Kara Köpekler Havlarken (2009)

Bağımsız ve bütçesiz bir sinema örneği olan “Kara Köpekler Havlarken” sadece 20 kopya ile sessiz sedasız gösterime girdi. Velhasıl, bu “vizyon” dediğimiz de acayip bir yapı aslında… Genç yönetmen Mehmet Bahadır Er’in daha sonra çektiği bir tuhaflık abidesi olan “No Ofsayt”ı aylar önce izlemişken “asıl” filmini görmek için bu kadar sabretmemiz gerekti.

Filmin daha başında, kenar mahalle, çatıda kuş besleme gibi bazı temalarının geçen yıl izlediğimiz “Başka Semtin Çocukları” filmi ile benzer, hatta oradan aşırılmış olduğunu düşündüm. Seyirciyle gecikmiş buluşması yüzünden çoğu izleyici de aynı şeyi düşünecektir belki de ama Kara Köpekler Havlarken, daha önce başlamış ve bitirilmiş bir iş…

Gelelim filme; “Biz de ekmeğimizi bulsak, üstümüze başımıza çeki düzen versek, biraz adama benzesek…” diyor Çaça ve hikayenin derdini özetliyor. Dibini sıyırmaktan bıktıkları hayatı doyasıya yaşamakla ilgili umutları olan Selim, Ayşe, Çaça ve biraz da Reis’in öyküsü bu… Fırsat sandıkları felaketlerinin çevresinde, besledikleri güvercinler gibi takla atarlarken aç martıların hışmına uğrayan kenar mahalle insanlarının yükselmekten umutları kalmadığı anda daha da düşmemek için çırpınmalarının anlatıldığı adı gibi kara bir film…

1975 yapımı “Canım Kardeşim” varoşun en zehirli anlatımını yapan filmdir gözümde… O yıllara uygun melodramasını bir yana bırakırsak özellikle kameranın sadece arkasına dönüp aynı planda gökdelenlerden çamurlu sokaklara geçtiği sahne unutulmazdır. Kara Köpekler Havlarken, bu Ertem Eğilmez başyapıtının daha tehlikeli bir hikayesini anlatır gibi ve özellikle kullanılan benzer dış çekimler bu filme de yarı belgesel bir hava katıyor. Karakterlerin arasındaki bağlılık da neredeyse aynı… Hatta Selim ve Çaça’nın boyu, posu ve jestleri ile Tarık Akan ve Halit Akçatepe’nin referanslarına bağlı kaldığını bile düşünmek olası… Bu arada hakkını yemiş olmayalım Volga Sorgu gözüktüğü her sahnede hikayeyi hızlandıran, güçlü bir oyuncu.

Filmde minimal ama ok gibi hedefi vuran müzik kullanımı özellikle finali çok iyi besliyor. Mütevazi olmaya gerek yok; Alp Erkin Çakmak ve Barış Diri, “Eşkiya”dan beri en iyi film müziği çalışmasına imza atarak “iyi filmlerin, iyi müzikleri vardır” fikrime destek oluyorlar. Oyuncuların değişken bir performans gösterdikleri filmin bazı anları doğaçlamadan kaynaklanan hatalara kurban gitse de, her karakter seyircinin sevme ve nefret etme potansiyelini sonuna kadar kullanacak kadar iyi oynanmış. Özellikle Reis gözüktüğü her sahnede seyircide sempati uyandırıyor. Erkan Can’da filme kıymet katıyor. Asker uğurlaması sırasında omuz kamerası ile yapılan numaranın ise Türk sinemasında eşi, benzeri yok.

Üzücü olan, yurtdışında gördüğü ilginin yarısını bile görmeden vizyondan ayrılacak belki de bu film, çünkü sinemanın sadece “güldürme” amaçlı bir eğlence olduğunu düşünen yeni bir seyirci profili var artık… Yine de derdini anlatmanın peşinde bir ciddi sinema örneği olan Kara Köpekler Havlarken, bazı teknik zaaflarına karşın konusu, karakterleri ve boğazda bir yumruk gibi kalan finaliyle mutlaka görülmesi gereken bir film.

İlk yayınlanma: http://www.beyazperde.com/sinekritikdetay/2155

Yazar hakkında: Murat Tolga Şen

Çocukluğu Samsun'da eniştesinin müdürü olduğu sinemada film izleyerek, film parçalarına oyuncak merceğinde bakarak geçti. 2005 yılının sonunda "Öteki Sinema" yı kurdu. Beyazperde, Cinedergi ve Medyaradar'da yazıyor. Motor, yelken ve fotoğraf tutkunu... Film izlemeyi ve filmler hakkında yazmayı herşeyden daha çok seviyor.

6 Yorumlar

  1. sayın murat tolga şen,
    bari siz “filmin şurasını kaçırmayın, süpriz finaline yumulun, finali öyle süper böyle süper” tadında Ömür Gedik hanım tarzında şeyler söylemeyin lütfen. olmuyor böyle spolier yakışmıyor üstelik buralara.
    bırakın “büyük” gazetelerin haftasonu verdikleri okumadığımız berbat sinema dergilerinde yapsınlar bu tarz yazıları. bizler de buralarda huzurla devam edelim “öteki” hayatımıza.
    sevgi, saygı ve selamlar

  2. Selamlar Horace, sen epey eski okurlarımızdan birisin. Yazıdaki “Ömür Gedik” efekti kasıtlı bir şey değil, hani dediğin gibiyse bile denk gelmiştir diyeceğim. O bayanı da okumam ki nasıl yazdığını bileyim.

    Bu aslında “Öteki Sinema” bağımsızca hayatını sürdürebilsin, kimselere muhtaç olmadan hosting masrafını çıkarabilsin diye telif karşılığı yazdığım yazılardan birisi… Belki o sebeple böyle hissetmiş olabilirsin.

    Ama filmi de, yazdığım bu yazıyı da severim aslında… Ben dediğin gibi bir spoiler/sürpriz bozan göremedim ama filmin sahip olduğu arabesk duygusallık sanırım yazıya da geçmiş ki böyle düşünmüşsün.

    Hala Öteki, hala burada… İlgini eksik etme, kal muhabbetle.

  3. “Kara Köpekler Havlarken” 9 Temmuz’da yeniden vizyona çıkıyor… Kaçıranlar ve tavsiye etmek isteyenlere duyrulur!

    Ülkemizde ilk kez 19 Mart 2010’da yirmi sinemada vizyona giren Kara Köpekler Havlarken adlı Türk filmi 9 Temmuz 2010’da ikinci kez vizyona çıkartılacak. Türünün önemli örneklerinden olan film, on iki kopya olarak Pinema tarafından sinemalara dağıtılacak. Filmin yönetmenliğini Mehmet Bahadır Er ve Maryna Gorbach birlikte üstleniyor .

    Yapımda Erkan Can, Volga Sorgu, Cemal Toktaş rol alıyor. Yerli ve yabancı birçok festivalde gösterilen Kara Köpekler Havlarken bir çok etkinlikten de ödülle dönmeyi başardı.

    Yılın genç ve dinamik filmi Kara Köpekler Havlarken, düzenli bir yaşam,evlilik,sosyal garantiler gibi naif hayalleri olan otoparkçı iki gencin şehrin acımasız gerçekleriyle yüzleşmesini, güçlü ve dinamik bir dille anlatıyor.

    (basın bülteni…)

  4. Fragmanını izlemiştim, filmi izlemeden askere gittim. Ama fragman aklımda kalmıştı ve asker dönüşü hemen izledim filmi. Film beni çok etkiledi. Başka Semtin Çocukları filminide aynı ölçüde beğenmişitm.
    Özellikle filmin ilk alışveriş merkezi sahnesi çok başarılı.

  5. ben bu yazıyı geçen yıl okumuştum,sormak istediğim soruyu sevgili Murat Tolga Şen’den önce başkalarına sorma fırsatı buldum ,sayın Tolga hocam sorum:’Asker uğurlaması sırasında omuz kamerası ile yapılan numaranın ise Türk sinemasında eşi, benzeri yok.’
    buradaki numara nedir filmin özellikle asker sahnelerine dikkat ettim ve herhangi bir numara veya ilgi çekecek bir şey göremedim ve bunu bazı internet üzerinden tanıdığım görüntü yönetmeni ve yapımcı büyüklerime sordum onlarda herhangi farklı birşey olmadığını söylediler.
    Türk sinemasında eşi benzeri olmayan bu kamera numarasını açıklayabilir misiniz?
    Şimdiden teşekkürler.

  6. Asker uğurlama sahnesinde kamera arabadan sarkanların bakış açısında çekim yaparken fark ettirmeden sokağa geçiyor. Bu da daha önce denenmemiş bir kamera numarası… Benzerini ve çok daha iyilerini tabi Raid 2: Berandal filminde izleyebilirsiniz. Eğer filmi net üzerinde izlediyseniz bu sahne kesilmiş, göremezsiniz. Daha fazla bilgi için yönetmeni Mehmet Bahadır Er’e danışabilirsiniz. Sevgiler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: