Jurassic World (2015)

jurassic_world_ver490’larda tüm dünyada bir dinozor çılgınlığı başlatan meşhur Jurassic Park filmi sadece CGI efektleriyle hava atmakla yetinmiyor, başarılı bir roman uyarlaması olarak ilgiyle izleniyordu. Bu film o kadar güçlü bir etki yarattı ki, yer gök dinozorlarla doldu. Maketler, figürler, 3D kartpostallar ve daha neler neler…

Devir değişti, Çelik de değişti ancak Hollywood bit pazarına nur yağdırmaya devam ediyor. Eski seriyalleri diriltirek yeni nesle izletme çabasının son örneği Spielberg’ün dinozorları! Epeydir yolumuzun düşmediği Isla Nublar adasına Jurassic World ile geri dönüyoruz. Adada kocaman ve her zamankinden havalı bir park inşa edilmiş, dünyanın her yerinden binlerce konuk dinozorları görmeye geliyor ancak çılgın ve sorumsuz bilim adamlarının doğada olmayan bir melez üretme fikri ile kapitalist patronların daha çok ziyaretçi açgözlülüğü birleşince kaçınılmaz son gerçekleşiyor… T-Rex’ten bile büyük ve vahşi bir dinozor kafesinden kaçıyor ve önüne geleni öldürmeye başlıyor. Bütün Jurassic serisinde verilen mesajın altı bir kez daha çiziliyor; dinozorlar insanların oyuncağı ya da evcil hayvanları değildir, onların olduğu bir dünyada biz sadece atıştırmalığız!

İlk filmin finalinin geçtiği mekana da uğrayıp saygı göstermeyi ihmal etmeyen Jurassic World, filmin kötü yaratığı olarak bu kez insan elinde üretilmiş bir Frankenştayn canavarı olan Indominus Rex’i kullanıyor. Yarı Raptor, yarı T-Rex olan bu dinozorun kamufle olabilmek gibi yetenekleri bile var ve insanlar diğer Jurassic filmlerindekinden bile şaşkın ve aptal olunca katliam için çok güzel bir fırsat ele geçiriyor.

18573740666_8d50bd8c5a_z
Dürüstçe yazayım; filmi çok sıkılmadan izledim ancak fikrime göre serinin en zayıf filmi de bu çünkü Jurassic Park’ların ununu elemiş, eleğini asmış orta yaşlı aksiyon kahramanlarının yerine günümüzün modasına uygun olarak oldukça genç iki karakter konumlandırmak zaten kaçma kovalamacadan ibaret olan macerayı zayıflatmış. Filmin aksiyon bahanesi hikayesi o kadar klişe ki insan başka şeyler umuyor ancak motorlu asi dinozor bakıcısı Owen ile kariyerist Claire arasında bir kimya yok, aslına bakarsanız bu ikili fikri pek orijinal değil. Çok sevilen bir romantik aksiyon filmi olan Nil’in İncisi (Jewel of the Nile) filminde Michael Douglas ve Kathleen Turner’ı hatırlayın. Aynı didişmeli flört vaziyetini dinozor parkına uydurma çalışması romantizmin bir iki kelimede geçiştirilen bir durum olmasından mütevellit, işe yaramıyor! Filmi kurtaran iki dinozor meraklısı hınzır çocuk, onların başına gelenlerde kesinlikle çok daha fazla aksiyon ve gerilim var.

Serinin son filmi bilim kurgudan iyice uzaklaşıp umursamaz bir fanteziye dönüşmüş durumda… Bir roman uyarlamasından ziyade çizgi roman kurgusuyla ilerleyen hikaye kendisini ilginçleştirmek adına değişik şeyler deniyor ve hatta durumu abartıp T-Rex’e, Terminator 2’dekine benzer bir geri dönüş şansı bile tanıyor.

18602279181_390127ebd8_z
CGI dinozorlar artık her yerde! TV belgesellerinde bile onlarla haşır neşiriz ve varlıklarına iyice alıştık. O yüzden Jurassic World’de, 23 yıl öncekine benzer bir şok falan yaşayacak değilsiniz. Bu Mad Max Fury Road’ın yaptığı gibi muhteşem bir geri dönüş değil, yönetmen koltuğuna bir çaylağın oturtulduğu gişe amaçlı bir franchise çalışması… Eğer eski filmleri bilmiyorsanız bilet aldığınıza pişman edecek bir film de değil ama pek fazla bir şey ummadan gidin.

Yazar hakkında: Murat Tolga Şen

Yazmaya 2003 yılında DivxTR’de başladı ve halefi olan Divx Planet forumlarında “Raven” takma adıyla devam etti. Divx Planet'te bir forum köşesi olarak başlayan Öteki Sinema'yı, 2005 yılında blog olarak devam ettirdi. 2010 yılının başında Beyazperde.com sitesinin eleştirmen kadrosuna katıldı. Aynı dönemde Yeni Harman ve Fotografya dergileri için sinema makaleleri kaleme aldı, online sinema dergisi Cinedergi için dosyalar hazırladı. 2012’de Medyaradar sitesinin sinema yazarlığı ve TV eleştirmenliği görevini üstlendi. Aynı zamanda lisanslı bir yelken sporcusu olan yazar, bir dönem TYF (Türkiye Yelken Federasyonu) yarış fotoğrafçılığı görevini yaptı. 2014 yılında Sinemerkez Akademi’de eğitmenlik yaptı ve akademinin Kocaeli yapılanmasının direktörlüğünü üstlendi. 2014-2016 yılları arasında Okan Bayülgen’in Dada Dandinista adlı TV programının yazı grubunu yönetti. Okan Bayülgen’in yönettiği Eğlenceli Cinayetler Kumpanyası adlı tiyatro oyununda rol aldı. 2017-2018 arasında Antalya Sinema Derneği’nin danışmanlığını yaptı. OFCS (Online Film Critics Society) topluluğuna üye olan yazar, Öteki Sinema, Beyazperde ve Medyaradar'da yazmaya, Eğlenceli Cinayetler Kumpanyası'nda oynamaya ve davet edildiği okullarda sinema üzerine seminerler vermeye devam ediyor.

3 Yorumlar

  1. Geçen sene 1. filmin 3D sini sinemada tekrardan izlerken bile daha çok heyecanlanmıştım. Nasıl bir ikilidir başroldekiler, ne alakadır Jurassic Park ile ben çözememiştim, yazı da hislerime tercüman olmuş.

  2. Michael crichton,stan winston ve steven spielberg’süz olmamış demekki.

  3. Zamanla ziyaretçilerin dinazorlara alışıp daha fazlasını istediği noktasında filmde bir alt mesaj verilmiş. Dinazorlar yeterlidir neyinize yetmiyor deniyor o noktada filmin yaklaşımı hoşuma gitti… Seriye yeni bir şey katmıyor ama seriyi geriye de götürmüyor….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: