John Waters’a Göre 2013’ün En İyi Filmleri

Trash’in papası, kalemle çizilmiş bıyıkların en güzelinin sahibi, pembe flamingoların, saç spreylerinin, polyesterin efendisi John Waters 2013’ün en iyi filmleri bunlardır diye buyurmuş. Bize de çevirip yayınlaması kalmış:

spring-breakers-poster-vert1.Spring Breakers: Senenin en iyi sexploitation filminde, Disney’in çocuk yıldızcıkları komik bir şekilde kıvırtıp, kokain çekip bikinileriyle hapse düşüyorlar. Ciddi bir sinema izleyicisi daha ne isteyebilir?

2.Camile Claudel 1915: Freaks’ten bu yana bir yıldız (muhteşem Juliette Binoche) ile gerçek engelli aktörlerin bir araya geldiği böylesine yürek burkan bir film daha çekilmemişti. Büyük Dumont, bir kez daha sinemasal ıstırabın en büyük ustası olduğunu kanıtlıyor.

3.Abuse of Weakness: Dünyada en sevdiğim aktris olan Isabelle Huppert, ciddi bir beyin zedelenmesini, filminde rol verdiği hüküm giymiş bir dolandırıcıya aşık olarak atlatan çılgın bir yönetmeni  (Breillat’a dayanan bir karakteri) canlandırıyor. Cinsellik içermeyen, saplantılı ilişkilerini izlemek tam anlamıyla mükemmel, bilhassa Huppert’in o tuhaf şekilde şatafatlı ortopedik ayakkabılarla yürürken düştüğü zamanlarda.

4.Hors Satan: Tabiat hiçbir zaman, mucizeler gerçekleştiren zihinsel engelli bir kutsal adamla, ağzı köpüren ve çiftlikten gelen genç bir kız arasındaki bu aşk hikayesinde olduğu kadar acımasız görünmemişti.

5.After Tiller: Bu cesur belgesel şu soruyu soruyor, Amerika’da hala geç dönem kürtaj uygulaması yapan dört doktordan hangisini daha çok seviyorsunuz? Ben Albuquerque’deki anaç olanı seçerdim.

6.Hannah Arendt: Nihayet, bir yazar hakkında yapılmış zekice bir biyografik film. Barbara Sukowa, Adolf Eichmann’ın mahkemesinde “kötülüğün sıradanlığını” anlayarak kendi Yahudi entelektüel özgürlüğünü bulduğunda, entel bir bok fırtınasına sebep olan başlıktaki karakteri canlandırırken benzersiz bir performans sergiliyor.

7.Beyond The Hills: Eğer mother Joan of the Angels’ın şeytan çıkarma hakkındaki en iyi sanatsal katolik film olduğunu sanıyorsanız tekrar düşünün. İçine güya şeytan girmiş olan bu genç kızın cinle periyle işi yok – o sadece lezbiyen olmak istiyor!

8.Blue Jasmine: Bay Area’da yaşayan arkadaşımın söylediği gibi: “Biz bu filme bayıldık. Sadece Woody Allen, San Francisco’yu çirkin bir yer gibi gösterebilirdi.”

9.Blackfish: Balinalar hakkında bir snuff film belgeseli. Katil balinanın tarafını tutup, Sea World’ün şeytani sahiplerini canlı canlı yemiş olmasını arzu edeceksiniz.

10.I’m So Excited: Flight queer (labunya) olursa. Uçuş felaketi janrında Airport’79 ile aynı yerde. Sadece Pedro mutluluk verecek derecede gülünç, ama tüyler ürperten bir güzelliğe sahip bir uçak kazasını çekip, kazayı gösterip bütçeyi patlatmamayı becerebilirdi.

Öteki Sinema için çeviren: Can Yalçınkaya

Kaynak: http://www.indiewire.com/article/john-waters-top-films-of-2013-spring-breakers-is-1

Yazar hakkında: Can Yalçınkaya

Müzmin öğrenci, Punk Akademik. Avustralya'da yaşıyor ve Türk sineması ve popüler müziğinde melankoli üzerine çalışıyor. Çizgi romanlar, filmler, kitaplar, fanzinler ve saireyle haşır neşir olmayı, yazmayı ve çizmeyi seviyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir