvd, don ‘the dragon” wilson ve aklıma gelmeyen bir çoğu. jcvd de bunların en bilineni. her kamera gördüğünde uçan tekme ya da döner tekme atmasından kaynaklı olabilir bu durum belkide :)

  9. Hiç beklememediğim kalitede bir filmle karşılaştım. İnce bir mizah anlayışı var Jean Claude Van Damme’ın kendisiyle dalga geçtiği kadar film de kendisiyle dalga geçiyor. O monolog sahnesi en başta ilginç gelmişti ama uzayınca sıkıcı bir hal aldı. Filmin başındaki kesintisiz dövüş sahnesi eğlenceliydi. Rehinenin birinin ağzına sigara verip Van Damme’in sigaraya tekme atması, filmin sonunda soygunculardan birine meşhur uçan tekmesini atması ardından filmin geriye sarması gibi komik ayrıntılar aklıma takılanlar. Filmde çok daha fazlası var…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: