Kondom des Grauens / Killer Condom (1996)

Güvenli Seks Artık Çok Tehlikeli!!

1996 Almanya yapımı Killer Condom (orjinal ismi ile Kondom des Grauens) Martin Walz ‘ın yönettiği, Ralf König’in yarattığı aynı adlı çizgi romandan esinlenilmiş bir korku komedi filmi. Filmin en önemli özelliği ise Alien’ın tasarımcısı H.R. Giger’ın bu yaramaz kondomları tasarlaması.

Tüm zamanların en absürd filmlerinden biri olarak gösterebileceğim film, Almanca konuşulmasına rağmen New York’ta geçerek daha ilk anda seyirciyi mekan/zaman karmaşası içinde dumura uğratıyor. Ama aslında daha her şey yeni başlıyor.

Gelmiş geçmiş en klişe İtalyan polis karakteri ismine sahip olan Luigi Mackeroni (Udo Samel) sicilya doğumlu bir dedektiftir. Büyük şehire ayak uydurmaya çalışan Mike Hammer parodisi dedektifimiz, yalnızlığını işine sarılarak aşmaya çalışırken, gayliği ile barışık bir şekilde yaşamaktadır.

Filmdeki karakterler içinde en derinlemesine işlenen kişi Makaroni. Özellikle karakter yaratmada kullanılan sürekli sigara içme, gayliğine laf ettirmeme, ağır kıyafetlerinin içine renkli çiçekli kıravatlar takma gibi özellikleri Makaroni’ye biraz da olsa boyut katıyor. Udo Samel’in Bob Hoskins’e benzerliği ise dikkat çekici.

Konumuza dönecek olursak, bir akşam Makaroni’nin takıldığı “Quickie” adlı genelev/otel kırması mekanda bir cinayet işlenir. Bir genç kız kendisini sınıfta bırakmakla tehdit edip karşılığında seks isteyen hocasının penisini koparıp öldürmüştür. Oysa ki kıza göre hocasının kullanmak istediği kondom asıl suçludur.

Makaroni olayı araştırmaya giderken orda karşılaştığı Billy (Marc Richter) ile de takılmak ister. Ancak ikili tam iş üzerinde iken masadaki kondom birden saldırıya geçer ve Makaroni’nin gölgesi ile korkutan penisine ulaşamadan yumurtalıklarından birini koparır (cümle bir garip oldu ama genç okuyucular olduğu için daha fazla detay vermek de istemiyorum). Bu vukuat Billy ile Makaroni’nin fiziksel açlığını geri plana atarak, duygusal bir yakınlaşmaya da neden olur.

Bu olaya kimseyi ikna edemeyen Makaroni, tek başına işin üstüne gider ve kendini kanlı, kesik penisli bir curcunanın içinde bulur. Klişe polisiyelerden alışık olduğumuz üzere kimseden son dakikaya kadar destek göremeyen Makaroni, ABD başkan adayının da kondomların hedefi olması sonucu yetkililer tarafından kale alınır ve olayı çözmesi için görevlendirilir.

Silikon üretiminde dünyanın bir numaralı ismi olan Prof. Smirnoff (Lenin parodisi bir karakter)’un kaçırılmasının ortaya çıkması ile, Makaroni iz sürerek kendini İsa’nın yeniden doğumu için zina yapanları yok etmeye adamış bir tarikatın peşinde bulur ve yumurtalıklarını alan kondomların asıl muhatabını bulmak için and içer…

Killer Condom seksenlerde sona eren absürd korku komedilerin doksanlardaki temsilcisi olarak görülebilir. H.R. Giger gibi dünyaca tanınmış bir ustayı köpekbalığı dişli katil kondomlar dizaynı için ikna etmesi bile filmin büyük başarısı.

Hollywood’a başkaldıran ilginç filmlerin sahibi Troma şirketi tarafından Amerika’da yayımlanan film b-filmi sevenler tarafından kısa sürede kült olmuş. Film ne kadar Troma’nın üretimi olmasa da onun filmlerinin ruhunu taşıdığını da söylemek lazım. Tüm eğlencesine rağmen film son noktada sıkı bir homofobi eleştirisi yapıyor. Senarist ana karakteri sıkı bir gay hakları savunucusu yaparak ve filmin sonunda verdiği monolog ile homoseksüelliği savunarak filmi baya ilginç bir noktaya oturtmuş.

Killer Condom film nuar polisiyelerinin karanlık havası ile ZAZ absürdlüğünde espirileri bir arada tutmayı başarabilen nadide bir yapım. “Güvenli seks”in o kadar da “güvenli” olmadığını gösteriyor.

Hem içerdiği şiddet hem de dokundurduğu konular ile herkese hitap etmeyen bir film olan Killer Condom önyargılarınızı 2 saatliğine bir kenara koyacaksanız size en azından tam zamanlı bir eğlence bombası vaad ediyor.

Yazar hakkında: Masis Üşenmez

1979 İstanbul doğumlu yazar ilk sinema deneyimini Superman ve Star Wars’la yaşayıp kendini çizgi roman ve bilim kurgu dünyasına atar. 2006 yılında "Öteki Sinema" kadrosuna katılır ve sitenin gelişiminde önemli rol üstlenir. Halen Öteki Sinema'da editörlük ve Cinedergi'de yazarlık yapmaktadır.

Bir yorum var

  1. dogru yerde incelenilmis ve filme hakkini vermis bir yazi ,sevdigim bir filmdir ayrica .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: