Önce Kandil Simidi Sonra Gaz!

Ne de güzel başlamıştı gün. Kızılay uzun yıllardan sonra ilk kez bir mitinge ev sahipliği yapıyordu. DİSK ve KESK ve onlara bağlı sendikalar, Cumhuriyet Halk Partisi, mecliste sandalyesi olmayan ama söyleyecek sözü olan Özgürlük ve Dayanışma Partisi, Türkiye Komünist Partisi ve -özür dileyerek- adını unuttuğum diğer partiler, Türk bayraklı insanlar hepsi el ele kol kolaydı. Türküler söyleniyor, halaylar çekiliyordu. Başbakanın ”eğitimle ilgili ne var” sözüne nazire yaparcasına eğitimle ilgili şikayetler de dillendiriliyordu. Eğitim-sen halkın konuşabileceği bir alan oluşturmuştu. Polis uzakta ve sessizdi.

bp4

Sendika sözcüsü olduğunu düşündüğüm hanımefendi ”herkesi aynı çatı altına alma” düşüncesiyle birkaç liseli ve birkaç amca haricinde alanlarda görmediğimiz ülkücülerden bahsedip tepki topladı. Şenlik havası sürerken, yemeğe gideydim dedim. Tabldotçuda yemek yerken yanıma bir grup yanaştı ve gençlerden biri ”Abi bugün taş atmadan dönmemeliydim” gibi bir laf etti. İçimden sövüp uzaklaştım. Çevrede tur attığımda TOMA sayısının arttığını gördüm. Van’dan gelen TOMA yı ilk kez gördüm. Bir süre polislerin önünde oturdum ve gençlerin polise kandil simidi verdiğini gördüm. Acaba o gençler polislerin sebepsizce saldıracaklarını bilselerdi o simitleri verirler miydi?

Daha sonra tekrar Güvenpark’a gittim ve liseli bir gençle sohbet ettim. Bana polisten nasıl kaçtığını ve tokatlandığını anlattı. Yanaklarından öptükten sonra uzaklaştım. Bu esnada ortalıkta hiçbir sorun yoktu. Bu arada Tunalı’da kütüphane kurulduğu bilgisini aldım ve ”vatandaşı uyuyor zannedenler görmeli” diye düşündüm. Çişimi yapmak için Kızılay AVM’ye girdim, çıkar çıkmaz kalabalığın polisle karşı karşıya olduğunu gördüm. Biraz ilerledim, eski Gima’nın paraleline yani ”parçalanmış” saatin olduğu yere çıkıp ortalığa baktığım an saldırı başladı. TOMA lar hareketlendi, gazlar birbiri ardına atıldı. Yavaş gidin denilmesine rağmen polisler akın akın geliyordu. Su püskürtüldü . Çok iyi bildiğiniz bir lokantada saklandım ve insanlarla sohbet ettim. Hedef olabileceğimi düşündüğüm için 5 dakika sonra o lokantadan ayrıldım. Koşarken 2 kişinin bir bankaya taş attığını gördüm, tam Ankara’nın meşhur caddelerinden birine çıkacakken önüme 3 polis dikildi ve gaz fırlatıldı. Sonra ”içkili yerleriyle meşhur” caddenin başka bir kanadından ”meşhur caddeye” çıktım.

Koşmaktan nefret eden ben popomdan ter aka aka koştum. Kızılay’a en yakın semte geldim ve orada eski kız arkadaşımı gördüm (Ankara küçük). Twitter’dan edinilen bilgiye göre saldırı sebepsizdi, bu bilgiyi televizyonda da görerek teyit ettim. Bombalar altında eski kız arkadaşıma ”özlemişim” dedim, fakat ”haklı olarak” kızdı bana. Bombalar altında imkansızı zorlayan adam sıfatını kendime yakıştırıp, otobüsüme atladım ve evime döndüm

Bir Öteki Sinema yazarı…

Yazar hakkında: Misafir Koltuğu

Öteki Sinema ekibine henüz katılmamış ya da başka sitelerde yazan dostlarımız her fırsatta harika yazılarla sitemize destek veriyor. Size de okuması ve paylaşması kalıyor...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir