Kokuhaku / Confessions (2010)

Kokuhaku / Confessions, Tetsuya Nakashima’nın senaryosunu yazıp yönettiği Kanae Minato’nun romanından uyarlanan bir drama/gerilim filmi. Film başlarda klasik bir Japon lise filmi gibi gözükse de derin psikolojik hesaplamalarla farklılığını gösteriyor.

Yuko Moriguchi (Takako Matsu) Bir lisede sınıf öğretmenidir. Daha üç yaşındaki kızı Manami’nin havuzda boğulmuş olarak bulunmasından kısa bir süre sonra sınıfa yıl sonu derslerinde ayrılacağını açıklar. Ancak onlara asıl itiraf edeceği sır bu değildir. Manami kaza sonucu ölmemiş, öldürülmüştür. Öldüren iki kişi de ders verdiği sınıftadır. İsimlerini vermeden Öğrenci A ve Öğrenci B’nin kızını nasıl ve neden öldürdüklerini anlatır. Japonya’da 14 yaşının altında bir kişi sebep olduğu ölümlerden sorumlu tutulmamaktadır. Bu yüzden onları polise teslim etmemiş ama intikamını çok daha ölümcül bir yolla almaya karar vermiştir. İntikam planını itiraf eder ve sahne kapanır.

Film boyunca bölüm bölüm itiraflara sahne oluruz. Moriguchi’nin itirafından sonra öldürme saplantısı olan bir kızın Öğrenci A ile olan ilişkisini, Öğrenci A ve Öğrenci B’nin ağzından olayların gelişimini dinleriz. Ve olaylar git gide birbirine girer ve sarmal filmin sonuna kadar büyür, finalde asıl büyük itiraf ile de çözümlenir.

Kamikaze Girls(2004)  ve Memories of Matsuko(2006) gibi hitleri ile tanınan Nakashima, slow motion kullanarak karanlık, yorucu bir psikolojik gerilimi şiirsel bir dille anlatmış. Gerilimin dozunu grafik şiddetten çok olayları kendi ağızlarından anlatan kahramanların iç dünyasına girerek vermiş. Filmin genel havasına kullanılan Amerikan menşeyli müziklerin de katkısı büyük. Böylece Japon seyircisi için bir yabancılaşma sağlanmış olabilir. Tetsuya Nakashima, Park Chan Wook’un ünlü İntikam üçlemesinden beri çekilmiş en sağlam intikam konseptlerinden birini sunuyor. Tamamen insanların zayıflıkları, adaletleri ve vahşilikleri üzerine kurulan senaryo her saniyesinde merakta kalan seyirciyi içine çekmeyi başarıyor.

Kokuhaku gençlerin içindeki şiddeti anlatmadaki başarısından dolayı öne çıkan bir film. Bir lise filmini intikam ve adalet kavramları üzerine inşa ederek bu alt türün farklı temsilcilerinden biri olmuş. Genç oyuncuların da filme adapte olduklarını görmek mümkün. Tüm oyuncular işlerini son derece iyi yapmış ve inandırıcılık çok üst seviyede. Öğretmen Yuko ile özellikle Öğrenci A’nın arasındaki çekişme Kokuhaku’nun ana gerilim kanalını oluşturuyor.

Film Japonya’da gerek gişe başarısı ile gerekse aldığı olumlu eleştiriler ile tam bir hit olmuş. 83. Akademi Ödülleri’nde de yabancı film dalında aday adayı olarak gönderilmiş.

Filmin asıl başarısı bana göre stilize tarzının çok iyi ayarlanmış olması ve çok yoğun bir toplum eleştirisini seyirciye verirken doğallığını kaybetmeyip eleştirileri konuya iyi yedirebilmesi.

Kokuhaku psikolojik gerilim sevenleri mutlu edecek, derdi olan ve derdini iyi anlatan dört dörtlük bir film. Tetsuya Nakashima’nın en iyi Japon yönetmenlerden biri olduğunu bizlere kanıtlıyor. Korkusitesi tarafından da yılın filmi olarak seçilmesi boşuna değil.

Yazar hakkında: Masis Üşenmez

1979 İstanbul doğumlu yazar ilk sinema deneyimini Superman ve Star Wars’la yaşayıp kendini çizgi roman ve bilim kurgu dünyasına atar. 2006 yılında "Öteki Sinema" kadrosuna katılır ve sitenin gelişiminde önemli rol üstlenir. Halen Öteki Sinema'da editörlük ve Cinedergi'de yazarlık yapmaktadır.

7 Yorumlar

  1. Filmi geçen gün izledim, durgun görüntüsünün aksine gerçekten sürükleyici bir film. İnsanı hikayenin, karakterlerin içine çekiyor. Sonu ucu açık şekilde olmuş. Ya da bana öyle geldi.

    edit: Filmin sonuyla ilgili bilgi içerdiği için yorumdan iki cümleyi sildim, kusura bakmayın.

  2. Baya sıkıldım bu filmi izlerken ya! Nedir bu ilgi sevgi herkesten anlayabilmiş değilim

  3. Mustafa Türkan

    Harika bir film kesinlikle. İzlerken hiç sıkılmadığım nadir filmler arasına girdi. Uzak Doğu sineması silkinmeye başladı.

  4. aha aha aha i don’t like it aha aha!!

  5. Masisim!

  6. Masis Üşenmez

    İyi film ama korku filmi olarak değerlendirmek yanlış olur.

  7. sinematografi, kurgu, masis’in bahsettiği slow motion teknik herşey çok güzel ama filmin sonu için çok tatminkar olduğunu söylemek zor. izlerken film sonunda vurucu birşeyler olacağı beklentisine sokuyor izleyiciyi.
    bu arada Bedevilled (2010) diye kore yapmı bir film izledim gerçekten süperdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: