Karşıt Sinema Manifestosu Yayınlandı!

tumblr_static_aaa

Geçenlerde ilginç bir site ve sinemasal manifesto keşfettim. Gazeteci Ali Şimşek dostun Facebook’ta paylaştığı bir link: Karşıt Sinema Manifestosu!

Uzun zamandır yazdığım, festivaller için formülüze edilmiş, hikaye sinemasından kaçan çünkü hikaye anlatabilme yeteneği olmayan, bu yüzden de uzun planlar ve zorlanmış kurmaca karakterlerle bezenmiş biçimsel tuzaklarla dolu özenti “arthouse” sinema anlayışına bir tepki olarak gördüm Karşıt Sinema’yı ve linki sizlerle paylaşmak istiyorum.

Merak edenler hemen şu linke tıklayarak manifestoyu okuyabilir: www.karsitsinema.com

Malum, sinemamızın rotası fena halde şaşmış durumda. Çünkü, bizim aydın geçinen entelektüel kesimin en sevdiği şey, halkın beğenilerinin üstüne basarak yükselmektir. Bu tanımlamaya girenlerin gözünde Türk sineması başından beri bir avam eğlencesidir. Olduğu gibi sevmek mümkün değildir. Değişmeli ya da zorla dönüştürülmelidir. Hollywood’a benzememelidir ama nedense bir Fransız yeni dalgası taklitçisi olmasının hiç bir sakıncası yoktur.

Bu iklimde, bazı yönetmenler ağızlarıyla kuş tutsa bile yaranamazlar, övgülere nail olamazlar. Oysa, taklit edilmiş bir Doğu Avrupa duygusallığını kamera ayağına beton dökerek, sinopsisden bozma bir senaryo ile filme çeken “artauss” sinemacı yollarına güller dökülerek alkışlanır durur.

Eşkıya ile başlayan milat, 1996′dan bu yana iki uca doğru giderek hızlanan bir biçimde açılan sinemasal anlayışların neticesini hep birlikte paylaşıyoruz. Bir tarafta, tamamen yozlaşmış, hap yaparak para kapma derdinde bir ticari sinema anlayışı, diğer tarafta, kültür bakanlığı fonlarından nemalanarak yapılmış, festivalleri gezip poz yapan minimalist dertler…

Seyirci ne ister, neyi özler, şimdilik kimsenin umurunda değilmiş gibi görünüyor ama alarm zilleri çoktan çalmaya başladı. 2008 yılında haddini bilmez bir blogcu olarak yaptığım tüm varsayımların acı bir şekilde gerçek olduğunu görüyorum.  2010’da Altın portakal’da, bu minimalist saçmalamalarla nereye kadar diye soruyordum ama pek değerli, dernekli abiler, ablalar tarafından kasıtlı bir biçimde umursanmıyordum.  Neyse ki derdimize yeni ortaklar çıktı.

Karşıt Sinema kısaca; Yeni Türkiye Sineması’nın içinde bulunduğu durumu, bu duruma nasıl geldiğini ve bu koşullar altında devam eder ise ortaya çıkacak olan olası yıkıcı sonuçları ele alan, karşılığında çözüm önerisi olarak kısıtlayıcı herhangi bir kalıp sunmak yerine iyi sinemanın teamüllerini tekrar hatırlatıp sinemacıları yenilikçi, özgün, samimi ve biricik olmaya davet eden bir manifesto…

Karşıt Sinema’cılar, 20’li yaşlarda, daha uzunca yıllar sinema pratiği ve teorisi ile ilgilenecek olan bir grup. Bu yüzden Sinema yapmaya devam edebilmek için öncelikle önlerindeki uzunca yolu temizlemek ve bir farkındalık yaratmak gerektiğini düşünüyorlar.

Manifestonun tanımında bahsedilen tüm öğeler sitede bulunan detaylı versiyonda gerekçelendirilmiş ve Türkiye Sineması tarihi içerisinde bir yere oturtulmaya çalışılmış.

Karşıt Sinema Manifestosu, pek çok sinemacının, sinema teorisyeninin ve sinema seyircisinin ortak derdini dile getirmeye çalışmakta… Herkes tarafından kabul edilse de edilmese de, Türkiye Sineması’nın doğru gelişimi açısından bu tür yenilikçi ve yapıcı tartışmalara ihtiyacı var diye düşünüyor manifestoyu kaleme alan arkadaşlar…

Yazar hakkında: Murat Tolga Şen

Çocukluğu Samsun'da eniştesinin müdürü olduğu sinemada film izleyerek, film parçalarına oyuncak merceğinde bakarak geçti. 2005 yılının sonunda "Öteki Sinema" yı kurdu. Beyazperde, Cinedergi ve Medyaradar'da yazıyor. Motor, yelken ve fotoğraf tutkunu... Film izlemeyi ve filmler hakkında yazmayı herşeyden daha çok seviyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir