Batman’in En ‘Kötü’ Kabusu: Joker

Bir Suçlunun Gözünden: Joker

2008 yılında, Brian Azzarello’nun yazıp, Lee Bermejo’nun çizimlerini yaptığı, grafik roman olarak çıkan Joker, Batman’in en derinlikli kötü karakterini bir kez daha yakından tanıma fırsatı sunuyor.  Ülkemizde de Gerekli Şeyler tarafından Türkçe basımı yapıldı.

Brian Azzarello ve Lee Bermejo ikilisi daha önce de Superman’in azılı düşmanı için Lex Luthor: Man of Steel’de bir araya gelmişlerdi. İlk başlarda adı Joker: The Dark Knight  olarak düşünülen yapım The Dark Knight filminin ortaya çıkması ile kısaltılarak sadece Joker ismiyle çıkarılmış. Azzarello’ya göre şehrin kara şövalyesi ismine layık olan bir anti kahraman.

Hikayeyi Jonny Frost isimli bir yancının ağzından dinliyoruz. Joker, Gotham tımarhanesinden salıverilir ve onu alma görevi Jonny’e kalır. Jonny, Joker’in çıkışıyla beraber onun hem şoförlüğünü yapacak hem de elinden alınan suç örgütünü tekrar kazanması için yardım edecektir. Anti kahramanımız, Killer Croc ile beraber ekibi toplayarak, kendi içeride yatarken yaratılan yeni suç düzenine savaş açarak, eski anarşik suç imparatorluğunu kurmak için çalışmalara girişir. Bu arada suç baronları Penguen, Harvey Dent, Riddler gibi karakterle de yolları kesişir. Tüm bu kargaşanın içinde şehirde kötülerin savaşı yaşanırken Batman de olaylara fazla kayıtsız kalmayacaktır.

Grafik roman için Alan Moore’un The Killing Joke’undan beri yapılmış en derinlemesine Joker hikayesi diyebiliriz. Jonny’nin yükselmek ve suç imparatorluğunda bir yer edinebilmek hayali gerçekleşirken, Joker’in kendine bile güvenmeyen, sürekli ölümle dans eden karakterini tanıması Jonny’nin hayata bakışını tekrar sorgulamasına neden olacaktır. Jonny’nin gözünden onun hem adamlarını kollayan hem de en ufak hatayı bile affetmeyen kişiliğini daha yakından tanırız. Tüm tanıdıklarını nasıl birer piyon olarak kullandığını görürüz. Başka hiçbir kötüde görmediğimiz bir güç vardır onda. Sürekli güldüğünü düşündürten ağız yarası hırsının dışavurumudur sanki. Karizması Jonny’i ele geçirdiği gibi okuyucuyu da utançla beraber içine çeker.

Grafik roman, gotik Batman dünyasını film noir etkisi ile birleştirerek bir suç dünyası yaratıyor ve bizi suçluların savaşının ortasına atıyor. Aslında bir dedektiflik hikayesi olan Batman’i de özüne yakın bir alternatif dünyaya sokmuş oluyor.

128 sayfalık bu eser tüm çizgi roman severlere tavsiyemdir. Hikayesi dışında çizeri Bermejo’nun her karesi ayrı birer sanat eseri olan grafik roman arşivinizde bulunmayı hak ediyor. Ancak şu uyarıyı da yapmadan edemeyeceğim DC’nin klasik parıldayan kahramanlarla dolu hikayeleri gibi bir kitap yok elinizde. Gerçekten rahatsız edici ölümler, kan ve pislikle dolu bir dünyaya gireceksiniz. İşte bu da suç imparatoru Joker’in gerçekten içinde olabileceği bir dünya.

Gerekli Şeyler’den satın almak için tıklayın

Yazar hakkında: Masis Üşenmez

1979 İstanbul doğumlu yazar ilk sinema deneyimini Superman ve Star Wars’la yaşayıp kendini çizgi roman ve bilim kurgu dünyasına atar. 2006 yılında "Öteki Sinema" kadrosuna katılır ve sitenin gelişiminde önemli rol üstlenir. Halen Öteki Sinema'da editörlük ve Cinedergi'de yazarlık yapmaktadır.

2 Yorumlar

  1. Alan Moore’un The Killing Joke’undan beri yapılmış en derinlemesine Joker hikayesi..
    Aynen!

  2. Yigilante Kocagöz

    neden bilmiyorum ben çok sevemedim bu hikayeyi. gene de okunmalı hak veriyorum. kendi adıma en sevdiğim joker hikayesi (killinh Joke’tan sonra) Mad Love olduğu için sevemedim herhal. Mark Hamill seslendirmeli jokerleri özlüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: